Sahnedeydim. Arsız ve sarhoş insanların gözleri bedenimdeydi usulca kapattım gözlerimi. Evet bu ilk değildi o yüzden sakin olmalıdım.
Gözlerimi açtım tam karşımda bana sertçe bakan Sertay korkudan titrememe sebep oluyordu. Derin bi nefes aldım.Gözlerimi yine kapttım. Sakin ol Anka, sakin ol.
"Bende bi' aşk var, onu hep yanlış kalplere bıraktım
Bende bi' aşk var, onu soğuk yataklarda harcadım
Tutup dileğimi neden köksüz ağaçlara adadım
Bende bi' aşk var, onu hep kırık yelkenlere bağladım"
Annem sesimi duyuyor musun
"Senin gökyüzünde, benim yerim yoktu
Kuru dallarında kanatlarım kırılıp koptu
Senin toprağında, benim evim yoktu
Kader aynı sondu, yazdığı son hikaye buydu
Yanlış yerde geziyor bu kuş
Bu yüzden yalnız uçuyor bu kuş
Beklediğim biri var, o sen değilsin yazık ki anladım
Bir yudum sevgin var, neden hep kötü rüyalarla uyandım
Bende bi' kalp var, onu en ucuz romanlarda harcadım
Bende bi' aşk var, onu hep yanlış kalplere bıraktım"
Usulca açtım gözlerimi, aynı masaya oturmuş adam kalkıyordu dağınık sarhoş halde.
"Senin gökyüzünde, benim yerim yoktu
Kuru dallarında kanatlarım kırılıp koptu
Senin toprağında, benim evim yoktu
Kader aynı sondu, yazdığı son hikaye buydu"
Adam arkasına dönmedi fakat tutamıyordu kendini ayakta. Gülümsedim.
"Yanlış yerde geziyor bu kuş
Bu yüzden yalnız uçuyor bu kuş
Hep yanlış yerde geziyor bu kuş
Bu yüzden yalnız uçuyor bu kuş"
Dudaklarımdan dökülen sözler beni gökyüzünde özgür hissettiriyordu, fakat sadece dört dakikaydı bu özgürlük. Şarkının sözleri tükendi, gökyüzündeki kuşlar hızla yere çakıldı, üzerime atılan güller beni iğrenç hissettiriyor. Arsız insanların iğrenç sözleri midemi bulandırıyordu.
Benim gökyüzünde yerim yoktu.
