¹

275 14 12
                                        

Jeon Jungkook'un Park Chaeyoung'a vermeye cesaret edemediği mektuplardan...

04.03.2020

Park Chaeyoung

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Park Chaeyoung...

Benim zift karası gözlerim; bembeyaz ruhunu kirletir diye gözlerimden sakındığım, bakmaya kıyamadığım sevgilim...

Tanrının bana yolladığı ilk ve son hediye...

Kış ayının habercisi olan güzde, yine yaşadığımı hissetmediğim doğum günlerimden birinde, tanrı seni çıkardı karşıma.

Hatırlar mısın bilmem. O gün alelacele geldim çiçekçine, yüzündeki o tatlı ifaden uzun süre konuk oldu rüyalarıma.

Büyüledin beni, ilk kez kahvelerin benim zift gibi irislerime değince.Titredim, Tanrı şahidim ki her bir uzvumu titrettin sadece gözlerinle...

Okyanuslar hep mavi tasvir edilir değil mi?
Hayır sevgilim, ben senin kahve gözlerindeki okyanusta boğuldum.

Sonra saçların vardı; Güneşin parlaklığını kıskandığı, çiçeklerin kokusuna özendiği, her bir telini hissetmek için parmak uçlarımın sızladığı sarı saçların...

Söylesene Nergis çiçeğim, Güneş bile kıskanırken seni, ben nasıl kapılmayayım sana?

Kokun; içimde bir yerlerde saklanan şairi uyandırır, o kokuyu tasvir etmek için kaç sayfa buruşturup attım inan hiç bilmiyorum güzel yüzlüm.

Ancak şunu çok iyi bilirim ki, vücuduma giren son nefeste senin kokun olsun isterdim.

Beni anne kucağı gibi güvende hissettiren kollarının arasındaki vadiye sar sevgilim, ben ölümü bekleyeyim oracıkta.

Dudakların, bir kez tenime dokunsa sanki bütün yaralarımı iyileştirecek gibi. Bütün şifam, senin dudakların.

Bu yüzden güzelim, beni şifama kavuştur. Bir kere bile değse dudakların tenime, yeter benim için.

Konu sen iken o kadar dengesizim ki ben;
bir kere dudaklarını hissetsem yetecek kadar kanaatkar, saatlerce çehreni izlesem yetmeyecek kadar doyumsuzum.

Gülüşün, hiçbir insanın vermediği huzuru verdi bana. Sen gülümsedikçe toprağı çoraklaşmış kalbime tohumlar ektin, sevginle suladım o tohumları...Kendin gibi saf beyaz güller oldu onlar. Ancak sevgilim, hesaba katmadığım şey güllerin dikenleriydi.

Ben gülü sevdim ancak dikenine katlanamadım sevgilim. Dikenler içten deldi kalbimi. Sonra güllerle birlikte kana boğuldu kalbim.

Kalbim, sevginin açtığı yaralarla kendi kanında boğuldu.

Özür dilerim sevgilim, beyaz güllerin kanıma bulandı...saflıklarını koruyamadım.

saflıklarını koruyamadım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

•°•

O kadar anlık yazdığım bir kurgu ki bu

Kısa birsey zaten sadece jungkookun mektuplarını okuyacağız
Çabuk biter diye düşünüyorum

Umarım beğenirsinizz♥️

OnsraHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin