Aras'ın ağzından.
Sırtımı duvara yaslamış bugün bilmem kaçıncı sigarımı içiyordum.Başımı kaldırıp gökyüzüne baktım.Hilal şeklinde ki ay sadece renklendiriyordu gökyüzünü.Onun haricinde kapkaranlıktı.Yıldız bile yoktu gece olmasına rağmen.
Gündüzleri sevmezdim pek.Favorim her zaman karanlıktan yana olmuştur çocukluğumdan beri.Hep karanlık rahatlatırdı beni,huzur verirdi.
Derin bir nefes çekerken sigaramdan birden aklıma şu kız geldi.Neydi adı...İlkim.Çok garip bir isimdi.İlk kez duyuyordum hayatımda.Güzeldi de ama.İlkim.Çok değişik ve söylenmesi hoştu.
Hafifçe gülümsedim.O ne çevremde ki kadınlar kadar seksiydi ne de sürtük.Kadın bile değildir kesin.Onu öpüceğimi zannettiği zaman bile nasıl heyecanlanmıştı.Büyük ihtimalle ilk öpücüğü olacaktı.Onu sinirlendirmeyi seviyordum.Aslında ben her insanı sinirlendirmekten sadistçe zevk alan biriyim ya o ayrı.Ama o asıl sinirini bugün gösterdi.Berk bana sınıfa girmeden hemen önce onun yanına oturmamam gerektiğini söylemişti.Kızın öyle mantıksız bir takıntısı varmış.Yanına biri oturunca o kişi kalkmazsa sinirleniyormuş.Hatta bunun için bir kızı dövmüş bücür.
Ona bücür dememe kızınca ki geldi aklıma şimdide,resmen bana striptizci olduğum yalanını herkese söylemekle tehdit etmişti.
O gecede onu öpmemek için cidden çok büyük uğraş vermiştim aslında..ve ah, o surat ifadesi için değerdi de.Genellikle hep kadınlar bana gelirdi.Ama dediğim gibi onun kız olduğundan adım kadar emindim .Sadece farklıydı.Hafif sarıya kaçan dalgalı saçları ve baygın bakan kahverengi gözleriyle sıradan bir kızdı ama onu davranışları farklı gösteriyordu.Asiydi öncelikle.Cici kızlar gibi değildi.Hani şu masum saf çocuksu olanlardan.Deliydi biraz.Tamam baya deliydi.Ama benimde öyle arkadaşlarım olsa normal olmazdım herhalde.Sinirlenince gözünün kararmasına bizzat şahit olmuştum.
Siktir, Berk onu tutmasa benim üstüme saldırıcaktı resmen.
Bunu hatırlayınca büyük bir kahkaha attım.İlk başta şaşırmıştım ama şimdi kesinlikle onu sinirlendirmek hoşuma gidicekti.Tabi bir yandan da kendimi korumalıydım da.Manyak bir şey ne yapacağı belli olmaz.
"Lan kime diyiyorum!"
Birden irkildim.Sinirle Berk'e baktım.
"Ne bağırıyorsun lan!"
"Ee duymuyordun." Dedi rahat bir şekilde.Bazen düşünüyorum da çok mu yüz veriyorum acaba ben buna diye.
Tabiki veriyordum.
Adam benim çocukluk arkadaşımdı.
"Hem sen niye sırıtıyordun lan öyle kendi kendine?"
Sorusu üzerine şaşırmıştım.Cidden onu düşünürken sırıtyor muydum.
Siktir.
Görende bir şey sanıcaktı.
Hoş iç sesimi kim görecekse.
"Uzatma da yürü gidelim."diyip sigrayı yere atıp ayağımla söndürdüm.
