Alexandra Stak Kısa ve kesik kesik görüntüler geliyordu önüme ne yapmalıydım nereye kaçmalıydım bilmiyorum havada uçuşan oklara beni çok korkutuyordu kan kokusu midemi bulandırıyordu sessizce bir ağacın altında babamın beni bulmasını bekliyordum anne ve abimi çoktan kaybetmiştim neredelerdi bilmiyorum " Alexandra " yerimden hızla kalkıp "baba buradayım " babamın yanıma gelmesiyle "hadi kızım koş sığınağa ve sakın bir daha kaçma "dedi "sen de gel baba korkuyorum ben "önümüze bir siyah pelerinlin çıkmasıyla babamın beni arkasına alması bir oldu" hemen koş ve sığınağa " elindeki hançeri siyah pelerinlinin başını kesmesi bir oldu "koşarken babama baktığımda çoktan bıraktığım yerde değildi kafamı çevirdiğimde önüme bir şeyin atladığını gördüm " küçük kurt tek başına buralarda olman tehlike diye tıslıyordu" siyah pelerininde kırbaç çıkardı geri geri gelmeye başlamıştım o da üstüme doğru geliyordu birden kafasın gövdesinden ayrılması bir oldu yere yığılmasıyla benden en fazla iki üç yaş büyük bir çocuk önüme çıktı elimden tutuğu gibi koşmaya başladık hızla en yakın sığınağa vardığımızda içeri geçtik "burada kal ve bir yere gitme " ben çoktan ağlamaya başlamıştım " ama babam orda onu bırakamam " dedim " baban bir şey olamaz o bir şavaşçı "koruyorum ben ama gitme " elindeki ip bilekliği çıkarıp bana verdi " korkma küçük bu bilekliği her korktuğunda sık geçecek tamam mı?" gözümdeki yaşı silerek " gerçekten mi ? "bana gülerek aya kalktı "gerçek " arkasını dönüp gidiyordu" sen geri gelecek misin peki" bana dönerek " o bilekliği almak için döneceğim" dedi ve koşarak ormana doğru uzaklaştı gün ışığını doğmasıyla olduğum yerde kaktım ve dışarı çıktığımda her köşe başında ağlayanları görüyordum koşarak uzaklaştım abimin sesiyle kafamı çevirdim o tarafa doğru yürüdüm babamın başında anemi gördüm "baba" diye bağırdım "bizi bırakamazsın hayır olmaz söz verdin beni bırakamazsın "gözlerimdeki yaşlar akmaya başlamıştı "anne babam bizi bırakmadı dimi iyileşecek "annem bana sarılarak " "baban bizi bıraktı kızım " babam bizi bırakmaz hayır " dedi " yalan söylüyorsun dün söz verdi bana geri gelecek o ölmedi diye bağırdım " o ölmedi ölmedi "
"Alexander uyan buradayım ben kardeşim hadi uyan " abimin sesiyle hızla uyandım" iyi misin ? kabus sadece " uzatığı sudan bir yudum alıp " yine aynı rüya Alex yine babamın ölümü gördüm onun intikamını almadan bize rahat yok " bana bakarak "daha kaç tane Ulrika öldürmen gerekiyor küçük fare intikam için " ona gülerek " sonları gelene kadar o siyah pelerinlileri öldüre bilebilir ama onların başını kendi elerimle öldürmeden bana rahat yok Alex " sen nasıl duydun beni sesimi hem " dedim " muhteşem keskin kulaklarımla duydum " ona göz devirerek "nerden geliyordun söyle Alex "yatağıma uzanarak " bir kızla tanışmışım biliyorsun benim yakışıklığıma dayanamıyorlar biraz eğlendik beraber haliyle geç oldu " kafamın altındaki yastığı ona fırlatarak " kalk be yatağımdan pislik utanmasan ne yaptığınız anlatacaksın yürü git " dedim sinirle " sanki bilmiyorsun ne yaptığımızı " dedi gülerek " Alex defol odamdan hemen diye bağırdım"
Rose Lewis Bu gün her zaman olduğu gibi sıkıcı bir gündü önümdeki derse odaklanmak için üstün bir başarı sarf etmeme gerekiyordu ama bunu başaracak gibi görünmüyor ve kafamı sıranın üstüne koymam bir oldu güzel uykumu bölen arkadaşım Bell 'in çığırmasıydı " kak kak Rose hemen" "ne oldu yine be " kızım sıraya bak "gözlerim sıradaki çizikler takıldı pençe izi gibiydi "sınıfa bir şey girmiş baksana " ona bakarak" pencere tarafında oturuyorsun Bell kedidir uykumu bölme " dedim "ya kızım al tarafı yemek almaya gittim ayrıca hiç mi ?hissetmedin " ona bakarak kafamı hayır anlamında salladım " ne uykusuymuş maşallah top patlasa uyanmasın " dedi sıraya oturarak " kimin yüzünden acaba iki gündür adam akılı uyutmuyorsun ki beni eski sevgilinde eski sevgilin başına taş düşsün eski sevgilin kadar sus şimdi kırk dk ara var onda uyuyacağım" diğer üç derse girdikten sonra zillin çalması ile kulağımı kapamam bir oldu " bu zilin sesine be son ses " Bell bana bakarak yok " hep böyle çalıyor Rose " ona bakarak göz devirdim hızla şu okuldan çıkarak eve gidip uyuma hayali kuruyordum servise bindiğimde direk yerime yerleştim ama bir kızın nasıl bir parfüm sıkmışsa pardon üstüne boca etmişse burnuma kokusu çok pis geliyordu " şişesiyi boşaltsaydın kafandan aşağı " bana bakarak " ne şişesi Rose "ona dönerek "kokuyu almıyor musun ?kızım parfüme boğmuş bütün servisi " bana korkarak bakarak " yok ben almıyorum kızım koku senin uykusuzluktan kafan gitmiş bak "ona ters bakarak önüme döndüm araba hareket ederken etrafı seyretmem bir oldu Bell'in koluma dokunmasıyla " ne oldu "dedim " kızım Babs mesaj atı bak biliyordum pişman olduğunu " ona uykulu gözlerle bakarak "iyi işte barışın beni de rahat bırakırsın artık inşallah "servisin evin önünde durmasıyla çantamı alıp indim sonunda evdeydim eve girince direk odama çıkmak istiyordum ama olmadı kafamı sağa çevirdiğimde yan komşunun telefon konuşması kulağıma geliyordu karşıdaki evde ağlayan çocuk sanki yanımda ağlıyordu " neler oluyordu bilmiyorum" annemin alt kattaki yaptığı yemeğin kokusunu alıyordum " galiba uykusuzluk bende kafa yapmıştı en iyisi uyumak
YOU ARE READING
Kızıl ötesi
Science Fiction"Alexandra sakin ol sakın bir şey yapma" dedi Lucas araya girmeye çalıştı ama başarılı olmamıştı Alexandra elinde olan bıçağı çoktan boynuna dayamıştı "yaklaşmayın dedem Lucas bu sefer bitecek " öfkem beni esir almış kimseyi duymuyordum sadece...
