^1

44 1 0
                                        

Babamın işleri yüzünden Hollanda'ya taşımamız gerekiyormuş. Ama ben gitmek istemiyordum. İstanbul da mutluydum,hem yeni alışmıştım. Malûm babam ve işleri sağolsun haftada bir şehir değiştirir olduk. Ama bu sefer kalıcı olarak Hollanda da kalacakmışız. Zaten kafasını işten kaldırmazdı beni sevmezdi. Sanki ben onu çok seviyordum. Bana bir kere bile kızım demedi. Bende ona baba demez 'biyolojik' derdim. Annem desen bizi terk etti. Biyolojik valizini topluyordu ve bende öyle. Ama onunla gitmiyorum merak etmeyin ama İstanbul'da da kalmayı düşünmüyorum çünkü biyolojik ne yapar eder beni zorla yanına aldırdı. Türkiye'nin sayılı zenginlerindendik yani biyolojik öyleydi. Annem gitmeden önce biyolojiğe zorla da olsa benim adıma bir hesap açtırıp baya yüklü miktarda para yatırtmıştı. Annemi severdim ama o biyolojikten son zamanlarda tek bir ilgi bile görmediği için sonunda dayanamayıp gitmişti. Ne kadar onunla gitmek istesem de bana 'kızım iyi bir eğitim alabilmen için babanla kalman gerekiyo o senin her türlü ihtiyacını karşılayacaktır ama ben yapamam' demiş ve gitmişti. Anneme düşkündüm ve o gittikten sonra sapsarı olan saçlarımı full pembeye boyatmıştım ve vücudumun çeşitli yerlerine dövmeler yaptırmıştım ve bide göbeğimde kaşımda ve alt dudağıma piercing yaptırmıştım. Rahatıma çok düşkün ve hiçbir şeyi umursamaz olmuştum derslerim hariç tabii ki.  Ha bide klostrofobim var şşşt kimse duymasın...

(Boynunda resimdeki gibi kar tanesi dövmesi var ve bileğinde 'mom is not here anymore' (annem artık burda değil) yazıyor)

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

(Boynunda resimdeki gibi kar tanesi dövmesi var ve bileğinde 'mom is not here anymore' (annem artık burda değil) yazıyor).
Ewt burdan İzmir e gidecektim. Biyolojiğin adamlarının arasında benim de bir tane adamım vardı Ali.
Babamın beni bulamıycağı kuytu ya da ara sokaklarda olan bir ev satın almasını söylemiştim. Tek güvendiğim kişi oydu zaten. Biyolojik aşağıdan seslenince valizlerimi hizmetli yardımı ile aşağıya indirdim burdaki bütün eşyalarımı almıştım. Ve tam tamına altı valiz birde sırt çantası çıkmıştı. Ali benimle havaalanına gelecek sonra da geri dönecekti biletimi zaten almıştım. Biyolojiği beni görünce kapıya doğru yürümeye başladı önünde durdum. "Ben seninle gelmiyorum" dedim sesimin en soğuk haliyle. "Ne demek seninle gelmiyorum" diye bağırdı hiddetle biyolojik. Ah cidden şu an altıma sıçtım. Yani sakin bir şekilde söylese de aynı şekilde olacaktı. Kendini korkunç filan sanıyordu herhalde ama burdan bakınca *** benziyordu şimdi söylemiyim.
"Baya baya seninle gelmiyorum ben Fransa'ya gitmeye karar verdim." dedim. Sakın kafanız karışmasın tabii ki İzmir e gidecektim ve bunu biyolojiğe söyleyecek değildim beni başka yerlerde arayıp dursun. Kapıya yürümeye başladım. "Eğer gidersen bir daha beni görmezsin" dedi. Ah salak adam. Ciddi miydi bu. "Gerçekten mi o zmn koşarak gidiyorum" dedim. Sanki çok umrumdaydı hiç o senin baban filan demeyin bana. O adam benim babam filan değil annem gittikten sonra hem beni suçlamış hem de anneme çok benzediğim için bana işkenceler yapmıştı. Ama annemin tek hatırası olduğum için beni öldürmemişti aksi halde gözünü kırpmadan yapacağını biliyordum. Anneme her ne kadar belli etmese de onu sevdiğini biliyordum o yüzden şu an yaşıyordum.

Şimdi de bu adamı umursayacak affedecek ya da sevecek değildim.
Benim dediklerimle sinirden kıpkırmızı kesilmişti. "Benimle doğru konuş ben senin ba-" demeden bağırarak sözünü kestim. "KES! Sen benim babam filan değilsin! babaymış hah sikimin babası!" dedim ve tekrar kapıya yürüdüm. "Eğer gidersen kredi kartlarını iptal ettiririm" dedim. Bende "intihar ederim" dedim. Öyle paraya aşık salaklar dan değilim merak etmeyin ama para benim için önemliydi çünkü banka hesabımın şifresini biliyordu ve kredi kartları zaten onun üzerineydi. Yoksa sokaklarda b*k çukurunda yaşayacaktım. "Annemin hatırasına zarar vermek istemezsin değil mi" dedim ve birşey demesine izin vermeden evden çıktım. Böyle olacağını biliyordum bana zarar gelmesine dayanamazdı. Ah tabii ki dayanırdı sonuçta bana işkenceler yapmıştı. Ama ölüm kelimesi onun için fazlaydı. Ali valizlerimi bir kısmını bagaja bir kısmını da arka koltuğa koydu ben de ön koltuğa oturdum. Ali de yerine geçince havaalanına sürmeye başladı. Yolda tek kelime etmedi. Çok belli etmesemde Ali yi çok seviyordum. O olmayan abim gibiydi benden birkaç yaş büyüktü ve onu çok özleyecektim. Araba durunca geldiğimizi anladım. Saate baktım 22:40tı yani uçağa 20 dk vardı. Arabadan indik ve Ali valizleri çıkardı. İçeriye geçtik 15 dk sonra beklenen anons duyuldu. Ali'yle birbirimize baktık. Kolay kolay ağlamazdım hatta sıfır hiç ağlamazdım annem gidince ağlamıştım. Ondan sonra hiç. Ama şimdi gözlerim dolmuştu. Ve Ali yi ne kadar sevdiğimi fark ettim. Hemen ona sarıldım. "Hey minik ağlama sen asla ağlamazsın" dedi. "Bana minik demeni şu anda es geçiyorum ama seni özliycem" dedim gözyaşlarımı silerken. "Bende seni minik bende seni" dedi. Son kez sarıldık ve ayrılıp uçağa yürümeye başladım tekrar arkamı döndüm ve Ali ye el salladım. Sonra da yürümeye devam ettim. Uçağa binince yerime oturdum ve kafamı cama yaslayıp uçağın kalkmasını bekledim. Uçak havalandığında gözlerime inen ani ağırlığa dayanamadım ve karanlığa gömüldüm..😴

