1 : Defterini düşürdün

254 19 15
                                        



Doğrusunu söylemek gerekirse ne yaptığım hakkında gerçekten bir fikrim yok ahsksmdk
.
Az önce altı aydır falan üzerinde uğraştığım kurgumu dizgiye gönderdim, Katil'e de yeni bölüm attım, baktım can sıkıntım da geçmiyor.
Sonra YouTube'a girdim, öyle dolanıyorum falan derken Prom Queen dinlerken buldum kendimi, sonra düşündüm, ben bunun hakkında bir şeyler yazmalıyım!!!
.
Bu arada kitap yarı texting  olucak
.
Sooooo
Here goes nothing
.
.
.

10 sene önce (5-6 yaşlarında oluyorlar burada)

Yaşadığı sokakta bulunan oyun parkı Marinette'in Paris'teki favori mekanıydı. Gün içerisinde kimseye haber vermeden sıvışır, elinde birkaç parça kağıt ve kurşun kalemiyle parka gider, o küçücük boyuyla Eyfel'i gören banklardan birine uzanarak çizimler yapardı.

Kim ve arkadaşları tarafından salıncaktan indirilmeye çalışan sarışın çocukla ilk tanışması da bu parkta olmuştu. Başta hiç müdahale etmeden çocuğun kendisini savunmasını beklese de sarışın Marinette'i hayal kırıklığına uğratarak ağlamaya başlamıştı. Küçük kız, başkalarının ağlamasından nefret ederdi.

Elindeki kağıtla kalemi banka bıraktıktan sonra salıncaklara doğru ilerledi. Kaşlarını çatarak suratına kızgın bir ifade yerleştirdikten sonra konuştu. "Kim, neler oluyor burda? Neden ağlatıyorsun arkadaşımı?" Parktaki çocuklar küçük kızı tanıyorlardı ama pek sevdikleri söylenilemezdi. Marinette'den korkuyorlardı ama bunun nedeni onun kavgacı olması ya da geçmişte yaptığı korkutucu bir hareket değildi, eğer ona bir şans tanısaydılar kızın ne kadar tatlı biri olduğunu fark edebilirlerdi.

"Yok bir şey, Marinette. Biz de zaten gidiyorduk." Dedi Kim sinirle. Marinette de otuz iki diş sırıtıp arkalarından el salladı. "Görüşürüz!!"
Ardından salıncaktaki ağlayan çocuğa yöneldi, belli ki buralardan değildi ya da yeni taşınmıştı, onu bu parkta ilk kez görüyordu. "Hey! Bu kadar sulugöz olma!" Diyerek eliyle çocuğun göz yaşlarını sildi. "Adın ne senin?" diye sorduğunda sarışın çocuk, titreyen sesiyle cevap verdi. "Adrien."

Günümüz

Marinette, çalan zilin sesiyle başını sırasından kaldırıp esnedi. Daha sonrasında onu izleyen bir çift gözü fark ederek gülümsedi. "Birileri beni mi özlemiiiş?"
Luka, sevgilisine gülümseyerek sorusuna cevap verdi. "Özledim tabii, iki gündür kayıpsınız hanımefendi." Marinette dudaklarını büzdü. "Bütün şu Uğurböceği olayları çok fazla zamanımı alıyor, biliyorsun."

Uğurböceği, Marinette'in başrolünde oynadığı televizyon serisinin adıydı. Liseli genç bir kızın Paris'in kahramanına dönüşüp süper kötüleri yenmesini konu alıyordu ve çekimler yüzünden Marinette'in neredeyse hiç boş vakti kalmıyordu.

Luka "Bugün bir şeyler yapmaya ne dersin?" Diye sorduğunda Marinette başıyla onu onayladı. Pazartesi günleri çekimi olmuyordu.
"O zaman sen hazırlan, ben bahçede bekliyorum." Diyerek sınıftan çoktan Luka'nın ardından Marinette de deri ceketini giydi ve sırt çantasını taktı.

Dersin büyük bir çoğunluğunu uyuyarak geçiren Adrien Agreste, başını sırasından kaldırdığında sınıfta sadece iki kişinin kaldığını gördü, ardından Luka sarışın gencin yüzüne bile bakmadan sınıftan çıktı. Adrien arkasına dönerek eşyalarını toplayan Marinette'i izledi. Kısa bir süreliğine göz göze gelseler de genç kız da tıpkı sevgilisi gibi sarışın çocuğu görmezden gelerek çantasını omzuna taktı ve sınıftan çıktı. Adrian arkasından birkaç kez seslenmişti ancak geri dönen olmadı.

Keşke dönseydin Marinette, defterini düşürdüğünü söylemek istemiştim sadece.

Adrian eğilerek genç kızın çantasının açık olan gözünden düşen defteri aldı ve kendi çantasına koydu.

.
.
.
Yazım ve yayın tarihi:
29 Nisan 2021

Mucize: Balo Kraliçesi (Texting'imsi)Stories to obsess over. Discover now