İfadesiz gözlerimle göğüslerini resmen gözüme sokmaya çalışan kıza baktım. Kafamı çevirmemle sinirlenmiş ve gitmişti. Şu an cehennemde gibiydim. Yanıyordum ve gömleğimin üstteki 2 düğmesini açtım.
Jeongguk hızlı adımlarla yanıma gelip kolumdan tutarak beni kaldırmıştı. "gel hadi Jimin seni soruyor" cevap vermeden ayağa kalktım ve kolumu çekiştirmesine izin vererek ayağa kalktım.
Tamamen beyazdan oluşan ve az eşya olan odaya girdiğimde yüzüme en inandırıcı gülümsememi yerleştirdim. Jimin beni gördüğünde gülümsedi ve bana doğru birkaç adım attı. Tam karşımda durup gömleğimin dakikalar önce açtığım iki düğmesinden altta olanı tekrar ilikledi. Bu sırada köprücük kemiklerimin ortasına hafifçe değen soğuk eliyle aldığım nefesi geri verememiştim.
En ufak bir dokunuşunun benim için kalp krizi sebebi olması haksızlıktı. Fazlasıyla mükemmeldi ve gerçek olduğuna inanamıyordum. Onu 6 yıldır seviyordum. İlk tanıştığımızda henüz lise 2. sınıftaydık ve o zamandan beri beni en iyi arkadaşı olarak görüyordu. 6 yıl ondan hiçbir karşılık beklemedim. Zaten onu sevdiğimi de bilmiyordu.
Daha 2 ay önce barda sarhoşken ne yaptığını bilmeden beni öpmüştü. O an hiç hareket etmemiştim ama sonra pişman olmuştum. Karşılık verseydim en azından hayatımda bir kez yaşamış olurdum bunun mutluluğunu. Sonuç olarak bunları unutmuştu.
Ben öpücüğün etkisinden çıkamamışken ertesi gün Jeongguk onun mezuniyetten 1 ay sonra Chaeyoung ile evleneceğini söylemişti. Mutlu olacağını bildiğim için bunun beni üzmesine izin vermemeye çalıştım ama sonuç ağlamaktan kızaran gözlerim ve evimde oluşan sümüklü peçetelerden bir dağ olmuştu.
Gözlerimin önünde sallanan eli görmemle irkildim ve elin sahibine baktım. "iyi misin Yoongi?" Birkaç saniye dediklerini idrak etmeye çalıştıktan sonra konuştum. "i-iyiyim sorun yok"
Bir süre inanmamış gibi gözlerini kısarak yüzüme baktı. Ciddi ifademi bozmadığımda ise dudaklarını büzüp arkasındaki sandalyeye oturdu.
Ben de odadaki tekli koltuğa oturup içeri baskın yapar gibi giren Hoseok, Jeongguk ve aptal kuzenime göz devirmiştim. Hoseok yaklaşıp saçımdaki nerden geldiğini bilmediğim konfeti tanesini alırken Jeongguk ve Taehyung Jimin'in yaka iğnesini takmıştı.
İç çekerek bir insanın nasıl bu kadar güzel olabileceğini düşünürken Hoseok bu halimi fark etmiş ve burukça gülümsemişti. O ve Taehyung biliyordu. Yerimden kalkıp Jimin'in yanına gittim ve gülümsedim.
"bu kadar çabuk yuvadan uçmanı beklemiyordum" dediklerime gülüp Jeongguk'un ellerini üstünden itmişti. "geç kalan sensin" ben de ayı şekilde gülüp geçmesi için yolu açtım. O odadan çıkarken ben de sağımdaki aynadan kendime baktım. Yüzümdeki hafif makyaj günlerce ceset gibi yaşamanın hediyesi olan soluk tenimi ve mor göz altlarımı gizliyordu. Zaten beyaz olan tenim gri gibi görünüyordu.
Kendimi incelemeyi bırakıp odadan çıktığımda benim bulunduğum taraftaki kapıya doğru ilerleyen gelini gördüm.
Yani Chaeyoung'u.
Ben olduğum yerde hiç hareket etmezken elindeki çiçeği yalandan olduğu bariz belli bir şekilde yere düşürüp önümde eğilerek almıştı. Üstünde nedenini bilmediğim bir şekilde gelinlik yoktu ve resmen bana sürtünmek için büyük bir çaba gösteriyordu.
YOU ARE READING
Daisy | Yoonmin
ChickLitBenim papatyalarım soldu Jimin. Onları hissedemiyorum. Bu yüzden, mezarıma 21 tane papatya bırakmanı istiyorum senden.
