Bölüm 1: Dönüş

4.5K 207 60
                                        

NOT: MERHABAAA
UZUN BİR ARADAN SONRA BİRLİKTEYİZ.

SESSİZLİK'İ OKUMAYANLARIN BU KİTABA BAŞLAMAMASINI TAVSİYE EDİYORUM. ÇÜNKÜ KOPUKLUKLAR VE KAFA KARIŞIKLIĞI OLACAKTIR.

ŞİMDİDEN HERKESE İYİ OKUMALAR... SEVİLİYORSUNUZ:)

⭐⭐İkinci dipnot: kapak ve beni sabırla dinlediği için EKRITE YE çok teşekkür ediyorum 🙏

Dünya adaletsiz. Hayat adaletsiz. İnsanlar adaletsiz.

Yolda on kişiyi çevirip dünyanın adaletli bir yer olup olmadığını sorsak eminim en az yedi-sekiz tanesi adaletsiz bulduğunu söyler. Bu kişilere kendilerinin adaletli olup olmadığını sorsak yine çoğu adaletli olduğunu söyler. Peki öyle mi?

Çoğumuz adaletli olduğumuzu düşünürüz, empati yapabildiğimizi düşünürüz ve yine çoğumuz ön yargısız olduğumuzu düşünürüz. Ama bu imkansız. Çünkü insanız!

Ne olaylara durumlara ilahi bakış açısıyla bakabiliriz ne de insanların kalbine. Bu durum mümkün olmadığı içinde asla mutlak adaleti sağlayamayız. Bir çok durumu ve olayı olduğu gibi aydınlatamayız.

Bundan yaklaşık altı yıl önce bir kaza gerçekleşti. Mete abisini fizik tedaviye götürürken Rana'ya çarptı. Düğün hazırlığında olan Rana, yaşadığı kafa travması ile duyma merkezinin zarar görmesi sonucu işitme kaybı yaşadı. Bunun sonucunda nişanlısı Tarık tarafından terk edildi. Ehliyetsiz araç kullanıp kazaya sebep olmaktan Mete de hapse girdi.

Rana'nın babası, kızı nişanlısı tarafından terk edilince onu Mete'nin abisi Murat ile evlendirmek istedi. Bunun sebebi de Murat'ın kazadan iki yıl önce kızı Rana gibi bir trafik kazası yaşayıp tekerlekli sandalyeye bağlı kalması ve onun da sevgilisi tarafından terk edilmesiydi. Ah bir de ailesini Mete'den şikayetçi olmamaları için onlardan yardım istemesi.

Neyse ki Rana'nın babası haklı çıkmıştı. Rana ve Murat zamanla birbirlerinin yaralarını sarmış, birbirlerini sevmiş ve mutlu olmuşlardı. Bir de Umut isimli çocukları olmuştu. Rana tekrar duymaya başlamış, yüksek lisansını tamamlamış ve klinik açarak başarılı bir psikolog olmuştu.

Olaylara hep Rana açısından bakılmıştı. Peki ya Mete?

Kazadan birkaç sıyrık ile kurtulmuştu. Ama kendine gelmesi aylar sürmüştü. Hapse girmek fazlasıyla korkunçtu. Reşit kabul edilse de on sekiz yaşındaydı daha. Günlerce hatta haftalarca uykusundan titreyerek, sular içinde uyanmıştı. İlk başta uyku problemi çekmişti. Gözünü her kapattığında Rana'ya çarptığı an aklına geliyordu. O kızın arabaya çarpıp gözden kaybolması daha sonra birden cama düşüşü ve kayarak yere yapışması. Sonra da gelinliğin inişi. Bunu her gözünü kapattığında tekrar tekrar yaşıyordu. Korkunçtu, korkuyordu. Suçluydu. Abisini zorlayarak binmişti o arabaya. Ehliyeti yoktu. Ve en kötü tarafı kızı orada bırakıp kaçmaya çalışmıştı. Pişmandı çok pişmandı. Ve asla zamanı geriye alıp olanları değiştiremiyordu. Ölmeyi aklından defalarca kez geçirmişti. İntihar edecekti ama ailesini düşünüyordu. Bir yandan vicdanını susturamıyordu. Bu öyle berbat bir histi ki. Çok pişmandı ama hiçbir şey yapamıyordu.

Daha sonra Rana'nın sağır kaldığını öğrenmişti. Buna o kadar sevinmişti ki. O kız yaşadığı için çok sevinmişti. Ve bu birkaç gün sürmüştü. Ne kadar yaşadığı için sevinse de her müzik dinlediğinde yada her gürültüden rahatsız olduğunda Rana geliyordu aklına ve yine o berbat vicdan azabı içini dolduruyordu.

Aradan zaman geçmişti. Mahkeme günü cehennemdi onun için. Rana karşısındaydı. Şikayetçi olmamasını içinden ne kadar geçirse de bu isteği o kadar bencilce geliyordu ki. Kendini dünyanın en kötü insanı gibi hissediyordu. Rana karşısındaydı ve Mete ilk defa kendini bu kadar özgüvensiz hissederek ezilip büzülerek oturuyordu. Rana kendisine bakmıyorken onu izliyordu. Anlamaya çalışıyordu ne düşünüp ne hissediyor. Aslında belliydi ne hissettiği. Birkaç kilometre öteden o kızın mutsuz olduğu anlaşılırdı. Mutsuz, üzgün, yıkılmış. Ve şikayetçi olmamıştı Rana. Göz yaşları içinde şikayetçi olmadığını söylemişti. Mete şaşkınca Rana'ya bakıyordu ama Rana bir saniye olsun başını kaldırmamış sessizce ağlamıştı. Hakim ne söylüyor onu bile duymuyordu Mete. Şaşkındı, sevinemiyordu. Kalbi parçalanacaktı birazdan vicdan azabından. Yaşadığı suçluluk midesinin kasılmasına sebep oluyordu. Bir şeyler yiyebilmiş olsa belki kusardı ama boş mideyle onu bile beceremiyordu. En son herkes ayağa kalktığında Mete de onlara ayak uydurup kalktı. Bakışlarını ailesine çevirdi. Anne ve babası rahatlamış mutlu bir şekilde kendisine bakarken Mete'nin gözü abisine takıldı. O Rana'ya bakıyordu ve o da kendisi gibi mutlu değildi. O da bu durumdan huzursuzdu.

SESSİZ FERYADStories to obsess over. Discover now