1. Bölüm

75K 3.2K 991
                                        

1997

İnsan kaybettiği sevdiklerine sesini duyurmak için gökyüzüne mi bakmalıydı yoksa yere mi? Asuman kendini bildi bileli hep gökyüzüne bakardı. Başta babasına olan özleminden gökyüzüne bakardı. Babası... Vedat Çakır...

Kullandığı F16'yı havalarda defalarca takla attırır, Asuman oturduğu çimlerin üzerinden babasının nasıl uçtuğunu düşünürdü... Ta ki bir 29 Ekim gösterisine kadar... Yanlarında oturan ailenin küçük kızı annesine dönmüş,

''Anne uçak düşerse ne olur?'' demişti. Asuman o kızın sorusunu duyunca kafasını hızlıca annesine çevirmişti ama annesi gökyüzüne bakıyordu. Asuman o zaman babasının düşebileceğini düşünmüştü.

Şimdiye kadar böyle bir ihtimal aklından hiç geçmemişti. Kendisi bir kere evdeki merdivenlerden aşağı düşmüştü. Çok yüksek değildi bile! İki ya da üç basamak! Kafasını yukarı kaldırdığında babasının taklalar attığı F16'sından yere kaç basamak olduğunu hesaplamaya çalıştı. Hesaplayamıyordu.

Korkuyla annesine sarılmıştı. Annesi ve annesinin karnındaki kardeşine. Elini annesinin karnının üstüne koyduğunda annesi gülümsemişti. Ettiği dualar kabul olmuştu ve kardeşi olacaktı! Annesi yeter ki sağlıklı olsun dediğinde, arkasından 'ne olur kız olsun' diyordu.

Ama galiba dualarını ederken bir şeyleri unutmuştu, çünkü erkek olacaktı. Olsun. Lale, dayısı ile kendisini örnek vermiş, kız-erkek kardeşliğinin mükemmel olduğunu anlatmaya çalışmıştı. Dayısı gibi tatlı, komik, güzel gülen ve bir sürü özelliğe sahip olacaksa, erkek olabilirdi. Lale, kızı Asuman'a döndüğünde bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı. Usulca kızının kollarını ve omuzlarını okşamıştı. Kafasını tekrar gökyüzüne kaldırıp, normal bir sohbet başlatmaya çalıştı.

''Baban ne kadar güzel taklalar atıyor değil mi bebeğim?'' dediğinde Asuman küçücük ciğerlerine, kocaman bir nefes çekti. Evet, çok güzel taklalar atıyordu. Ama yere ya normal, her zamanki gibi değil de düşerek inerse? Sakince dua etseydi? Annesi ve babası ona dua etmeyi öğretmişti. Bazen kelimeler hiç annesinin söylediği gibi çıkmıyordu ama... diye düşünürken annesi tekrar kızının kolunu okşadı.

''İyi misin tatlım?'' dediğinde annesine direk sormayı düşündü. Dayanamayacaktı.

''Anne? Babam şimdiye kadar hiç düşürdü mü uçağını?'' dediğinde annesinin gözleri kocaman açıldı ama kendini hemen eski haline getirmeye çalıştı.

''Neden böyle bir şey sordun bebeğim? Hayır, baban her zaman düzgünce indirir uçağını'' dediğinde Asuman babasının kendisine söylediklerini hatırladı. Ne zaman korkarsa, annesine ve babasına seslenmesi, ne hissettiğini anlatması yeterliydi.

Yanlarında oturan ailenin kızını serçe parmağıyla göstermeye çalıştı. Bir kere işaret parmağı ile bir şeyi gösterdiğinde annesi kızmıştı. Serçe parmağı ile gösterse sorun olmazdı herhalde.

''Şurada bir kız var. Annesine sordu. Ben de babamın düşmesinden korktum!'' dediğinde Lale gülümsemesine engel olamadı.

''Hani seninle beyaz uçaklar da görüyoruz ya?'' dediğinde Asuman hızlıca kafasını salladı. ''Onlar mesela hep düz gidiyor değil mi tatlım?'' dediğinde Asuman biraz düşündü. Evet babası gibi gökyüzünde oyun oynamıyorlardı. Babası arkadaşlarıyla gökyüzünde resmen oyun oynuyordu.

ASUMANWhere stories live. Discover now