❥One

4.4K 266 179
                                        

- Düzenlendi -

═══════════════════════
🧚‍♀ Marichat by larissa duygu 🧚‍♀
═══════════════════════

Kitaba başlamadan önce bir ricam var. Bu kitabı yazmak için çok uğraştım, ve şuan da yani 1 Haziran 2021 tarihinde kitabın 40k okunması var. Ama benim şu an sadece 300 takipçim var.

Bir dakikanızı ayırıp takip eder misiniz? <3

YAZAR NOTU: Arkadaşlar Allah aşkında ya da neye tapıyorsanız onun aşkında şu salak kitabı okumayın. İlk kitaplarımdan biri ve mantık hatası dolu ayrıca cringe akıyor bu yüzden uyarıyorum vaktiniz varken kendinizi kurtarıp çıkın bu kitaptan.

"Dönüşmek üzereyim gitmem gerek, hoşçakal kara kedi"

Yoyomu ileri doğru fırlatıp gitmeye hazırlanırken bileğimde ki el beni durdurmuştu. Yine başlıyorduk anlaşılan..

"Gitmesen"

İç çektim, ne yaparsam yapayım kimliklerimizin gizli kalması gerektiğini ona anlatamıyorum. Ya da o anlamıyordu..

"Kimliklerimiz gizli kalmalı, bunu biliyorsun" Küpemde ki son benek yanıp sönmeye başlamıştı. "Sadece bir dakikam var, üzgünüm" Yoyoma tutunurarak odamın terasına inmiştim.

İner inmez dönüşüp ve odama girdim. Ödevlerim, tasarımlarım ve üstüne yarın okulum vardı. Epey yorgundum. Artık bu akumalanlamalar beni gerçekten yoruyordu. Bütün düzenim bozulmuştu.

Cidden, evren artık benimde bir insan olduğumu hatırlamalıydı.

Evde kimse yoktu, annem ve babam bu akşam başbaşa yemek yiyeceklerini söylemişti. Aşağı inip yemek yemeye üşeniyordum ve ödevlerim yanı sıra tamamlamam gereken bir tasarım vardı.

Sandalyeme oturup defterimi açtım ve tasarımı zamanında tamamlamak için sadece 24 saatim olduğu için elimi çabuk tutmalıydım. Tabii ki yine her şeyi son güne bırakmıştım.. bu bana fazlasıyla yorgunluk ve kas ağrısına mâl olsa da artık umursamıyordum.

Saat geç olmuştu ve oldukça uykum vardı. Tanrım, Bu kadar strese nasıl giriyordum ben? İnsandan çok robot gibiydim. Her şeye aynı anda yetişmem gerekiyordu.

"Tak, tak"

Bakışlarımı önümdeki ödevden ayırıp sesin geldiği yere baktım.

"Gelebilir miyim?"

Tanıdık sesin geldiği yöne doğru döndüğümde camda duran kara kediyi görmeyi beklemiyordum.

"Kara kedi? Burda ne işin var?"

"Rahatsız ettiysem gidebilirim"

Yok canım ne rahatsız etmesi, alt tarafı yarın sabaha kadar ödevlerin ve tasarımların bitmesi gerekiyor.

"Hayır gelebilirsin, sadece bu saatte yanlız ne yaptığını merak etmiştim"

Camdan girip yatağıma oturdu. Aslında çizim yaparken yanlız olmaktan hoşlanırdım ama zaten yorulmuştum ve bu kendim için ürettiğim bir bahane olabilirdi.

"Saat çok geç neden uyumuyorsun?"

İnan bana bende şu an o oturduğun yatağın içinde ve sıcacık yorganımın altına olmak isterdim.

"Yarına yetiştirmem gereken bir tasarım var ve Bay Agreste zamanlamaya çok dikkat ediyor. Sen neden dışarıdasın?"

Derin bir iç çekti. Üzgün görünüyordu. Ve üzgün halinden hoşlanmazdım. Genelde şakacı ve neşeliydi ve onu bu şekilde daha çok seviyordum.

"Kafamda toparlamam gereken bir konu var ve birine anlatmam gerek sanırım ama bu saatte kimse uyanık olmadığı için senin yanına geldim"

"Nedir bu konu? yani özel değilse tabii?"

Sandalyemi yatağımın yanına yani kara kedinin karşısına çektim. Şu an kendimi psikolog gibi hissediyordum.

"Uğur böceği ile hiç şansım yok gibi görünüyor"

Hayır Marinette hayır, kendine acı çektirmemelisin. Sonuçta kimse kimseyi sevmek zorunda değil.

Doğrusu onun için üzülüyordum ama yapacak bir şey yoktu sonuçta ikimizde aynı şeyi yaşıyorduk. Onun benimle bir şansı yoktu ve benimde Adrien ile bir şansım yoktu.

"Neden başkasını sevmeyi denemiyorsun?"

Sanki aşktan yana şansım varmış gibi bir de tavsiye veriyordum.

"Bunun o kadar kolay olduğunu mu sanıyorsun?"

İnan bana kolay olmadığını en iyi ben biliyorum.

"Hem başkasını sevmeyi denesem bile, o kız beni sevecek mi? Ya o da beni sevmesse?"

"Eminim sana aşık olan en az bir kız vardır, sadece fark etmeye çalış uğur böceğini bir saniyeliğine bırak ve etrafına bak, eminim seni seven birileri vardır"

Bunları söylerken aklıma kara kediye onu sevdiğimi söylediğim gün gelmişti. Onu sevmesemde bu kimliğimi gizlemek için toz pembe bir yalandı.

"Marinette"

Dedi zarif bir sesle,

"Bana karşı hala bir şeyler hissediyor musun?"

Evet bazen toz pembe sandığınız yalanlar sizi zor duruma sokabiliyordu.

Bak tamam buraya kadar okudun bir hata yaptın ama Allah aşkına kaydırıp bir sonraki bölüme geçme. Akıl ve ruh sağlığın için bu en iyisi.. ama sen cringe seviyorum diyorsan gönlünce oku kardeşim.

 ama sen cringe seviyorum diyorsan gönlünce oku kardeşim

Ups! Gambar ini tidak mengikuti Pedoman Konten kami. Untuk melanjutkan publikasi, hapuslah gambar ini atau unggah gambar lain.
double knot, mlbTempat cerita menjadi hidup. Temukan sekarang