Fırtına
Fırtınalı bir gündü. Ağaçlar köklerinden ayrılıyor, çatıdaki kiremitler rüzgarla uçuşuyordu. Denize açılmış olan denizciler ise bazıları kayboluyor, bazıları ise şans eseri kurtulabiliyordu. Halk ordan oraya canı pahasına koşturuyordu...
Fı...
Merhaba arkadaşlar bu benim ilk hikayem fazla sevilmez ise silebilirim hatalarım için çok özür dilerim iyi okumalar
Fırtına Fırtınalı bir gündü. Ağaçlar köklerinden ayrılıyor, çatıdaki kiremitler rüzgarla uçuşuyordu. Denize açılmış olan denizciler ise bazıları kayboluyor, bazıları ise şans eseri kurtulabiliyordu. Halk ordan oraya canı pahasına koşturuyordu...
Fırtına sonrası Halk yavaş yavaş toparlanıyordu. Kayıplarını saymazlarsa mutlulardı çünkü fırtınanın etkisiyle balıklar kıyıya vurmuştu halk ise bundan yararlanıp balıkları sepetleri dolduruyorları.
Y/N'den Evet ben bir deniz kızıyım dün akşamüstü yaşanan bir fırtınayla (böyle bir yer düşünün) kendimi mağra tarzı bir yerde buldum. (Resimdeki oyuk)
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
İnsanlar gelmeden burdan uzaklaşmam gerekiyordu. Kalkmaya çalıştığımda kalkamadım kuyruğum bir kayanın altına sıkışmıştı ellerimle kayayı itmeye çalıştım ama olmadı belki kuyruk yerine bacaklarım olsa burdan gidebilirdim ama çok geçti çünkü önümdeki oyuktan bana şaşkın bir şekilde bakan 5-6 tane 35-45 yaşları arasında adamlar duruyordu. Bana böyle bakmalarını istemesemde onlara hak veriyordum. Kendi aralarında fısıladaşıyorlardı ama biri bana yönelip kayayı zor güç iktirdi ve beni kucağına aldı. En son bir yere gidiyorduk ama güneş ışıkları gözlerimi açmamı engelliyordu sonrası karanlık...
Uyandığımda minik bir göletin içinde etrafı ağaçlarla çevrili bir yerdeyim. Etrafımda 6 tane adam vardı ve hepsi bana şaşkın ve meraklı bir şekilde bakıyorlardı. Ben onlara bakmaktan çok etrafımdaki ağaçlara bakıyordum. Sonra arkadan bir kişi daha geldi diğerkinlere göre daha usturuplu giyinmişti. Bana yaklaşıyordu tam dokunacakken biri
"dikkat edin efendim"
demişti adam ise heyecan ve korku içinde
"Ödümü kopardın ne oldu"dedi.
"Derlerki dikkatsizce dokunursanız, denizkızları ruhunuzu alıp hafızanızı silermiş"
Aralarında konuşuyorlardı ama ben dinlemedim.
"Duyduğuma göre denizkızları kendilerini böyle savunurmuş"
Onlar konuşurken ben önüme dönük onları takmadan etreafıma bakıyordum.
"Ayrıca denizkızlarına dokundukları için deliren denizciler varmış"
"Hiç farketmez. Ben de zaten denizkızına ellerimle dokunmak kılıcımla dokunurum" Dedi
Bunu demesini nedense duymuştum yüzümü hafifçe onlara döndürüp yan gözle onlara baktım biraz korkmuştum çünkü yanımda hiçkimse yoktu. Güzel giyimli adam
"Anladı mı" Dedi yok anlamıyom ben sağırım tabi ki anlıyorum. Onlara bakmamın üstünde kalmayıp
"Neyse, bugün sizlere büyük bir ödül vermeyi düşünüyorum" dedi. diğerkinlerse eğilip "sağolun" dediler. Etraftakinler yavaşça dağılırken güzel giyimli adam birisine seslendi.
"Seong, ziyafet hazırlığı iyi gidiyor mu? "dedi. Ne ziyafeti merak etmiştim açıkçası. Seong denilen adamsa kafasıyla onlaylayıp
" Evet" Dedi.
Adamda karşılık olarak "Yeni muhtar ne zaman geliyor? "Dedi
Evet arkadaşlar burda bitsin umarım ilk bölümü beğenmişsinizdir en yakın zaman da yeni bölümü atmaya çalışacağım bu hikayeyi " Legend Of The Blue Sea " dizisinden doğaçlama yaparak yazdım görüşürüz