It's Raining Again Today

111 15 4
                                        

“Yağmur yağmaya başladı"
İç çekerek "Hızlı olsam iyi olur"

Son ışıkları da geçti ve her gün gördüğü, bir zamanlar ilk öpücüğünü verdiği, en güzel anılarını yaşadığı ağaçlık alanın önünde durup arabasını park etti. Arabadan inip fazla ıslanmamak için seri adımlarla evine doğru yürüdü. Kapının kilidini çevirip içeri girdi.

Yanılmıştı, hızlı yürümesi onun daha çok ıslanmasına neden olmuştu. Islanmış ceketini portmantoya asıp ilerideki odaya adımladı. Uyuyor olma ihtimaline karşı kapıyı yavaşça açtı. Açtığı gibi gözleri masum bir çocuğun gözleri kadar parıldayan gözlerle buluştu. Gülümsedi ve içeri girip kapıyı örttü. Bir zamanlar harika bir grubun vokalistine ait olan, eskiden tatlı ve huzur verici olan ama şimdi hırıltılı ve az çıkan o ses tüm odayı doldurdu
"bugün biraz geciktin?"

"Yağmur yağmaya başlamıştı bu yüzden trafik yoğundu"

ilaç kutusundan birkaç hap çıkarıp minik olanın eline verdi

"bugün daha iyisin, uyumamışsın da"

Minik olan hapları yutup solgun renkteki elleriyle bardağı alıp su içti

"dışarı çıkmak ister misin? Sen yağmurda yürümeye bayılırsın "

Minik olan birkaç kez öksürdü ve evet
anlamında kafasını sallayıp gülümsedi

San, eşinin üstüne kalın kıyafetler giydirdi ve tekerlekli sandalyeyi hazırladı.

İlk zamanlar kucaklaması zor olan bedeni gün geçtikçe zayıflamıştı ve San onu kucaklayıp tekerlekli sandalyeye oturturken hiç zorlanmamıştı. San yağmurda yürümeyi sevmezdi ama O günden sonra her yağmur damlasının dünyanın onlar için döktüğü gözyaşı olduğunu düşünmeye başalmıştı. Ne zaman yağmur yağsa eskiden kendisine sunulduğunda reddettiği teklifi hayatının aşkına sunuyordu. Her an eşinin son anı olabilirdi bu yüzden onun sevdiği şeyleri yapmaya özen gösteriyordu.

Sevgilisini kapıya kadar götürdü ve portmantodaki mavi bereyi aldı. Dizini kırıp sevgilisinin boyuna geldi. Eskiden kendi elleriyle boyadığı saçların olduğu ama şimdi tek bir saç teli kalmayan kafasına bereyi nazikçe geçirdi. Sevgilisinin burnuna minik bir buse kondurup doğruldu. Kapıyı açıp ilk önce sevgilisini çıkardı, daha sonra ceketini giyip evden çıktı.


Wooyoung evden çıktıklarından beri hiç konuşmamıştı. Sadece gözlerini yumup dünyanın onlar için döktüğü gözyaşlarının sesinin dinlemişti.

Yüzüne çarpan havanın bile kendine aşık ettiği yere geldiklerini hissedince gözlerini açtı ve oradaki banklardan birini işaret ederek "burada biraz oturalım" dedi. San gösterdiği yere baktı.

Onu tam 8 yıl önce ilk defa öptüğü bankı gösteriyordu. Gelmeyeli ne kadar eskimişti o bank
Sırt yaslama kısmına isimlerinin baş harflerini kazımışlardı o gün. Şimdi düzgünce okunmuyordu bile
Sevgilisini kucaklayıp banka oturmasını sağladı, yanına da kendisi oturdu

"Bayağı oldu değil mi buraya gelmeyeli hmm dört yıl mı yoksa beş?"

Hâlâ havada duran beş sene önceki aşk kokusunu içine çekti ve yavaşça geri bıraktı

"Çocuklarla hiç görüştün mü? Uğramadılar da bayağıdır. Uzun zamandır televizyon da izlemedim acaba nasıl konserleri, fan buluşmaları, yarışmaları..."

It's Raining Again Today •WooSan•Des histoires addictives. Découvrez maintenant