Sıcak bir gün Nelly elinde kolilerle yeni taşındıkları evinde odasını düzenliyordu. Biraz mutsuz ..
Babasının işi yüzünde şanghay'a taşındılar ve burasıyla alakalı hiç bilmiyordu.
Çincesi hala kötüydü 1 ay boyunca istemeye istemeye çalışmıştı ama hala kötüydü.
Ama ingilizcesi çok iyiydi.
Odasındaki aynanın karşısına geçti ve hafif çekik kahverengi olan gözlerine baktı.
Sonra eline bir toka alıp kısa dalgalı saçlarını topladı. Tozlanmış tişörtünü çıkarıp. Kolilerin uğramış yıllarını dar bir tişört giydi. Tişörtün darlığı belini ortaya çıkardı.
Sonra kapının önünde kalan valizlerini almaya gitti. Kapıda birinin durduğunu fark etti, duran kişi postacıydı ve ona bir zarf uzattı. Zarf, kenarları işlem gümüşeli ortasında kırmızı bir damga mühürlenmişti.
Merakla zarfı açtı. çince olan yazıdan hiçbir şey anlamadı ve anne babasını bekledi.
Yarım saat sonra, annesi ile babası dışarıdan geldi. Elindeki zarfı merakla onlara gösterdi. Annesi çocuklıuğunda burada yaşadığı için çince biliyordu. Ve zarftan okudukları ile gözleri parladı, çünkü bu ülkenin en iyi üniversitesinden Nelly için kabul mektubuydu. Annesini gözleri doldu. Nellynin olaydan hiçbir haberi yoktu.
Annesi heycanla ona sarıldı ve kabul edilmişsin dedi.
Nelyi de nereye diye sordu.
Annesi ona döndü ve ülkenin en iyisi olan Ming üniversitesine kabul edildin.
Nelly ama ben hiçbir yere başvurmadım diye itiraz etti.
Annesi ile babası ona mahcup gözlerle baktı.
Geçen hafta bir umutla senin yerine başvurmuştuk dediler.
Nelly bir anda çok sinirlendi
Benden habersiz hiçbir şey yapamazsınız oraya gitmeyeceğim dedi.
Annesi ve çocukları hayalin üniversiteye gitmek değil miydi zaten orası ülkenin en iyi üniversitesi.
Nelli sinirli olsa da haklı bulup kabul etti.
Biraz dinlenmek için odasına gitti.
Bütün gece düşündü ve oraya gitmeye karar verdi.
Sabah kalkmak için alarm kurdu. Ve düşünceli bir şekilde uykuya daldı.
Sabah olunca alarm sesi ile kalktı. Üzerine şort ve üzerine bir sweetshirt giydi.
Ve kahvaltıya annesinin yanına gitti. Annesi isterse kayıt için gelebileceğini söyledi.
Ama Nelly biraz kızgın olduğu için kabul etmedi. Çantasını alıp evden çıktı.
Hayantın da ilk defa Çine geldiği için bu sokaklar ona yabancı geliyor yolunu telefonundaki harita ile buldu.
Okula geldiğinde dev binalar ve kampüsler arasında kaybolacağını düşündü.
Tam karşındaki binaya giderken bir dev bir kalabalık.
İnsanlar zıplayıp çığlık atıyordu. Oda kalabalığı takip etti ve orda olanları izlemeye başladı.
Siyah büyük lüks bir arabanın bir grup çıktı. 5 oğlan hızla ilerlemeye başladı. tam o sırada önlerine bir kız attı.
Ve LUCAS YANG SENİ SEVİYORUM siye bağırdı aralarından biri onu kolundan tutar kenara itip yoluna devam eder. Bunu gören nelly kimsenin bir şey yapmayacağını fark ederek, koşarak arkasınsan yarı bozuk çincesi ile bağırır.
YOU ARE READING
Ming'in ejderleri
RomanceNelly başını kaldırdı ve konuşmaya başladı. 'hayatta her iyiliğin içinde bir kötülük her kötülüğün içinde bir iyilik vardır' deniz köpürdü parlak dolunay ortaya çıktı ve rüzgarlar esmeye başladı. Sanki doğadaki bütün sevgi ve aşk o an Nelly nin kalb...
