0.1

592 37 5
                                        

Montumu üstüme geçirip pratik yapmak için hızla odanın kapısını açtığımda karşımda onu görmeyi beklemiyordum.

××××××××××××××××××××××××××××××××××

"Yeh Shuhua?"

"Maalesef benim hocam."

"Hoş geldin Shuhua. Biz de seni bekliyorduk."

"İnanın hiç hoş gelmedim efendim."

Okulumuzun müdürü gülümseyerek bana hangi odada kalacağımı ve bu büyük yerde odama nasıl gideceğimi tarif etmişti. Cehennemin dibinde ve tanrının unuttuğu bir yerde yatılı bir okulda eğitim almaya gelmiştim. Çok içtenlikle söylüyorum ki bu okul Harry Potter'dan ilham alınarak yapılmış olmalıydı. Bunu başka türlü bir açıklaması olamazdı. Dış kısmı resmen filimdeki ile aynıydı. İç kısmı deseniz... Kesinlikle tabloları bile eski dönemlerin tablolarıydı ve ormanın ortasına tanrının bir kulunun bile uğramayacağı bir yere inşa edilmişti. Anne ve babamın beni çok seçkin kişilerin gittiği bir okula göndermek istediğini duyduğumda çok sevinmiştim. Ama gelin görün ki beni tanrının bile uğramayacağı bir okula göndereceklerini bilsem buraya adımı mı dahi atmazdım.

Düşünüyorum da acaba bir sanat okulu olduğu için mi şehre çok fazla uzak ve ormanın derinliklerine inşa edilmişti? Hadi siz söyleyin sizce bu okul neden bu kadar saklı ve gizli bir yere inşa edilmişti? Ben söyliyeyim. Kesinlikle kafasında fantastik olaylar döndüren bir şizofren ve  Harry Potter izleyen biri bunu inşa etmiş olabilir. Benden bu kadar arkadaşlar. Ah size kendimi tanıtmayı unuttum.

Ben Yeh Shuhua Tayvanlıyım ve liseyi yatılı bir sanat okulunda okumaya geldim. Asıl alanım dans aynı zamanda müzikle de ilgileniyorum. Yani anlayacağınız o ki kendimi tamamiyle sanata adamış durumdayım. Dediğim gibi eğer böyle cehennemin dibinde olduğunu bilseydim buraya gelmeyi kabul etmezdim. Aslında şöyle bir bakınca fazlasıyla güzel bir yerde konumlandırılmıştı. Her şeyden, herkesten uzaktı. Zaten küçüklüğümden beri ailemden uzak sessiz sakin bir yerde olmayı istemişidir. Size biraz kendimden bahsedeyim. Evde pek konuşkan değilimdir ama çevreye karşı her zaman sıcak olmuşumdur. Pek arkadaş canlısı olduğumda söylenemez. Nedenini soracak olursanız hepsi standart takılan insanlardı ve ben onlardan farklıydım. Ortaokulu bitirene kadar resmen canım çıkmıştı. Çünkü bir an önce ilgi alanıma giren işler ile uğraşmak istiyordum. Anne ve babama bu isteğimi söylediğimde bana en iyi okullardan birini ayarlayacaklarını söylemişlerdi gördüğünüz üzere şuan buradaydım.

Açıkçası burada ciddi anlamda öğrenci olduğundan pek emin değildim. Aklıma gelen düşünce bir an duraksamama neden olmuştu. Acaba anne ve babam benden kurtulmak için böyle bir yol mu seçmişlerdi? Bence gayet mantıklı bir seçenekti. Ayrıca ben burayı fazlasıyla sevmiştim. Umarım böyle bir düşünce ile beni bu dağın taşın ortasında ki okula göndermişlerdir. Merdivenleri çıkarken taş duvarlara asılmış olan tabloları incelerken aynı zamanda hepsinin çok güzel ve organize bir şekilde asılmış olması dikkatimi çekmişti. Yaklaşık iki dakikadır merdiven çıkıyordum ve nefesimi toplamak adına son basamağa oturarak arkama baktım. Büyük ihtimalle daha çıkmam gereken bir sürü merdiven vardı. Nefesimi düzene sokmak için derin nefesler alıp verirken kendimle konuşmamı durduramamıştım.

"Gerçekten tanrının unuttuğu yere şato yapıp buna okul mu diyorsunuz? Sanki Hogwarts'a gelmişiz bir asamız eksik! Onu da yarın gidip kendi ellerimle seçerim, ah pardon asam beni seçer."

Elimde asa varmış gibi hafifçe sallayıp mırıldandım.

"Wingardium leviosa!"

"Buraya adım atan her insanın ilk tepkisi gerçekten aynı olmak zorunda mı?"

Arkamda duyduğum sesle yerimden sıçrayarak sesin geldiği yöne doğru döndüm. Dalgalı saçlara sahip benim boylarımda ki kız görüş alanıma girmişti.

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Jul 23, 2023 ⏰

¡Añade esta historia a tu Biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

Art School •Shujin•Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora