11. Bölüm

6.7K 594 72
                                    

Bekleme, pişman olursun:)..

Eskiden her şey daha farklıydı. Bunu şu anın dejavusunu yaşadığım zamanlarda fark ediyordum. Eskiden her yumruk bir düşünceydi. Şimdi sadece kariyer. Her yumruk başarıya giden bir güçlenme etabı.

Yumruklarımı ardı ardına boks torbasına geçirdim. Bu güne kadar düşmanı küçük görmemiştim. Aynı zamanda rakibi. Bundan sonra da görmeyecektim. Bu benim güçsüzlüğüm olurdu. Düşman hafife alınmaz.

Düşman demişken; Bir çok şeyin aynı anda, aniden yaşanmasından dolayı ben çoğu şeyi unutmuştum. İşte bu kötü bir şeydi. Unutmam değil. Her şeyin aynı anda gerçekleşmesi kötüydü. Bu ancak benim başıma gelebilirdi.

Nefes nefese kaldığımda yorulduğumu fark edip eldivenleri elimden çıkardım. Spor salonundaydım ve bir kaç kişi hariç kimse yoktu. Tenha bir yerdi.

Duvar kenarına bıraktığım çantamdan, içinde soğuk su olan metal mataramı aldım. Soğuk su severdim ancak gereğinden fazla soğuk olan su dişlerimi sızlattığı için fazla içemeden çantama geri yerleştirdim.

Boynumdan akan terleri havlumla silerken soyunma odasına geçtim ve kısa bir duştan sonra üzerime rahat eşofman takımını geçirdim. Sadece vücudumu yıkamıştım, terden ıslanan saçlarımın koktuğunu hissediyordum. Bu yüzden eve gidince tekrar uzun bir duş alacaktım.

Ücreti spor salonunun yetkilisine verdikten hemen sonra kapıdan çıktım ve rüzgar, nemli ensemden süzülerek ürpermeme neden oldu. Şu an saçımın kokmasını umursamadan biriyle buluşmam gerekti. Telefonumu elime aldım ve işime yarayacak o ismi bulup üstüne tıkladım.

Çaldı, çaldı, çaldı. Bekletmeden açılan telefonu kulağıma yasladım. "Delfin?" Şaşkınca ben olduğumu kontrol eden Efe'ye yanıt olarak konuştum. "Efe, nasılsın?" Bu gerçekten ben değildim. Küçük Delfin olsaydı insanların duygularını kullanmazdı. Yakılan hayatımın intikamını almak için bir başkasının duygusunu kullanmak... Katliam gibi bir şeydi.

"İyiyim, sen nasılsın?" Hala neden aradığımı merak edip sorguladığından emindim. "İyiyim. Ben senden bir şey isteyecektim." Beklemeden. "Dinliyorum." dedikten sonra derin bir nefes aldım. "Yardımına ihtiyacım var." Bir süre telefondan ses gelmedi. "Bir şey mi oldu Delfin. Anlat, istersen gelebilirim." Ayaz yoluyla tanıştığım, onun iş arkadaşı sayılan Efe'nin benden hoşlanması yüzünden arkadaş da kalamamıştık. Şu an yaptığım ise belki de ona umut vermek olacaktı. "Aslında müsaitsen buluşabilir miyiz?" Tereddütsüz. "Konum at, geliyorum." dedi ve çağrıyı sonlandırdı.

Eğer Efe teklifimi kabul ederse her şeye başlıyordum. Başlıyorduk.

...

Boğazını temizleyen Efe'yle artık konuşmam gerektiğini anladım. Bir göl kenarındaydık. Kayalarda oturduyorduk. "Efe sana ihtiyacım var." Anlamadığını belirtir şekilde kaşlarını çattı. "Mesleğin ve sana, kanunlar ve yasalar olmadan.." Kendisi cümlemi tamamladı. "İhtiyacın var, öyle mi?" Onayladım.

"Delfin.." Ne diyeceğini bilmiyormuş gibi bir hali vardı. "Ben bir polisim. Kanunlar ve yasalar olmadan mesleğime ihtiyacın olduğunu söylüyorsun fakat yasa dışı bir iş yapıp yakalanmamla yıllarımı verdiğim mesleğimi alırlar. Sana yardım etmek tabii ki isterim fakat bu senin isteyeceğin şeye bağlı."

"Benim sana anlatacaklarım da güven sağlamana bağlı. Güvenimi boşa çıkarmayacağından şüphem yok Efe." Son cümlem fazlasıyla netti. "Dinliyorum."

Efe iyi bir polisti. Ayrıca o iyi bir gözlemciydi. Ayaz'dan şüphe duyacak kadar. "Konu Ayaz. Bana ortak ol ve şüphelerinin hepsini tek tek ortaya çıkarlarım." Elimi uzattım. Bakışları uzttığım elim ve yüzüm arasında dolaştı. "Sana ortak olmam güven sağlamana bağlı. Güvenimi boşa çıkarmayacaksın Delfin, eminim." diyerek tekrarladı beni. Elimi tuttu ve sıktı.

Aşiret DızlamakWhere stories live. Discover now