**
Depoya geldiğimizde bana kanlı suratıyla bakan şerefsiz Ali Vural'ın en yakın adamı Fatih duruyordu.Ali Vural şu para sıçanlardandı.Herkesi ezmeye bayılan bir piçti.Ama tabi çoğu insan onu yaptırdığı hayır kurumları sayesinde yardımsever,iyilik meleği biri olarak görüyordu.Ama ben onun nasıl bir piç olduğunu biliyordum.O adam hep zengin değildi.Bir zamanlar benim babamın yanın da çalışmış, holdingteki bazı kişileri dolandırdığı için de babam onu işten kovmuştu o da sinirinden gelip babamı ve annemi öldürmüştü.O zamanlar 6 yaşında falandım.Beni öfkem güçlendirmişti.Şimdiyse bu öfkemi kusucaktım, ona ve onu koruyan herkese.O zenginse ben ondan iki kat daha zengindim.O güçlüyse ben ondan bin kat daha güçlüydüm.Her şekilde üstündüm ondan.Sadece onun, onu seven bir ailesi,bir eşi vardı benim ise onun sayesinde hiç kimsem yoktu.
Sırıtarak yanına doğru ilerledim en güvendiği adamın.
"Seni neden buraya getirttiğimi biliyor musun Fatih?"
Yüzüme iğrenircesine baktı.Kollarını tutan iki adama başımla bir hareket ederek geri çekilmelerini emrettim.
"Ne sikimsin bilmiyorum ama sana bunu hesabını çok kötü ödeticeğim velet."
Bu boş tehditine karşı sahte bir kahkaha attım.Daha da ona yaklaşarak yere eğmiş kafasını çenesinden tutarak sert bir şekilde kaldırdım.
"İyi bak bana Fatih.İyi bak yüzüme!Ben kimim hatırlıyor musun?Ha!"
Fatih dikkatlice gözlerime baktı.Hemen ardından kaşlarını çattı.
"Senin kim olduğun hakkında bir fikrim yok.Bildiğim tek şey burdan kurtulur kurtulmaz sana yapacağım eziyetler."
Gülümseyerek çenesini sertçe bırakıp saçının arkasını tuttum.Yanına doğru eğildim.
"Ben sizin 13 sene önce öldürdüğünüz Arda Kaya'nın veliahtıyım.Orospu çocuğu." Der demez kafasını yere vurdum.Acı bir şekilde inleyip kafasını kaldırmaya çalıştı ama izin vermedim.
"Annesini,-bir vuruş-babasını-bir vuruş-,kız kardeşini-bir vuruş daha- öldürüp hayatının içine sıçtığınız çocuğum-son bir vuruş daha-"
Hızla ayağa kalkarak iki elimi kaldırıp başıma koydum.Gözlerimi kpattım biraz daha sakinleşmek için.Ama bir boka yaradığı yoktu işte!. Sinirle biraz ilerde duran boş tenekeye tekmemi geçirdim bağırarak.
"Se-senin öl-ölmen ger-ekiyor-du." Dedi Fatih zorlukla.Şimdi yüzünün her yeri kanıyordu.Evet beni öldürmeye çalışmışlardı ama kaçmıştım bir şekilde ellerinden.O it heriflerde beni yakalayamadıklarını söyleyemeyip o zamanlar beni küçümsemişlerdi.Bir şey yapamayağımı falan sanıyorlardı o zaman.Ama şimdi burdaydım işte! Öldürecektim hepsini!Ailelerinden başlayıp en son onları bırakacaktım geriye.O acıyı çekmeleri için.Ne hissettiğimi anlamaları için!
Sinirle döndüm ona.Yeşil gözlerim öfkemden siyah bir tona ulaştığını tahmin ediyordum.Berk'in bakışlarından belliydi bu.Babam da da aynısı olurdu.Onun çok az sinirlendiğini görürdüm ama sinirlendimi de yeşil gözleri kararırdı.Tıpkı benim şuan karardığı gibi.
