Hiç alarmın çalmasıyla uyandım demekle başlamayacağım çünkü bunlar klasik girişlerdir. Okulun kapısından içeri girdim ve bir grup erkeğin koridorda toplandığını gördüm ve yanlarına gittim. "Tamam hadi şimdi sen seç." Dedi tanıdık bir ses. Yanlarına gidince korktular tabii. "Bade sen miydin? Korkuttun be kızım!" Dedi Kel Osman.
"Sen git ilk önce saç çıkar! Neyse, ne yapıyorsunuz lan siz burada?"
"Hiç.."
"Nasıl hiç? O ne bakayım!" Dedim ve Osman'ın elindeki mektubu aldım. Mektubu açmaya çalıştığımda Osman beni durdurmaya çalıştı ama mektubu kaptırmadım. Açtığımda içindeki yazanları okumaya başladım.
"Merhaba güzel kız, seni bugün camdan dışarıyı izlerken gördüm. O güzel altın saçların sanki güneşin bir parçası gibi parlıyordu. Geri içeri girdiğinde bende camına taş attım. Özür dilerim... İnan kötü bir niyetim yoktu. Sadece geri cama gelmen için yapmıştım. Zaten geri geldin. Ama ben oradan kaçmıştım. Belki bir gün birlikte o camdan dışarıyı izleriz. Sadece özürümü kabul et."
Kim bu şanslı kız dedim ve zorbalayıcı kahkahalar attım. "Ya Bade ne yapacaksı n sınıfına git hadi!"
"Uff tamam be gidiyorum çokta merak etmiyorum senin aşk hayatını" dedim ve okulun merdivenlerinden çıkmaya başladım. Sınıfa vardığımda o meşhur üçlü kız çetesinin bana mal mal bakışlarını gördüm. Bende lider olanın saçına bakarak elimle ağzımı kapatarak ufakça güldüm. Saçında bir şey yoktu ama varmış gibi gösteriyordum. Ben güldükten sonra koşarak tuvalete gitti. Diğerleride arkasından koştu. Bu hep böyledir. Onlar bana bakarlar ben onlarla eğlenirim.
☎️
Üçüncü dersimiz müzikti ve müzik dersinde kimse sınıfta olmazdı, müzik sınıfında piyano çalıyor oluyorlardı. O piyanonun sesleri dışarıya kadar duyuluyordu. Hoca herkesi saldığı için ister sınıfta ister müzik odasında duruyorduk. Sadece ben sınıfta durmayı seviyordum. Ne gerek vardı tantanaya?
Zil çaldı ve ben hariç herkes müzik sınıfına koştu. Koridorda kimse kalmamıştı. Şimdiden sıkılmıştım. Aynı çizgi filmlerdeki gibi kafamda ampul yanmıştı. He canım sen de çok zekisinya!
Kütüphaneye gidecektim ama hocanın görmemesi gerekiyordu. Eğer görürse hepimize müzik dersi verirdi. Bu bizim bir işkence türümüz. Hoca bize "Ya sınıfta duracaksınız ya müzik ofasında onun haricinde başka bir yere gitmek yasak" her ders bizi böyle uyarıyordu.
Kütüphanenin kapısını açtığımda içeride kimsenin olmadığını gördüm. Kütüphane bomboştu. Bir rafa yöneldim ve elime gelen ilk kitabı aldım. Üstünde Elfela yazıyordu. Güzel bir kitaba benziyordu. Bir masaya gidip oturdum ve okumaya başladım.
Tam giriş cümlesini okurken bir ses geldi "Hay sikiyim ya!"
Kitabı kapatıp sssin geldiği tara gitmeye başladım. Kitaplıkların arasında bir insan kafası gördüm. Oha one lan! Tövbe estağfurullah ceset mi lan o? Sanki korku filmindeyiz amına koyayım! Ay durun ben böyle şeyler görmeye alışık değilim!
Biraz daha ilerlediğimde onun bir öğrenci olduğunu gördüm. Yerde oturuyordu ve bir anda kafasını kaldırdı. "Ne bakıyorsun?" Dedi. Kırkırdadım. "Hala ne bakıyorsun?" Dedi ayağa kalkmaya çalışarak. "Hiç..." dedim omuz silkerek. Yerdeki kitabı görünce şaşırdım. "Sen... Spor kitapları mı okunayı seviyorsun?" Dedim elimi kitaplığın rafına yerleştirerek.
"Evet, seviyorum. Ayrıca bu seni ilgilendirmez."
"Tabii ki ilgilendirmez ama sadece arkadaş arayışındayım..." dedim yere bakarak. "Neyse ben gidiyorum." Dedi ve gitti. Ben yere hala bakıyordum ve o sıra telefonuma bir bildirim geldi.
0551*******: Noyso bon godoyorom.
Bade: Ne? Kimsin sen?
Sanırım o çocuğu taklit etmişti.
0551*******: Bilinmeyen 🤫
Bade: Beni uğraştırmasana? Söyle, kimsin?
0551*******: İnsan yada uzaylı. Hadi seç birinide olayım.
Bade: Hayvan. Hadi şimdi siktir.
Bu kişiyi engellediniz
YOU ARE READING
ÖNCE SEN KAPAT! | Yarı Texting |
Teen FictionBen bu okuldaki kızlardan çok farklıydım. Koridorda yürürken birinin omzuna çarptım ve yere kapaklandım. Kafamı kaldırıp baktığımda Deniz'i gördüm. bana kızgın bir şekilde bakıyordu. "Önüne baksana!" dedim kızgın bir tavırla ve ayağa kalktım. "Bakam...
