DOĞUM LEKESİ
Üniversitenin ilk yılındayım. Açıkçası üniversiteye başlamadan önce hayatı çok toz pembe görüyormuşum fakat hayır! Üniversite kesinlikle düşündüğüm gibi değilmiş. Güzel kızlar, gece partileri, resim sergisi, alkol ve sınırsız eğlence gibi... Bilmiyorum belkide siz böyle bir üniversite hayatı geçiriyorsunuzdur ama neredeyse yarı dönemi tamamladım ve benim arkadaşım bile yok.
Bana şimdiden şu soruyu yöneltebilirsiniz. "Jungkook, peki ya anlattıkların gibi değilse üniversite hayatın nasıl?" Gerçekten merak ediyorsanız eğer anlatayım o halde. Öncelikle kendimi tanıtayım, mesela Seoul'e nasıl geldim? Ah pardon bu biraz saçma bir soru. Üniversite okuduğumu zaten biliyorsunuz. Bende şaka yapmıştım zaten.
Ben Jeon Jungkook, liseden mezun olur olmaz çalışmalarımın emeklerini kazanmış ve Seoul üniversitesine giden yolumda ilk adımımı atmıştım. Hayalimin okulunu, yani bu okulu kazanabilmek için ilişkimi mahvetmiştim. Sevgilimi çok seviyordum ama kariyerim ondan önce gelirdi. Üniversiteyi kazanıncada doğal olarak Seoul'e taşındım ve burada bir yurtta kalmaya başladım.
Dolabımın önünde gördüğüm bedenle bir anda geldiğim yöne doğru döndüm ve gittiğim yerin zıttına doğru yürümeye başladım ama sanırım çok geç kaldım geri dönmekle.
"JUNGKOOK GEL BURAYA." bağıran şahıs Jung Hoseok. Bana saran tayfanın 2. en büyük olanı. Geriye doğru döndüm ve işaret parmağımı hava kaldırarak Hoseok'un beklemesini istedim. Dolabıma geçtim ve kitaplarımı bırakıp Hoseok'un yanına ilerledim.
"Efendim hyung."
"Yoongi nerede?"
"Bilmiyorum."
"Sen her sabah ona kahve almıyor muydun?"
"Param yok hyung, almadım bu gün."
Yanındaki kız bir anda kahkaha atmaya başladı ve ellerini Hoseok'un omuzlarının üzerine koydu. "Bu bursluydu değil mi?" Hoseok kısa bir bakış attı kıza ve tekrar bana döndü.
Bu arada sinirlenmiş olabilirsiniz ama sinirlenmeyin çünkü bu daha hiçbir şey. Ayrıca ben artık alıştım. Bu kız Hoseok'un takıldığı kırıklarından biri, adı Jes. 165 boylarında güzel bir kız ama ağzının tadını bilen bunu sikmez tabi. Hoseok'a genelde kimse fark etmiyor. Üniversitedeki tüm kızlarla takıldığını görebilirsiniz.
"Hyung gidebilir miyim? Birazdan atölyede dersim var."
"Yoongi'yi bul bana."
"Hyung arasan olmaz mı?"
"Açmıyor."
"Ama hyung ben nereden bulayım Yoongi'yi"
"Git nereden bulursan bul."
Derin bir nefes aldım. "Hyung lütfen kendin bul. Dersim var üzgünüm."
Umursamadan arkamı döndüm ve dolabıma doğru ilerledim. Tuvalimi, boyalarımı ve fırçalarımı alıp dersimin olduğu sınıfa doğru ilerlemeye başladım.
♣️
Gün boyu Jin, Namjoon Hoseok ve Yoongi'yi görmemiştim. Sanırım Yoongi okulada gelmemişti, mesaj dahi atmamış ve gün boyu yoktu. Ben çok rahattım. Sonunda yurt odamdaydım ve yatağımda uzanıyordum. Annemi ve babamı uzun süredir aramamıştım. Onlarda beni aramamıştılar. Onları çok özlemiştim. Busan'ı çok özlemiştim. Arkadaşlarımı, abimi, odamı her şeyimi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
different characters, Yk
ChickLitJungkook'un hayatında fazladan bir karakter daha vardı.
