1🍷

395 18 6
                                        



"Bi tane tuzlu kahveni alırım güzellik" dedi yavşak bir ağızla. Sabır diledim. Burda çalışmaya başlayalı 1 ay olmuştu ama nerdeyse 50 kişiyle böyle kavga etmiştim. Kovulursam biterim! Kovulursam biterim! Kovulursam biterim!

"Tamam Nisa sen diğer masalara bakabilirsin arkadaşın siparişiyle ben ilgileneyim" dedi Enes abi. Minnet içeren bir ifadeyle ona baktım ve diğer masalara göz attım.

"Pardon bakabilir misiniz" diye bir ses duyunca direk o masaya ilerledim.

"Buyrun ne alırsınız kızlar" dedim. Masada 5 kız vardı ve hepsi bana küçümseyerek bakıyordu. Bense çalışmakta mutluydum. Kör bakışlar beni asla ilgilendirmezdi.

"Biz iki milkshake 3 kahve alalım kahvelerin ikisi orta biri az şekerli olsun" dedi. Kafa sallayıp not defterime yazdığım servisleri içerdeki melikeye ilettim ve kasa bölümüne gidip oturdum. Nerdeyse hiç oturmamıştım bugün.

"Herif işyerinde olmasa ağzını götüne sokardım ya" diye söylenerek yanıma geldi enes abi.

"Abi harika küfürlerinle formdasın bugünde"diye dalga geçtim. Aslında benim için sorun değildi çünkü gerektiğinde bende sövüyordum millete.

"Ya Nisa dalga gecme bak resmen yavşıyo p*ç ya" dedi. Kahkaha attım. Tabi bu herkesin dikkatini çekti ama bu benim umrumda değildi. Zaten burdaki kimseyle birdaha karşılaşmıycaktım.

"Gülme sende sesli sesli " diye bide bana azar atınca melikenin hazırladığı servisleri alıp masalara yöneldim. Önce kızların milkshaklerini ve kahvelerini verdim daha sonra en arkalara doğru masa 28 in sade kahvesini verdim. Kapşonlu  bi adam hiç çıkarmamıştı kapşonunu ve ben masaya kahveyi koyunca direk kendine cekti bardağı.

"Afiyet olsun" dedim ama karşılık alamadım. Bende kafaya takmayıp eski yerime adımladım. Tam bu sırada müşterilerden biri ayağa kalktı ve ben maalesef onu geç fark ettim. Sonrası iste kargaşa falan filan.



20.37

Eve girer girmez anahtarı anahtarlığa attım ve içeri adımladım. Yalnız yaşıyordum çünkü ben daha çokk küçükken annem ve babam beni yetimhaneye bırakmışları. Daha 8 yaşımdaydım. Zor baş ettim kimsesizlikle ama evde yalnız yaşamıyordum. Birde gofret vardı. Benim küçük diyemeyeceğim köpeğim.

"Gofret ben geldim oğlum" diye odama doğru seslendim. Birkaç tıkırtı sesinden sonra koşarak üzerime gelen gofret görüş açıma girdi. Önümde eğilen başını tuttum ve mıncıklayarak sevdim.

"Demek sen evde çok sıkıldın. Hadi koş tasmanı getir senle gece turu yapalım" dedim. Eğitimli bir köpek olduğu için hemen getirdi tasmayı ve onu bağlayıp attığım anahtarı geri aldım ve kapıdan çıkıp kitledim ve yan yana yürümeye başladık.

"Eeee annecim bugün bensiz naptın bakalım. Biliyorum seni bu hafta boşladım ama 3 gün tatilim var. Birlikte vakit geçirebiliriz"dedim. Bana bakarak havladı ve hızlandı. Gülümseyip kafa salladım ve onla birlikte bende kafa salladım. Birlikte mahallenin parkına gittik. Hava karardığı için parkta çocuk dahil kimse yoktu. Ben banka oturdum ve oda yanıma oturdu. Kafasını dizlerime koyucak şekilde uzandı bende kafasındaki tüyleriyle oynadım.



Daha sonra tam karşımda bir hareketlenme oldu. Birileri karşı banka oturmuştur diye kafamı kaldırıp bakmadım. İnsanlarla gereğinden fazla göz teması kurmayı sevmezdim.


