Biliyor musunuz bazı şeyler hiç eskimez ...
Aynı hiç istenmediğim gerçeği gibi . Henüz dünyaya yeni geldiğimde. İlk okula başladığımda. İlk birinden hoşlandığımda . Aslında dünyaya gelmeden varlığım istememişti ya ...
Ama ben abime göre ben tanrının bir hediyesiymişim . Abime göre tanrı tam bir şükella . Yani inanıyor biliyor ama kafası karışık . Abimi bu dünyada ve öbür dünyada kimseye değişmezdim. Ne de olsa o bana kol kanat germişti 2 yıl aramız olsada onun yanında kendimi ondan 10 yaş küçükmüş gibi hissetiriyordum . Ama beni ısıtıyordu şuan üşüdüğüm gibi yanında üşüyemezdim.
Şimdi öylece elimdeki tek bir çanta ile şehirler arası otogarda durmuş ve istanbulun trafiğine olağanüstü bir sakinlikle bakıyordum. Soğuk gözlerimi yaşartacak kıvama gelince hareketlendim ve ilerde bulunan taksiye bindim .
Kafam biraz karışıktı. Okuldan kovulmuş bir ben vardı. Muhtemelen abime haber vermişlerdi. Biraz korkmuştum ama abimdi o benim . Benim kalbimi kıracak bir şey yapmazdı. Ama artık benim için eğitim kurumu diye bir şey yoktu okumayacaktım. Evet bazı insanlar bunun için yanıp tutuşabilir. Ama velakin benim için böyle bir zorunluluk yoktu işte o kadar.
Bana saniyeler gibi gelen zaman diliminde, çok da yabancı olmadığım sokağı görmüştüm. Artık abimin sahibi olduğu bar eski halinden daha iyi ve görkemliydi. Barın önünde durup parayı ödeyip can havli ile aşağıya inmiştim.
Heyecanlıydım abimi görmeyeli nerdeyse 5-6 ay kadar oluyordu.
Üstümdeki ceketi düzeltip bara bir kaç adım atıp sırayı hiçe sayarak en öne korumaların bulunduğu yerde durdum . Sonuçta ben koskoca araf cağların kız kardeşiydim . Bende bir çağlardım...
Öndeki iki hulk'ın varlığını kanıtlayan iki yarattık mimiksiz bir yüz ifadesi ile önlerinde durmama rağmen etrafa bakıyorlardı. Biraz utangaç bir kız olsamda zamanı değildi içeri girip abime sıkıca sarılmak istiyordum. Sesimi düzeltim.
" müsade ederseniz içeri girebilir miyim ? " cidden müsade eder misiniz nedir ? . Kelime seçimlerimi daha özenli yapmam gerekiyordu.
Boyu benden çok çok uzundu ve beni duymamıştı. Ama fark edebilmişti hulk kılıklı iki herif .
" ne istiyorsun küçük kız ? " biri beni süzerken diğerinin iğneleyici ses tonu çok gıcığıma gitmişti.
Normalde kapıda bulunan ömer abi yoktu. onu da bir ayrı severdim ya . Geçen yıl benim uzun süredir arkadaşım olan yeşim ile evlenmişti. O sıra okul belası ile uğraşırken düğünlerine , hatta kınasına bile uğrayamamak beni çok üzmüştü.
Ancak şimdi burdaki iki korkunç saygısız yarattık ömer abi değildi . Ve beni tanıyıp içeri almazlardı . Dedikleri gibi küçüktüm. Ama Henüz 17 yaşındaki bir kız için gayet olgun ve ağır başlı biri olduğumu düşünüyordum.
Tamam boyum kısa olabilir ama ben 17 yaşımdaydım ve ev
Adam beni duymayacağından elimi içeriye doğru işaret edip gülümsedim.
Uzun bir süre bana şaşkınca baktı. Aslında abim olduğunu söyleyip içeri girebilirdim . Ama bu iki yöndende işime yaramazdı.
Birincisi bu iki saygısız hulk kılıklı herifler bana inanmazdı. İkincisi abimin geldiğimden haberi olsun istemeyişimdi .
"İçeri mi girmek istiyorsun ufaklık ?"
Dedi dediklerimi hayret-i müşrit bir şekilde anlayabilmişti.
Yanındaki adamla gülmeye başladı .
onalar gülerken ben gözlerimi kısmış ve olağanüstü sinsiliğim ile içeriye doğru koşturmuş ve kendimi ilk bulduğum yere atıp gitmesi için beklemeye başladım.
