hills

10 1 0
                                        

Sessiz gece, kutsal gece,
Herkes senin çevrende,
Her şey parlak ve sakin,
Kutsal ve tatlı yavru
Huzur ile uyu.
Huzur ile uyu.

Sessiz gece, kutsal gece,
Çobanlar başında nöbette
Uçmaklardan taşar kayra,
Melekler der Halleluya,
Kurtarıcımız doğdu,
Kurtarıcımız doğdu.

Sessiz gece, kutsal gece
Tanrı'nın oğlu, sevgi'nin duru ışığı,
Yüzün nurla ışıltılı,
Sen doğdun zulmet bitti,
Bizlere nur doldu,
Bizlere nur doğdu.

gıcırdayan kapının ürpertici sesi rutubetli odada yankılandı. yalnızca, geniş odanın karanlığında titreyen bir mum alevinin etrafı aydınlıktı. mum ışığı da tıpkı kız gibi korkudan titriyordu. mum ışığı sarı kahküllerini aydınlatıyordu.
eski tahtanın üzerindeki adım sesleri yaklaştıkça nefesi sıklaşıyordu. pencereden sızan ay ışığı çok daha zayıftı mum ışığından. sadece adamın yüzünü aydınlatmaya yetiyordu. sarı kahküllerinin altından mavi gözleri adamın üzerinde gezinirken adam bağırdı ve mavi gözlerini göz kapakları örterken kirpiklerinin arasından bir damla yaş düştü.

"neden gözlerini bağlamadın? bağlamazsan gözlerini oyacağımı söylemiştim!"

mavi gözlerini daha sıkı kapattığında suratına inen tokatı hissetmeyeceğini düşündü. ancak elini yanağına götürüp acısını hissedince ne kadar yanıldığını anladı.

"ağlama küçük kız. bu adam senin için en iyisini ister." dedi adam titreyen bir sesle. detone bir sesti bu ancak üzüntüsüyle alay ettiğini anlamıştı Angelica.

adam cüppesinin kollarını sıyırmaya başlamadan önce şu sözleri söyledi,

"demek anne ve babana benim seninle zorla beraber olduğumu söyledin! bunun seni ne kadar çekici yaptığını anlatamam Angelicam."

sarı saçlarını arkadan örmeyi severdi kız. ucuna gözleriyle aynı renkte mavi tokalar takardı. sık sık aynada doğumgününde verilen tokalara gözü takılırdı. adamın da gözü tokalarına takıldı. cüppesinin kollarını sıyırdıktan sonra eli kızın tokalarına gitti. çok severek taktığı tokaları yerde gördü kız. ancak fazla bakamadan gözünde bir karartı belirdi. ardından başında büyük bir acı hissetti.

"sen bağlamazsan canın daha çok yanar güzel kız." dedi adam ve bezle kızın kafatasını iyice sıktı. ardından sıkı bir şekilde düğüm attı.

"gözün kapalıyken beni göremezsin ama bedenine yaptıklarımı hissedersin. tanrı'ya şükret seni kutsadığım için."

•••

"hayır! bu mümkün olamaz!"

çığlık atan kadın nihayet açmıştı gözlerini. yüzü terden ıslanmıştı ve boynu dahil gerdanı da aynı şekilde ıslaktı. gözlerini açtığında hala trende olduklarını gördü ve derince bir iç çekti.

karşısındaki koltukta oturan adam epey paniklemiş gibiydi,

"Penelope iyi misin?" diye sordu kadının elini tutarak.

kadın gözlerini aralarında bulunan masadaki kağıtlarda gezdirdi. fazla kullanılmış solgun kağıtlar ve üzerindeki yazılar. klasik Arial Black'le yazılan kağıtlarda bir kaç fotoğraf karesi de vardı elbette.
"hills cinayetleri"

kadın derince bir iç çekti ve camdan dışarı baktı. orman sessizdi ve pusluydu. ancak yeşili elbette göz alıcıydı.

"ilk çalışmam biraz ürkütücü geldi." dedi kadın.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Apr 05, 2020 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

kutsal geceWhere stories live. Discover now