Bir saat sonra
Yavaşça gözlerimi açtım ve insanların uçaktan inmeye başladığını gördüm. Zamanlamam harika. Bu arada üzerimde garip bakışlar da vardı ve uçaktan indiğimde bakışların  artacağına emindim. Öyle de oldu. Dışarı çıktım ve valizlerimi aldım. Yolda yürürken görenler bir daha dönüp bakıyordu. Aah ahmaklar!
Taksi beklemeye başladım. 5-10 dk sonra geldi zaten. Şoför birlikte valizleri bagaja koyduktan sonra arabaya bindik. "Kızım nereye gidiyoruz" dedi tatlı bir amcaydı. Kızım demesi de cabası. Gözlerim dolacaktı neredeyse. Kendime gelip adresi gösterdim. Ali adresi bana mesaj olarak atmıştı. 20 dk sonra filan adrese -daha doğrusu yeni evime- gelmiştik. Amcaya ne kadar tuttuğunu sormadan 200 lük banknot uzattım. Amca gözlerini büyüterek baktı. Ben bu haline gülüp "üstü kalsın amca" adam mahçupca gülümsedi. Arabadan indim amca valizleri indirmemde yardımcı oldu. Ona kısaca bir teşekkür edip evimin olduğu sokağa girdim. Lan olm burası cidden ürkütücü ve kuytu bir yerdi ve evim tam olarak buradaydı. Ali ye böyle demiştim ama bu kadarda değil evlerin hepsi küçüktü bir tanesi hariç o onlara göre büyüktü. Muhtemelen oydu rahatıma düşündüm ve Ali de bunu biliyordu yani diğer evler bana göre çok küçüktü. Oraya doğru adımladım. Sokakta bir kaç kişi daha doğrusu 4 kişi filan vardı. Onlar beni fark etmemişti. Zaten pek tekin tiplere benzemiyorlardı beni fark etmemeleri iyi oldu. Şu anda bunları bir kenara bırakıp valizleri eve tek başıma nasıl taşıyacağımı düşünmeye başladım. Başka çare yoktu iki iki götürecektim. İlk önce büyükleri aldım ve götürdüm. Daha sonra diğer ikisini ve daha sonrada diğer ikisini. Kapının önüne gelince bir elimi kapıya yaslayıp nefesimi düzene sokmaya çalıştım. Cidden yorulmuştum. Anahtarı çantamdan çıkarıp kilidi açtım. Fena değildi. Koyu renkler yer alıyordu. Dışı gibi değildi en azından. Valizlerimi merdivenin başına getirdim ama biri dışında hiçbirini çıkartmadım. Evin aşağıya bakan terası da vardı. Of burda harika nargile keyfi yaparım ben. Evet gençler nargileye bayılıyorum burdan duyurulur. Çok seviyordum napam. Ali ye mesaj attım bir kaç gün içinde özel hazırlattığım nargilemi göndermesini istedim. Salak gibi onu unutmuştum. O gelene kadar yenisini alırdım. Yarın alışverişe çıkar alırdım ve tabii ev için de almam gereken ihtiyaçlar vardı. En önemlisi abur cubur tabii ki. Yarın çoook işim vardı. Hemen valizimi odama çıkardım. Odamı gerçekten beğenmiştim geniş ve ferahtı. Hem dar alan hem de kapalı alan klostrofobim varr. Hızlıca valizimi yere yatırıp açtım ve içinden pijamalarımı giyindim ve kendimi yatağa attım. Yemek yiyemediğim için sorun yoktu yani yersem sadece bir kaç lokma geri kalan da abur cubur çikolata filan yerdim. Ama pizza patates kızartması ve hamburgere bayılırdım arada bir tost. he bide tatlılara 😍. Gözlerimin kapanmasına direnmeyip kendimi uykunun kollarına bıraktım.
"Hadi gel uykucum sarılalım"

Ewt ne düşünüyorsunuz kabusçuklarım.
Bölümü beğendiniz mi ??
Yorumlara düşüncelerinizi yazın bu benim için çok önemli 👍
Yıldızı boyamayı ⭐⭐ ⭐ ve yorumlarınızı 💬unutmayın.

Yeni bölüm yarın gelicek 😉

1178 kelime'

ÖPÜLDÜNÜZ 💕💕💕💋

~Senden Nefret Ediyorum~Where stories live. Discover now