Medya:Sude
1.Bölüm:Alış
İçimize atmaya barış diyoruz, terk edip gidene de alış diyoruz.
---
Üzerime ruhsuzca okul formasını giydim.
Amerika'dan döndüğümü bilmeyen abimin tepkisini merak ediyordum ama asıl merak ettiğim oydu.Yutkunurken aklıma getirmemeye çalıştım.Sakin olmalı, hiçbir şey belli etmemeliydim.Kimse bilmemeliydi.Lavin'i -kuzenimi- iyiki tembihlemiştim.
Düzleştirdiğim saçlarıma bakarken gözüm bileklerime kaydı.Dikiş izlerini kapatmayı unutmuştum.Elime aldığım fondötenle bileklerimdeki izleri kapadım.
Merdivenlerden inerken aklıma gelen şeyle dondum.O günkü gibi değildi belki ama o sandalyeye çok benziyordu.Dolan gözlerimi tavana diktim ve 10'a kadar saydım.
Böyle giderse eski okuluma geç kalacaktım.Durmayı bırakıp salona indim.
Göz göze geldiğim Lavin beni süzmüş ve göz kırpmıştı.Gülümsedim.
Annem "Ah kızım! Amerika ellerinde zayıflamış, süzülmüş kalmışsın." dediğinde kaşlarımı çattım."Kilom aynı anne hatta kilo almış bile olabilirim."
"Sus, anneler her zaman doğruyu bilir." dedi Muzip bir tavırla "Aksi iddia edilemez." diyen babam gazate okuyordu.
Aşağı inen Arel ile gerildim.Lavin hissetmiş gibi elimi tutup sıktı.Sanırım o olmasa atlatamazdım.
"Kimleri görüyorum." dedi Arel kızgın bir alayla.
"Yüzsüzmüsün kızım sen ya bide bizim okulun formasını giymiş. Seni bizim okuldaki erkekler kesmedi hadi Amerika'dakilerde mi kesmedi.?"
Dudaklarımı ısırırken babam lafa dahil oldu."Hadsini bil Arel sofra başında kardeşinle düzgün konuş."
"Benim tek bir kardeşim var o da Ateş, bu tarafından bir mesajla terkedilen Ateş.Şuna benim kardeşim deyip durmayın."
Ayağa kalktım sandalyenin yanındaki çantamı alıp giderken annem "Daha hiçbir şey yemedin yavrum."dedi.
" Ben doydum anne. "
Evden çıktım, arabama binip okula doğru sürdüm.
İçimden bir ses okulda çok daha büyük bir karşılaşmanın beni beklediğini fısıldıyor.
---
Arabamı park edip okula doğru yürürken banklarda oturan kızlardan biri beni görüp ağzındaki çayı püskürtü verdi.Yüzüm anında buruşurken birinin "Hassiktir! Sude! Ateş'e haber verin."dediğini duydum.
' Vermeyin keser o deli bizi. 'diyen iç sesim hiç yardımcı olmuyordu.
Gördüğüm Mert ile küçük buruk bir tebessüm geliverdi bi anda.Bana baktı başını iki yana sallayıp gitti.
Mert bile benimle konuşuyorsa çok büyük sıkıntı vardı.Derin bir iç çektim.
Yanıma gelen Ece'ye baktım.Bir insan hiç mi değişmezdi?
"Ooo sürtükella hazretleri dönmüş ama boşa dönmüşsün Ateşle çıkıyoruz."sözleri canımı yakmıştı.Bana ömrüm diyen dudakların başkasını öpüyordu.
"Hep böyledin daima benim eskilerimle yetinirdin." dedim ama bunu Ateş için söylememiştim.
Lakin arkamda Ateş'in olduğunu bilemezdim.
Tüm okul bizi izlerken Ateş alkışlamaya başladı."Muhteşem kelimeler tam senlik." dedi.
Arkasından gitsemde işe yaramazdı.Çünkü yıkılış bir yıl önce başlamıştı.
1 yıl önce
"Ateş! Bunda binelim." dediğimde sırtında olan bana baktı.
