23.03.21–
🌍
"Ben sıkıldım," dedim başımı kıpırdatıp daha rahat bir konuma getirerek. Gözleri bana dönerken bacağındaki başımı okşadı.
"O halde soru-cevap yapalım," dediğinde merakla açıldı gözlerim. Onunla, onun oluşturduğu farklı oyunlar oynamak eğlenceliydi, seviyordum bunu.
"Ne tarz bir soru-cevap?"
"Sen bana çok fazla klasikleşmiş, artık bayatlamış ve bayağı olmuş sorulardan soracaksın; ben de bu soruları, sorunun klasikliğini ve bayağılığını yıkacak tarzda cevaplar vereceğim," dedi gözlermin içine bakarak. Eli başımda dolaştıkça zihnim yavaş yavaş uykuya bulanıyordu. Nasıl yapıyorsa, ne zaman başımı okşasa bilincim uykuya yenik düşüyordu. Belki de onun gücü buydu. Yaşı gelmiş miydi? Ne zaman açılmıştı ki gücünün kilidi?
"Beni seviyor musun?" Uyku-uyanıklık arası aklıma gelen ilk bayağı soruyu yollamıştım ses dalgalarının özgürlüğüne.
"Bu sorunun cevabı ne zaman hayır olacak biliyor musun?" dedi saçlarımın arasındaki eli dururken. Açık tutabildiğim kadarıyla yüzüne baktım. Gözleri gözlerime bakıyordu ama daha çok zihnimi görüyormuş gibiydi. "Dünya artık dönmeyi bıraktığında, o zaman seni sevmiyor olacağım."
"Ben," dedim yarı uykulu bir sesle, "Dünya dönmese bile seni seveceğim." Uyku tüm benliğimi esir etmeden önce duyduğum son şey gülüşü ve 'bu kadar emin konuşma' diyişiydi.
----
Salonda açık olan televizyondaki haberi sunan sunucunun söylediklerini az çok duyduğumda şaşkınca elimdeki işi bırakıp salona yöneldim. Doğru mu duymuştum? Yani gerçekten...
"Yetkililer Dünya'nın artık dönmediğini açıkladı. Neden ve nasıl olduğu hala bilinmiyor. Uzmanlar uzaydaki belirlenemeyen kuvvetli bir çekim ya da Güneş Sistemine etki eden manyetik bir kuvvet olabileceğini söylüyor..."
Haber devam edip giderken duyduklarımı sindirememiş bir şekilde gözlerimi ona çevirdim. Yüzünde belirsiz bir tebessümle bana bakıyordu.
"Zihninden geçenleri bilinç süzgecinde süzmedin değil mi? Tıpkı benim gibi. Endişelenme, her şeyi yoluna sokacağına inancım tam fakat benim görevim burada bitiyor. Gücüne 'hoş geldin' de." Sözleri henüz bitmişti ki görüntüsü silikleşmeye başladı. "Ha, unutmadan! İyi ki diyemem belki ama yine de doğmuşsun işte, kutla bunu."
Koca evde tek başıma kaldığımda hala öylece ayakta dkiliyordum. Dünya'nın dönmesi ya da dönmemesi benim irademe kalmıştı anladım. İstersem normal ekseninde kendi düzeniyle döner, istersem dönmez, istersem tam aksi yönde döner, istersem yörüngesi dışında...
Tüm beraberliğimiz boyunca 'o giderse ne yaparım, nasıl hissederim, ağlar mıyım' dye düşünürdüm. Ve şimdi o gidince hiçbir şey yapmadan, hissizce dikiliyorum ayakta. Önceden böyle bir şey olsa oturup ağlayacağımı düşünürdüm ama tek bir damla bile gelmeye istekli değildi şu an.
Dünya artık dönmediğine seni sevmeyeceğim dedi; gitti.
Dünya dönmese bile seveceğim dedim; sevemedim, sevmedim.
‘ Dünya nasıl dönerse dönsün, bana bunları yaşatmayı hedefleyeni bulacağım! ’
🌍
STAI LEGGENDO
Her Telden •Oneshots•
SaggisticaAra sıra uzun soluklu olmayan kısa hikayelerimi paylaşacağım bir mecra.
