28~‼️

48 5 17
                                        

Medya: D.O-Crying out (ost)
Lütfen medya ile okuyunuz!!! İyi okumalar💗

Çantama son kalan eşyalarımı da koyduktan sonra kulaklıklarımı takıp okulun yolunu tuttum. Mutlulukla okula vardığım da eşyalarımı sırama koydum. Bugün dersler sanki normalinden hızlı geçiyordu ya da ben çok mutluydum ama bu mutluluğumun kısa süreceğinden haberim yoktu.

Çıkış zili çaldığında eve gidene kadar tuvaletimi tutamayacağım için hızlıca tuvalete gittim. Eşyalarımı masamın yanına bırakmıştım. İşimi halledip ellerimi yıkayacağım sırada o arkadaş grubu karşıma çıkmıştı. Umursamayarak ellerimi yıkamaya devam ettim. Kapıdan çıkmak için ilerleyeceğim sırada arkadan saçlarımın sert bir şekilde çekilmesiyle geriye doğru düştüm.

"Nereye gidiyorsun daha yeni başlıyoruz"

Tuvalet kapısı kapandığında ne olduğunu anlayamamıştım. Ayağa kalkmaya çalıştığımda tekrar itildiğim için duvara sindim.

"Ne yapıyorsunuz?!"

Cebinden çıkardığı telefonumla gözlerimi büyüttüm.

"Telefonum?Onu bana geri ver!"

"Vericez tabi ama işimizi bitirdikten sonra"

Ellerimin üzerinde hissettiğim ayakların baskısıyla acıyla inledim.

"Hiçbir şey anlamıyorum bu niye yapıyorsunuz?"

Liderleri olduğunu düşündüğüm kız saçlarını savurarak sorumu yanıtladı.

"Küçük sırrının farkındayız ah hayır küçük yalan mı demeliydim?"

Gülüşmeye başladıklarında dediklerini anlamak için düşünmeye başladım. Hayır! Yoksa Jongho mu?..ama imkanı yok bilmelerinin.

"Şifreyi giriyor musun yoksa zoru mu kullanalım?"

Elbette şifreyi girmeyecektim onun yerine ellerimi kurtarıp ayağa kalkmaya çalıştım. Ellerim şimdiden kıpkırmızı olmuştu. Sırtımı sertçe çarptıklarında dişlerimi sıktım.

"İğrençsiniz beni rahat bırakın!"

Kız onlara el hareketi yaptığında yüzümde hissettiğimde suyla zorla nefes aldım. Hortumla yüzüme su tuttukları için nefes alamıyordum. Kolumu koyup engellemeye çalıştım. Zar zor açtığım gözlerimle kızların yere bir şey döktüğünü görmüştüm. Çamaşır suyu muydu o? Suyun gelmesini engellemek için koyduğum kolumu çekilmesiyle daha fazla sabit duramayıp yere düşmüştüm.

"Durun artık!"

Zar zor söylediğim cümleyle neyseki durmuşlardı.

"Şifreyi gir!"

Gözümü açmaya çalışırken bir yanda bağırıyordum.

"Hayır! Yardım edin!"

Tuvaletin kapısının açılmasıyla umutla gülümsedim. Jiho gelmişti. Ayağa kalkıp yanına gittim.

"Jiho yardım et lütfen çıkalım buradan bunlar delirmiş"

Yüzüme mimiksiz bakan Jihodan bir anda gediğim tokatla geriye tökezledim. Şaşkınla ona baktığımda yüzüne sinsi bir gülümse yerleştirmişti. Bir tokat iki tokat derken kendimi korumakta zorlanıyordum. Kollarımdan tutulduğumda karnıma tekme yemiştim. Acıyla bağırdığımda dizlerimin üzerine çöktüm eğdiğim kafamı saçlarımdan tutup kaldırmışlardı. Yüzümün her yeri sızlıyordu ağzıma gelen kan tatları midemi bulandırıyordu.

Little Lie 🌸 JONGHOWhere stories live. Discover now