"Miğden bulanmasın ömrüm. "
"Şimdi ben kesin kusarım vazgeçtim.Yemek yemeye gidelim acıktım."dedim."Pekala öyle yapalım o zaman güzelim de belim ağrıdı insen mi?"
"Ayy! Dur iniyim."dedim ve yere indim.Dudaklarına kısa bir öpücük kondurup şoförün açtığı kapıdan içeri geçtim.
---
Yemek yemiş yürüyerek geziyorduk.Arabadayken çalgıcı görmüş ama inememiştim.Bu yüzden biraz sinirliydim.
Bir anda Ateş iki elini alıp belime yerleştirdi."Şarkıya ihtiyacımız yok güzelim gözlerin bana gerçek şarkıyı söylüyor."dediğinde sırıttım.
" Öyle mi Ateş Bey. "dedim cilveli bir şekilde beceremediğim cilveme sırıtıp" Ahh! Bir evlensek sana neler yapacağım. "
" Çok ayıp! Çok çüş! Çok yuh! "dedim belki fazla çocukçaydım bilyordum ama umrumdada değildi.
" Eve gidelim mi ömrüm?"
" Gidelim. "dedim.Yavalça eve yürümeye başladık.
---
Ateş beni eve bırakıp gitmişti.Telefonuma Berat'tan -eski üvey abimden- mesaj gelmişti.
Bizim depoya gelir misin?
Kötü bir şey mi oldu?
Gelince anlatırım.
Tm.Geliyorum.
Yazıp depoya doğru yola çıktım.Depoya geldiğimde Berat'ın ve arkadaşlarının burada olduğunu gördüm.
Sanırım içmişleri rakı, mezeler vardı. İğrenç bir rutubet kokusunu da unutmamak gerekti.
"Beni neden buraya çağırdın?" dedim."Eğlence için tabii." diyip pis bir kahkaha attı.
"Ayılınca konuşuruz."dediğimde arkadaşlarından biri"Kızın bu kadar nazlı ve güzel olduğunu söylememiştim. "dedi sanki o sarhoş değil gibiydi. Çakırkeyfiydi.
"Bırak canını yakarım."dedim, bırakmayınca tekme attım.Dövüşmeyi biliyordum ama diğerleri de üstüme gelince direnemedim.Telefonum çalıyordu.Adamlardan biri arka cebimdeki telefonu alıp fırlattı.Deli gibi tepinip çığlık atıyor bırakmaları için yalvarıyordum.
Ama 6 kişilerdi.Üzerimdeki gömleğin yırtıldığını ve düğmelerini yere düştüğünü gördüm.Kaçmak zorundaydım.
Pantolonumu çıkaran adamın ayağındaki çakıya baktım ve kaptım.Çakıyı çakırkeyf olan adama ani bir şekilde sapladım.Bu nefsi müdafaaydı.Kilodumu çekiyordu.Onun çığlıkları ile çığlıklarım karıştı.
O gün orada iki kişi öldü.
Biri kan kaybından
Diğeri ise ruhunu kaybetti.
Ruhsuz kalan yıkım oldu ve 6 ay sonra 2. cinayetini işledi.
---
Bölümü bitirmiş saati:
Kitaba başlayış tarihi:
Sevenler:
Sevmeyenler:
Açıkçası neden yazdığım konusunda fikrim olmayan bir kurgu, bir anda çıkıverdi.
Umarım beğenmişsinizdir.
ESTÁS LEYENDO
SUDE [LİSE SERİSİ 1]
Novela Juvenil"Cemal Süreyya'nın dediği gibi Ateş aynı şehirde sen varsın ben varım biz yok-" sözümü elleri kesti. "Namık Kemal'in de bir sözü var güzelim biliyor musun?" --- Gök kadının çığlığına ağladı.Mayıs ayında hiç olmadığı kadar yağmur yağdı. Kadının çığl...
![SUDE [LİSE SERİSİ 1]](https://img.wattpad.com/cover/226084050-64-k479827.jpg)