4. Bölüm

14.6K 1.1K 146
                                    

Selaamm

Yeni bölüm geç geldii kusura bakmazsınız artııkk hem sınavlara çalışıp hem hızlı yazamıyorum

sınırlamayı kaldırdım yazdıkça atarım

Satır içi yorum yapıp düşüncelerinizi belirtirseniz güzel oluurr

İyi okumalar

İnsan bazen gözlerini kapatarak bulunduğu ortamdan soyutlanmak ister. Ya da bir şey düşünmemeye çalışarak, çoktan öğrenmiş olduğu şeyleri duymamaya çalışır.

Aslında görmezden gelmek de, duymazdan gelmek de insana o kadar acı yaşatıyor ki.. Veya görmezden gelinmek ve duymazdan gelinmek. İnsan kendisine yapılan ama yapılmasını istemediği şeyleri başkasına yaşatmazmış.

Neden onlar yaşatıyordu?

Benim sadece sevgiye ihtiyacım vardı. Gerçek sevgiye. Bencillik değil bu. Sadece, görmezden gelinmek istemiyorum artık hepsi bu..

Eskiden pişmandım; Her şeyi yapmadığım için. Konuşmadığım için. Görmezden geldiğim için. Cesaret edemediğim için. Kararsız olduğum için. Mükemmel olmaya çalışmadığım için. İnsanları kendimden daha çok önemsediğim için.

Şimdi ise kör değilim, sadece şimdilik görmezden geliyorum, vakti gelince sadece ben konuşacağım...

Eskide kalanlara geçmişin salaklığı diyorum. Artık sadece ben varım. Ama karşıma sürekli hayatımı değiştirecek şeyler çıkarsa her şeyin zorlaşacağını biliyorum.

Mesela şimdi bana parıldayan gözlerle bakan aileye ne diyebilirim ki? Peki ya benim onların kızı olduğumu söyleyen doktora. Tıp yalan söylüyor demek istedim. Ama ben yalanlardan kaçmazdım.

Şimdi ise kaçmaya çalışıyordum.

Hem doğrulardan, hem de buradan.

Ben yine tüm duygularımı içime atarak kimseye göstermemeye, umursamazca davranmaya karar verdim.

"Teşekkürler doktor bey." dediğime sesim beklemediğim kadar soğuk ve rahat çıkmıştı. Sarp'a döndüm "Beni eve bırakır mısın?" Sarp hızlıca kaş göz yapmaya başladığında amcasını gösterdi. Ona döndüm bu sefer. "Görüşmek üzere. En yakın zamanda konuşalım." dedikten sonra arkamı dönüp çıkışa doğru ilerlemeye başladım.

Açıkçası kendimden bu kadarını beklemiyordum. Sesim o kadar rahat çıkmıştı ki, Mahir Bey'in beni yeni bulduğunu düşünürsem kırıldığına emindim.

Kalp kırmak, kemik kırmaktan daha kolay.

Zor olanlar hep en acılısı olur. Onlar anlayamazlar.

Hastaneden çıktığımda temiz hava ciğerlerimi doldurmuştu. Arkamdan koşarak bana yaklaşan adımları duymama rağmen yürümeye devam ettim. Yanımda durur durmaz "Ne yapıyorsun sen?" dedi. Sesinde anlaşılması zor olmayan bir öfke vardı. Alışıktım.

"Ne yapıyorum Sarp?" dediğimde sesim keskindi. "O adam baban senin. Diğerleriyle de kardeşsin. Amcam arkandan baka kaldı gidilir mi öyle?!"

Gülümseyip adımlarımı durdurdum ve parmağımla onu işaret ettim. "Gidilir mi?" diye tekrarladım onun sorusunu dişlerimin arasından. "Küçücük çocuk bırakılıp gidilir mi değil mi?" Sesim git gide yükseliyordu. "Ben neden onları şimdi buluyorum? Doğru ya, suç bende. Ben niye buluyorum onları ya?! Ben mi bıraktım onları, ben 7 yaşıma kadar ailem san-" Daha fazla konuşmadan sustum. Eğer konuşursam kendimi kaptırarak başka şeyler anlatmaktan korkuyordum.

Gözlerimi sıkıca kapattım. Keşke açılmasa bu gözler.

Gözlerimi geri açıp karşımdaki adama baktım. "Şimdi git ve sor ona. Gidilir mi öyle?"

Aşiret DızlamakWhere stories live. Discover now