KONU:
Uzun zaman önce dini anlayışlarından dolayı katledilen bir grup insan tarihte ve yaşamda büyük bir değişikliğe sebep oldu. Bu kişiler gecenin geç saatlerinde boş ve ıssız bir ormanın derinliklerinde öldürüldü. Sabah cesetleri ortadan kaldırmak için oraya giden bir grup asker karşılarında bir bebek görmeyi beklemiyorlardı ancak öyle olmuştu.
Tam karşılarında cesetlerden birinin üzerinde bir bebek duruyordu.
Çocuk sahibi olamayan bir asker bebeği yanına aldı ve kendi bakmaya başladı. Bebek altı yaşına kadar mükemmel bir çocukluk geçirdi altı yaşından sonra ise bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
Başta fark edilmese de bebek etrafındaki insanların nasıl ve nerede öleceğini biliyor, istemediği ölümleri erteliyordu.
Ölümlerin ertelenmesi zamanı değiştirdi ve zaman gücü ortaya çıktı.
İnsanlar onun bir büyücü olduğunu düşündü. On iki yaşına kadar etrafındaki herkesten kaçan bu çocuk on iki yaşında bulunduğu yerdeki her şeyi küle çevirdi ve yakalandı.
Bu bebek hem güçlerin ortaya çıktığı ilk insandı hem de ilk ve son defa bir kişide tek bir güçten fazlası vardı.
Ateş gücünün dengelenmesi için ortaya su gücü çıktı.
Su gücünü kontrol edemeyen kişiler yüzünden ülkeler, şehirler günlerce sel altında kaldı. İnsanlar öldü.
Su gücünü dengelemek için hava gücü ortaya çıktı.
Ortaya çıkan son güç ise topraktı. Toprak suya ve havaya muhtaçtı.
Bu altı güç evreni dengeledi. İnsanlar güçlerine göre ülkelere yerleştirildi. Farklı ülkelerde yaşayan farkı güçler barışı sağlamak için uğraştı.
Güçler vücutta çıkan simgeler ile anlaşılıyordu. Bir insanın simgesi doğuştan gelebileceği gibi sonradan da çıkabiliyordu.
Simgesi olmayan kişiler altı güçte olduğu gibi kendilerine ait bir ülkede yaşamaya başladılar.
Kimse bir biri üzerinde gücünü kullanamadı. Ölüm ve zaman zorunlu olmadıkça kontrol edilmedi.
Barış yüzyıllar boyunca sadece bir kere bozuldu.
Altı güce sahip bir kadın ortaya çıktı. Barışı bozdu.
Büyücüler zaman ve ölüm gücüne aynı anda sahip olan kişilerin ölümsüz olduğuna inanıyorlardı. Bu kadınsa bu düşüncenin kanıtıydı.
Bu kadın kimsenin yerini bilmediği inşa eden kişilerin öldürüldüğü bir kuleye hapsedildi.
Barış yeniden sağlandı.
Güçleri oluşturduğu düşünülen taş altı parçaydı.
6 parça ölümü, zamanı, ateşi, suyu, havayı ve toprağı simgeliyordu.
6 taş bir araya geldiğinde güçler ortadan kalkacak, hayat yıllar önce olduğu gibi olacaktı. Güce sahip olanlar ise kendini diğer insanlardan üstün gördü.
Bir anlaşma imzalandı.
Ölüm tanrıçası Feyre, hava tanrıçası Inanna, su tanrıçası Devika, zaman tanrıçası Zyanya, toprak tanrıçası Tauriel ve ateş tanrısı Lillouzpoz taşın birer parçasını aldı.
Her parça bir ülkeye gömüldü.
Ülkeleri birbirinden ayıran, simgeleyen şeyler vardı. Renkler, yaratıklar ve simgeler.
أنت تقرأ
ALTININ YEDİNCİSİ
خيال علميّ"Hangisisin?" "Hepsiyim." Altı güç ve yedi ülkeye ayrılan insanların olduğu bir evren. Altı güce sahip tek kişi. Ölümün ve suyun prensleri. Peki sen olsan kimi seçerdin? Seni ölümden kurtaranı mı? Senin için öldüreni mi?
