Küçükken birçok şeyi anlamadığımız için hayat cıvıl cıvıldı . Büyüdüğümüzde herşeyin gerçek yüzünü öğrendiğimizde anlıyorduk hayatı . Bu yüzden her zaman küçük kalmak istemişimdir . Küçükken sevilen birisi olduğumu düşünürdüm . Taa ki 14 yaşına girdikten sonra bu fikrim tamamıyla değişmişti .
Bildiğim üzere Annem Babamı ben doğduktan sonra boşamıştı . Boşandıktan sonra başka bir şehre taşınmış hatta başka bi adamla evlenmişti . Yani üvey babamla . Üvey babam görülebilicek en karaktersiz insan olabilirdi . Buna rağmen yıllar boyu uzanan bi ilişkileri olmuştu . Üvey babam benden ölesiye nefret ediyordu .
Ki bu konuda kesinlikle haklıydı. Ne de olsa aşık olduğu kadının ilk kocasından olmuş bir çocuktum . Ki tek çocukta değildim . Bildiğim kadarıyla dört abim birde erkek ikizim vardı . Şuan ne halde olduklarını zerre umursamıyorum çünkü onlarda beni umursamıyor .
Küçükken Öz babamı bi kaç kere görmüştüm ama tek birşey bile hatırlamıyorum onunla ilgili . O da son görüşüm olmuştu zaten .
Şimdi yeni evimde , yeni odamda bulunan balkonumda sandalyeme oturmuş kahvemi yudumlayarak sigara içiyordum . Üvey babamın işleri nedeniyle annemin Öz babamla yaşadığı mahalleye taşınmıştık . Üvey babam bundan hiç hoşlanmasa bile annemin ikna etmesi zor olmamıştı . Kesinlikle bedenini kullanmayı bilen bi kadındı . Bunu kullanarakda kocasına her istediğini yaptırmaktan geri kalmıyordu .
Gözlerim etrafı duygusuz bi şekilde tararken karşı binayı biraz süzdüm . Evet kesinlikle Babalık ve kardeşlerim ! O evde oturuyordu .
Onlardan gerçektende nefret ediyorum . Beni iki aptala bırakıp gitmeleri hayatımda aldığım en büyük darbeydi . Küçükken üvey babamın beni sevdiğini düşünsem bile gün geçtikçe ve ben büyükçe üvey babam annemi beni yetimhaneye bırakması için ikna etme çabalarını farketmiştim .
Yetimhaneye bırakmamışlardı elbette ama bu evde yalnız bir şekilde yaşıyorum . Taşınırken babam annemi bir şekilde ikna etmişti . Durumumuzda çok iyi olduğu için aynı mahallede farklı evlerde yaşıyorduk .
Evimin öz ailemin karşısındaki ev olmasınında asıl sebebi onların mutluluklarını görüp acı çekmemi istemeleriydi .
Tabi bu umrumda değil çünkü kimseye muhtaç olmamıştım hiçbir zaman . Tek başıma yaşamam bana bahşedilen bir lütuftu sadece . Gece geç geldiğimde hesap vermem gereken birileri , götünü toplamam gereken birileri veya sabahın köründe uyandırıpda temizlik yaptıran birileride yoktu .
Üvey babamla yaşamaktansa ölmeyi bile tercih edebilirdim .
Karşı apartmanın kapıları açıldığında dikkatimi o tarafa yönelttim . 1,90 boylarında iri yapılı simsiyah saçları yan tarafa doğru özenle taranmış buz gibi soğuk bakışlarıyla tüm kızların dikkatini çekebilicek cinsten birisi çıktı kapıya .
Üzerindeki takım elbiseyle gerçekten çok yakışıklı duruyordu . Kim olduğunu bilmiyorum fakat abilerden birisi olduğuna emindim çünkü gözlerimiz kesinlikle aynıydı . Tüm renk karışımlarıyla tek bir farkı yoktu . Gözlerim kesinlikle anneme benzemiyordu buna göre büyük ihtimalle babamın gözleri maviydi .
Etrafta dolanan gözleri bakışlarımı hissetmiş gibi yukarı doğru tırmandı . Gözlerimiz buluştuğu anda buz gibi olan bakışları dahada soğurken aynı şekilde bakmaya başladım . Farkettirmemeye çalışsa bile gözlerindeki şaşkınlığı hissedebiliyordum . Birbirimize bu kadar benzememiz onu fazlasıyla şaşırtmış olmalıydı .
Gözlerini çekerek arabasına doğru ilerledi . Bakışlarım eşliğinde arabayı gazlayarak gitti .
Elimdeki sigaranın külünün üzerime düştüğünü hissettiğimde bakışlarımı sigaraya çevirdim . Neredeyse bitmiş olan sigarayı azıcık kalmış olan kahve bardağına atarak söndürdüm .
VOCÊ ESTÁ LENDO
ARYA
Ficção Adolescente" Seni sürtük ! Benim kocamın bir suçu yoktu sen benim kocamın aklını çeldin . Sen annenin kocasının aklını çelicek kadar kaltak bi kızsın " Ne ağlıyor ne gülüyordum duygusuz bi şekilde bakmaya devam ettim . " Ben küçük bi kızdım ama sen kocasına h...