"Evet!Ölmem gerekiyordu.Ölmedim ama!İntikamımı almadan da ölmeyi düşünmüyorum.Önce tüm varlığınızı alıcağım elinizden."dedim.İşaret parmağımla kendimi göstererek"Benim olanı!Öldürdüğünüz kardeşimin olanları!Hepsini!"
Fatih burnundan durmaksızın akan kanı silerken piç piç gülüyordu karşımda.
"Nasıl olucakmış o genç adam."
Soğuk bir şekilde gülümsedim ona.
"Hiç merak etme Fatih ayarladım ben herşeyi.Şuan şirketiniz bir çöküme uğradı değil mi?Artık eskisi gibi değil hiçbir şey? İlk paranızı alacağım elinizden.Sonraysa sevip, değer verdiğiniz herkesi.Herşeyi.Başta da kızın olacak."dediğim an Fatih'İn suratı daha da düşerek yalvarmaya başlamıştı bile.Tam da istediğim gibi.
"Hayır,hayır lütfen bana zarar ver ama onlara dokunma.YalvarırımDokunma ona lütfen"
O bana yalvarırken ben adamlarıma onu burda 1-2 gün daha işkence edip bırakmalarını söyledim sessizce.Sonra Fatih'e dönerek "Yaşadığım her acıyı yaşatacağım sana Fatih.Köpekler gibi yalvracaksınız hepiniz bana.Acımam ben.Küçük çocuklarını bizzat kendi ellerimle öldüreceğim.Karınla da eğlenecek adamlarım olacak elbet.Senin yüzünden tüm ailen acı çekecek ve ben bunları büyük bir zevkle izleyeceğim."diyerek arkamı döndüm.Berk bana gözlerini kocaman açmış bir şekilde bakıyordu.Ona başımla'gidelim' hareketi yaparak çıkıyordum ki Fatih'in sözü durmama neden oldu.
"Yaşadığın acıların hepsini,senin gibi günahı olmayan çocuklara yaşatacaksın demek.Söylesene Kaya o zaman senin bizden ne farkın kalacak?"demişti acı içinde.
Dedikleri yüzünden yüzüm iyice düşmüştü.Arkamı dönmeden "Ben zaten sana sizden iyiyim demedim Fatih.Ben bu oyunda sizden bile daha kötü ve acımasız olacağım." Diyip terkettim depoyu.
Dışarı çıkar çıkmaz derin bir nefes alıp sigaramı çıkarttım hemen.Sigaramı içime çekerken gevşediğimi hissetmiştim bile.
"Cidden yapacak mısın bunları?" Gözlerimi açmadan yanıtladım Berk'i.
"Bilmem yapar mıyım sence?" O da derin bir nefes alıp sigara yaktı.İçine bir nefes alırken "Benim tanıdığım Aras masumlara zarar vermezdi.O dediği iğrenç hiçbirşeyi yapmazdı."dedi.
"Ama ben artık senin o tanıdığın Aras değilim Berk." Diyip açtım gözlerimi.
Berk derin bir nefes alarak konuşakken lafını kestim.
"Saat kaç?"
"00.00"
"Siktir geç kaldım.Ben gidiyorum." Diyerek hızlı adımlarla arabama doğru yürüdüm.
"Yine dövüşmeye mi gidiyorsun?" diye bağırdı arkamdan Berk.
"Ben hayatımı böyle kazanıyorum dostum.Senin gibi cebime para koyan ailem yok benim." Diyerek arabayı Barbar'a sürdüm.Barbar normal bir bara benziyordu evet ama aşağısı bambaşka bir dünyaydı.Bende o kirli dünya da hayatımı sürdürüyordum.Başımı kaldırarak gökyüzüne baktım yine.Ay hala ordaydı.Karanlıkta bir ışık.Bir umut gibi.Ama benim karanlık dünyamda küçücük bir ne umut ne de ışık vardı.Olmasını da istemezdim zaten.Ben o karanlıkta boğulmuştum bile çoktan.Kurtulamazdım artık da.