17 Aralık 2000
Sabaha karşı çalan kapılarıyla irkildi Çetinkayalar. Önce birbirlerine bakıp sonra da kapı susmayınca açmak üzere aşağı indiler. Serdar ürkmüş olduğu her halinden belli olan eşinin yüzünü avuçlarının arasına aldı ve gözlerinin içine bakarak korkmamasını söyledi ona. Başak ise eşinin ona güven veren gözlerine ve sözlerine sıcak bir gülümsemeyle cevap verdi. Eşini arkasına alan Serdar kapıyı yavaşça açtı. Karşılarında 30'lu yaşlarının başında olduğunu tahmin ettikleri uzunca boylu, kirli sakallı ve net bakışlarıyla kendilerine baktığını fark ettikleri yemyeşil gözlerin sahibi bir adam görüyorlardır. Bakışlarını biraz daha aşağı indirdiklerinde ise henüz sütten bile kesilmemiş olduğunu tahmin ettikleri mışıl mışıl uyuyan bir bebek vardı adamın kucağında. Başak'la Serdar birbirlerine baktılar. O sırada o yabancı adam söze girdi;
-Siz Çetinkayalar olmalısınız. Bu bebek sizin.
Duyduklarına inanamayan Çetinkayalar adama soran bakışlarla bakarlar. Adam
tekrar söze girer.
-Evlat edinmek için birçok yere başvurduğunuzu ve hiçbir şekilde de o başvuruların onaylanmadığını biliyorum. Bu yüzden bu bebek sizin.
Derken genç kadın öne doğru bir adım attı dolu gözlerle. Ağzını açıp hiçbir şey söylemeden geri kapatıyordu anın şokuyla.
-Ama nasıl? Siz kimsiniz? Neden bu bebeği bu saatte bize getirdiniz?
-Böyle olması gerekiyordu Başak hanım. Ha ama eğer siz bu bebeği istemiyorsanız ben isteyen başka birini bulurum.
Genç kadın dolu gözlerle ve düşünceli bir şekilde karşısındaki yabancıya bakıyordu. Bakışları minicik bebeği bulunca çözüldü ve öne doğru bir adım daha attı.
-Hayır. Onu...o-nu..çok istiyorum.
Diye dökülü verdi ağızından genç kadının. Tek bir hamleyle adamın kucağındaki artık 'canı' olacak minik bedeni kucağına aldı. Serdar ise eşine ve kucağındaki cana bakakalmıştı.
-Yakında tekrar görüşürüz. Ben size ulaşırım ancak bu bebeği evlat edindiniz ve bu bebekle benim hiçbir alakam yok. Anlaşıldı mı?
Serdar bu sözler karşısında kuşkulanmıştı tam ağızını açıp bir şey diyeceği sırada eşinin yaşlı gözlerindeki mutluluğu gördü. Bunu ona yapamazdı. Bir daha böyle bir şansları olamazdı. Bu yüzden de susmayı tercih etti. Eşi için, onun mutluluğu için bu minik cana aile olabilmek için kendilerine bir şans verdi...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Geçmişimin Geleceği
General FictionDuyduklarım karşısında donakalmıştım. Karşımdaki kadın yıllarca annem bildiğim kadının annem, babam bildiğim adamın ise babam olmadığını söylüyordu. Dumura uğramış gibiydim. Yıllarca yaşadığım hayat koca bir yalan mıydı? Kimdim ben? Kend...