Gofret bir anda ayaklanıp karşıya bakarak havlamaya başladı. Kafamı kaldırıp baktığımda kafamdan aşağı buz gibi su dökülmüş gibi titredim. Tam karşımda bugün kafede sade kahve isteyen adam oturuyordu. Gözleri sadece beni takip ediyordu. Yemyesil gözleri vardı ve metrelerce uzaktan belli oluyordu.

"Hadi gofret gitme vakti annem" dedim ve koşarcasına eve yöneldim. Bu adam ya beni takip ediyordu yada tesadüfler beni çağırıyordu. Ama 2. ihtimal pek mantıklı gelmedi. Arkama dönüp baktığımda yerinde olmadığını gördüm. Tamam endişelenmeme gerek yok evine dönmüştür!


Eve vardığımda kilidi bi kere çevirdim kapı hızla açıldı. Kendimi içeri atıp kapıyı hızla kapattım ve nefeslenip gofrete yöneldim.


"Annecim senide korkuttu dimi o yeşil göz. Merak etme ben seni korurum"dedim. Ama daha çok gofretin beni koruyucağı gibi duruyorduk.


"Sadece bir tesadüf. Sakin Nisa" dedim ve gofretin tasmasını çıkarıp koltuğa attım. Bu sırada çalan telefonum beni korkutmuştu çünkü sessiz alanda birden ses gelmesi herkesi korkuturdu. Telefonu elime aldım ve arayan kişiyi okuyup mutlulukla aştım telefonu.

"Cellat bey nasılsınız" dedim mutlulukla şakıyarak.


"İyiyim Nisa hanım siz"dedi o da beni taklit ederek.

"Cellat ya Allah çarpsın küscem bak sana valla nasıl kankasın lan sen iki ev yanında oturuyorum 1 haftadır ugradığın yok. Küsüşücez bak" dedim sesimi incelterek.

"Sus kızım suz tiki kızlar gibi ıyyy" yaptı. Kahkahama engel olamadım.

"Sen gülmede. İğrenç gülüyosun. O yüzden sapsın sen aptal gibi bol kıyafetler giyip iğrenç gülüyosun" dedi. Ona inat kahkaha attım bidaha.


"Fizigimi öne sürmek istemiyorum cellat. Zaten kafede tuzlu kahve isteyen isteyene" dedim. Bir (!) küfür savurdu. Yine kahkaha attım.


"Kızım ben sana gülme demedim mi" dedi. Telefonu tezgaha bıraktım ve buzdolabına yoneldim.

"Aptal önerilerine 3 senedir kulak asmıyorum biliyorsun degilmi" dedim. Ağzının içinde homurdanırken bende buzluktan çıkarttığım yaprak sarmaları ocağa koydum.

"Cellat eda ablama sorda izin verirse bana gel yaprak sarma yaptım oturur gömeriz senle" dedim. Bu sırada salata yapmak için marul domates falan çıkardım.

"Allahım Nisa naptın beni kalbimden vurdun. Ama maalesef evde değiliz biz. Babamın toplantı yemeğindeyiz. Boş işler bunlar. Hava alma bahanesiyle restoranın önünde kız kesip senle konuşuyom knk" dedi. Sondaki kelimeye vurgu yaparak. Ağzımın içinde homurdandım.

"Abaza"dedim a'ları uzatarak. O da bende kahkaha attık.

"Neyse Nisacık ben içeri gidiyorum götüm dondu yarın tatil sonuçta seni belki gezmeye çıkarırım" dedi. Gülümsedim. Anca yan mahalleye giderdik.

"Tamam cellatcık gir içeri selam söyle sizinkinlere" dedim. Ve vedalaşıp uzun konuşmamızı bitirdik. Gofretin mama kabını kontrol edip suda ekledim ve ocağın altını kapatıp salatayı sofraya koydum.


"Yanılıyor aslında. Sana kahkaha atmak çok yakışıyor Nisacık"


Şokla arkamı döndüm.



Diğer bölümde görüşmek üzere.




ŞARAP KIZILI -TAMAMLANDI-Stories to obsess over. Discover now