Giriş

952 40 96
                                        

8 yaşındaki Mazda markalı külüstür arabası ile ilerlemekte olan Ukrayna'nın gözünün önündeki her şey aniden bulanıklaşmaya başladı.

Yirmi dakika önce yaptığı şey aklından bir türlü çıkmazken , radyodan yayılan şarkı sesi arabasının içine doluyordu."Az önce bir kızı öptüm.."

Uzayıp giden yola baktı.
Ardından önünde ağır aksak ilerleyen sarı bir okul servisinin yanından hızla geçip gitti. Hayatının yolunda gitmediğini yeni yeni fark ediyor gibiydi.

Aslında, bu sabah gözlerini açtığından beri her şey ters gidiyordu. Her şey onu derin uykusundan uyandıran acınası, işsiz abisiyle başlamıştı "Neden bana sürekli bağırıyorsun abi?" diye sormuştu. Abisiyle eğer kendine çeki düzen vermezse onu kapı dışarı etmekle tehdit etmişti.

Sonra onunla uğraşmaktan hiç vazgeçmeyen patronu almıştı sırayı. Tamam, belki işe biraz geç kalmış olabilirdi. Ama fazlasıyla lüks bir kuaförde saç yıkamıyordu ya. Bir de kozmetoloji okulundaki, 2001 yılının En Kötü Krepeli Saç Birincisi unvanına sahip pinti hocası vardı. Bu haltı öğrenmeye bu kadar meraklıysan, en azından önce sen nasıl yapıldığını öğren, değil mi?. Bu kadının böyle bok çukuru gibi bir yerde takılıp kalmış olmasına şaşmamak gerekirdi.

Sözde erkek arkadaşın unutmamak lazım. Dün gece yine birlikte kafa buldukları o meşhur gecelerden birini yaşamışlardı. Ukrayna, sevgilisinin evlerinin yakınındaki markette çalışan kasiyer kızı düzdüğünün farkındaydı lanet ismini aklında tutamamıştı ama şu koca memeli ve boynunda koca harflerle adının yazılı olduğu sahte bir kolye taşıyan kız olduğunu hatırlıyordu.

Ve ters giden zincirin son halkası da kendisiydi. Yine bir F yüzünden bir üst sınıfa geçememiž ve yine okula geç kalmıştı. Bugünlerde ona yuva hissi yaşatan tek şey okuldu. Ukrayna şerit değiştirdi. Biraz ilerisinde içinde bir anne ve çocuğuyla yavaşça yol alan arabayı sıkıştırmıştı. "Haydi, haydi." diyerek bağırdı önündeki arabaya." Seni görüyorum - tamam mı?" Müziğin sesini biraz daha açtı. Bugün artık daha fazla bela istemiyordu.

Bugünlerde sağlıklı düşünebilmesinin tek yolu tıpkı bu sabah da dişlerini fırçalar fırçalamaz yaptığı gibi ağzına otuz miligramlık Oxy* tablerinden atmaktı. Her derde deva bir haptı gerçekten.

Özellikle de Xanax** tabletleriyle alındığında.
Radyoda çalan şarkı devam ediyordu. "Bir bakıma yanlış, bir bakıma doğru..." Ukrayna da radyoda çalan şarkıya eşlik etmeye başladı. Ellerini direksiyondan çekip dans bile ediyordu.

Birden arkasında kulakları tırmalayan bir korna sesi duydu. Ses adeta bir can kurtaran düdüğü gibi beyninin içinde yankılanmıştı. Anlaşılan yolda birazcık zikzak çizmişti. "Tamam, tamam... Tanrım, seni kaltak sür şu arabayı." Şu an görmek istediği son şey peşine düşmüş polisleri. On dokuz yaşında, cebinde beş kuruşu olmayan, okuldan atılıp da kendini birden hapiste buluveren genç bir kız. . .

Bana ne kadar yakışan bir profil, değil mi?
Gözlerini kıprıştırdı ve üniversiteye giden yol sapağını aramaya başladı. Burada biryerlerde olduğunu biliyordu. Ama şuan gözünün önündeki her şey öylesiye bulanıktı ki...
Şu Burger King'in yanındaydı sanki... Yanlış hatırlamıyorsam ...

Dönüş şeridine direksiyonu kırar kırmaz etrafındaki bütün arabalar kornaya basmaya başladı. Tamam, tamam... Kırmızı bir kamyonet ani bir hareketle direksiyonu kırıp, ona çarpmaktan son anda kurtuldu. Sürücü yanından geçip giderken öfke içinde kafasını çevirerek Ukrayna'ya baktı.
Ukrayna küfürü bastı."Kıçımın kenarı.." Sonra bakışlarını yeniden üzerine doğru akmakta olan trafiğe çevirdi. "Vay anasını.".

15 SANİYE ||TürkAme||Stories to obsess over. Discover now