Seul'da sakin bir hayat vardı. Ebeveynler işleriyle ve gündelik görevleriyle uğraşırken çocuklar da okullarına gidiyorlardı. Fakat polisler için aynı sukünet yoktu. Bu aralar uluslararası bir suçlu elini kolunu sallayarak dışarıda özgürce gezip kamu çalışanlarını öldürüyordu. Polisler ilk başta bunu önemsememişti. Nasıl olsa kimse bir kamu çalışanı için ülkeyi ayağa kaldırmazdı. Ancak bir gün kendi mesleklerinden bir polisin aynı katil tarafından öldürüldüğünü duyunca o katilin peşine düşmüşlerdi. BaekHyun yorgunlukla kafasını masaya koydu.
"Benden bu kadar!"
Dedi meslektaşı ve o da yorgunlukla başını masaya koydu. İçeriye SeHun girince KyungSoo ve LuHan ikisini dürttü. Bu SeHun geldi kalkın salaklar! Demekti. BaekHyun ve Kai kafalarını kaldırıp SeHun'a baktılar. SeHun amir ve komiserlerinden sonra en kıdemli kişiydi ve Kai ile LuHan'ı pek sevmezdi.
"Siz budalalar dinlenmeyi aklınızdan çıkarın! KyungSoo ve BaekHyun siz evlerinize gidin! Kai ve LuHan siz de mesaiye kalıyorsunuz! Şu sekiz tane dosyayı da inceleyip bana rapor yazacaksınız!"
Dedi SeHun. LuHan ağlamamak için zor duruyordu ve Kai ise uyumakla SeHun'u dövmek arasında kalmıştı. SeHun BaekHyun'a gülümsedi.
"BaekHyun-ah yarın beraber devriyeye çıkacağız unutma ve güzel uyu tamam mı?"
"Tamam."
Dedi BaekHyun ve gülümsedi. SeHun gidince Kai yumruklarını sıktı.
"O devriyeler boy boy koca götüne girsin Oh SeHun!"
Dedi Kai sinirle. LuHan onu sakinleştirmek için yanağına bir öpücük bıraktı.
"Sakin ol sevgilim."
Dedi LuHan ve Kai anında yumuşadı. BaekHyun ve KyungSoo ikisine iyi geceler dileyip ofisten çıktılar...
BaekHyun SeHun ile arabayla devriyedelerdi. Sokakları gezerek sorun var mı yok mu diye kontrol ediyorlardı. SeHun arabayı kenara çekti.
"Bütün gün çok çalışıyorsun BaekHyun-ah, hadi gel sana yemek ısmarlayacağım."
Dedi SeHun gülümseyerek. BaekHyun da gülümsedi. Normalde olsa redderdi fakat acıkmıştı ve SeHun'u kırmamak için davetini kabul etti....
Yemekleri bittikten sonra ikisi de merkeze geri döndüler. SeHun işinin başına dönerken BaekHyun'a son kez baktı. Kai masada uyurken BaekHyun'da ceketini onun üstüne örtüp yerine oturdu. KyungSoo, LuHan, Kai, BaekHyun ve SeHun cinayet masasında çalışıyorlardı. İşleri zordu ve psikolojileri gördükleri vakalardan dolayı her gün bozuluyordu. Amirleri Bay Kwang geldi.
"BaekHyun yeni bir suçlu geldi. Onu sen sorgulayacaksın? Oda da seni bekliyor."
"Anlaşıldı efendim."
Dedi ve kalkıp dosyası ile kalemini aldı. Odaya gidip monitörden içerideki kelepçeli adamı izleyen Hoseok'a baktı.
"Olay ne?"
"İsmi Park ChanYeol yirmi üç yaşında ve bir uyuşturucu satarken yakalanmış."
"Anladım, teşekkürler Hoseok."
Dedi ve içeri girdi BaekHyun. Bir masaya oturup ChanYeol'a baktı. ChanYeol karşıya bakmış hareketsizce duruyordu.
"Park ChanYeol daha önce hiç suçlular listesinde adını görmedim yeni misin?"
Dedi BaekHyun. Ortamı yumuşatmak istemişti samimi konuşarak fakat diğeri konuşmadan duvara bakıyordu.
"Neden mavi?"
"Anlamadım."
"Mavi huzurun rengidir. Neden mavi duvarlar? Bu cehennemi güzelleştirmek için mi?"
Dedi duvara bakarak ChanYeol. BaekHyun hayatında ilk defa böyle bir soru duymuştu.
"Polislere aynasız diyenlerden misin?"
"Hayır, onları sevmiyorum. Onlar ablamın ölümüne sebep oldu. Hepsi midemi bulandırıyor, sen bile!"
Dedi ChanYeol. Herkeste bir sınır olduğu gibi o da sahipti ve şimdi BaekHyun sinirlenmeye başlıyordu.
"Sana bir kaç soru sorucağım, sen de doğru cevapla olur mu?"
Dedi BaekHyun. Diğer adam gene sessiz kaldı. BaekHyun dosyayı açtı. sessiz bir şekilde karşısındaki adam onu inceledi.
"Okuyor musun?"
"Hayır."
"Çalışıyor musun?"
"Evet."
"Ne iş yapıyorsun?"
"Bir barda geçici body guard'ım."
"Hangi bar?"
"El Dorado."
"Uyuşturucuları nereden temin ediyorsun?"
"Ben uyuşturucu kullanmıyorum da satmıyorum da! Bu bir komplo!"
"Eminim öyledir. Son kez soracağım
uyuşturucuları nereden temin ediyorsun?"
"Satmıyorum BaekHyun. Bu bir tuzak, ben sadece bir kurbanım sen de öyle! Eğer bana güvenmezsen de öleceksin."
Dedi ChanYeol. BaekHyun iyice korktu bu adam bir anda saçmalamaya başlamıştı ve bu da polis olanı gerginleştirmişti. ChanYeol ona baktı.
"Mecburuz iş birliği yapmaya Byun Baek HYUN!"
"Seninle asla iş birliği yapmayacağım."
Dedi Baekhyun kısık sesle. ChanYeol omuz silkti.
"Sen bilirsin."
Dedi ChanYeol. BaekHyun dosyanın kenarına notlarını aldı. Sandalyeden kalkıp hızlı adımlarla kapıya gitti. Biraz daha o tuhaf adamla aynı yerde kalmak onun için iyi olmayacaktı.
"Yine de yanlış yaptığını bil BaekHyun!"
Dedi ChanYeol. BaekHyun ona son kez baktı ve kafasını iki yana sallayıp odadan çıktı. BaekHyun ilk defa korkuyordu sebebi ise suçlu bir delinin ona zırvaladığı sandığı şeyler yüzündendi...
ESTÁS LEYENDO
Do You Trust Me?
Fanfiction"Güvenmek zor bir kavramdır, değil mi? Hiç tanımadığınız bir insana daha doğrusu federal bir suçluya Güvenir miydiniz? Park ChanYeol tehlikeli bir suçlu. Byun Baekhyun sıradan bir polis. Hayatları kaderin bir eseri olarak onları birleştirecek, o zam...
