1990 yazı, Boston
Boston'un güzel ve serin akşamlarından birinde, üniversiteli gençlerin genelde eğlenmek için seçtiği ve okulların olduğu bölgeye oldukça yakın eğlence merkezlerinden birinde, bir İrlanda Pub'ında balkondaki dörtlü masada dört arkadaş oturuyor ve eğleniyordu. Açık ara ortamdaki en neşeli, en hareketli arkadaş grubuydu hatta arada bir masalarından kahkahalar yüksek sesle duyuluyordu. Arkadaşlarla eğlenmek için güzel bir akşamdı gerçekten.
"Carol, hikayeyi düzgün anlat." dedi orada oturan ve elindeki kokteyli ağzına götüren siyah saçlı, yakışıklı çocuk.
"Düzgün anlatıyorum zaten."
"Ne? Emin misin çünkü hatırladığım kadarıyla ki hafızamın ne kadar iyi olduğunu tartışmayacağım seninle şimdi hocanın laboratuvarını patlatan bendim, sen kendi amonyum nitrat karışımını düzenlemeye çalışıyordun."
Sarı uzun saçlı, güzel gözlü ve adının Carol olduğu anlaşılan kız tek kaşını kaldırarak ona baktı.
"Ben o sırada patlama çıkması için karışımına hidrojen ekliyordum yani patlamayı çıkaran bendim." dedi Carol elindeki bardakla ona işaret ederek.
"Ne ne ne? O kadar planlayan benim, o hocayı çıldırtacağız diye patlayıcı karışımı hazırlayan benim ve sen bu harika haylazlığı kendine mâl ediyorsun, su döktün diye. Öyle mi?"
"Aynen öyle."
Karşılarındaki asker tıraşlı ve onlardan bir iki yaş gözüken çocuk öne eğildi.
"Bence kimin laboratuvarı patlattığını değil, o inanılmaz disiplin cezasından nasıl kurtaracağınızı düşünün."
Siyah saçlı çocuk içkisini içerken güldü.
"Ben Tony Stark'ım, Rhodey, tabii ki kurtarırım. Ayrıca Carol da en yakın arkadaş kontenjanından kurtarır."
Carol yüzünde hafif bir gülümsemeyle Tony'nin koluna vurdu.
"Bazen gıcıksın falan ama şeytan tüyü var sende, sevdiriyorsun kendini."
"Bir de bunu babama anlatabilir misin?" dedi Tony.
"Aynı derecede korkunç bir babam olduğu için burada içmeye devam etmem daha doğru olur sanki." dedi Carol.
Birkaç dakika arkadaşça, sıcak bir hava içinde eğlenmeye devam ettiler.
"Hadi bir oyun oynayalım." dedi Rhodey.
"Oyun mu? Ne oyunu? Laboratuvar patlatmaca mı hadi lütfen onu oynayalım!"
"Tony!"
"Ne?" dedi Tony.
"Bizi okuldan attırmayacak bir oyundan bahsediyorum, Tones. Ayrıca bütün eğitim hayatın için yetecek kadar laboratuvar patlatma oyunu oynadın sen."
"Bu bir meydan okuma mıydı çünkü ben meydan okumaları severim..." dedi Tony.
"Tony."
"Bu neden böyle ya?" dedi karşı masadan Maria.
Carol Tony'i dirseğiyle dürttü.
"Ow!"
"Arkadaşını dinle."
"Espri yapıyordum, yüzbaşı hazretleri, kusura bakmayın. Sen de anlat artık Rhodey."
Rhodey gözlerini devirdi.
"Bir on yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz oyunu." dedi Rhodey.
YOU ARE READING
Janus
FanfictionSibirya'da Steve'le yaşananlardan toparlanamadan gizemli bir büyücünün birden karşısına çıkması ve Thor'un eski bir arkadaşı olarak ondan yardım talep etmesiyle Tony'nin hayatı ikinci kez değişir. Birlikte evreni kurtarmak için uzun bir yolculuğa çı...
