Yine Bir sonbahar günüydü genç kız her zamanki gibi elinde kahvesi ile yağmur damlalarını izliyordu. Derince bir iç çekti ve abisini düşünmeye başladı. Hayattaki tek varlığını onu kaybetmekten ölesiye korkuyordu. Abisi bu gece yine geç kalmıştı. Bu da genç kızı derin düşüncelere sokuyordu. O her şeyini kaybetmiş küçük bir kızdı Annesini babasını, Sesini,gülüşünü şimdi ise elinde kalan son şeyi abisini kaybetmekten çok korkuyordu. Kimsesiz ve yalnız olmak bu onun en büyük korkusuydu. Yağmuru izlemeyi severdi behin düşünmeyi yağmurun etrafı saflaştırdığını kirleri söküp attığını temizlediğini düşünürdü. Sonbaharıda çok severdi bu yüzden hafif hafif esmesini ağaçların sarı sarı yaprak dökmesini bu ona eskiyi hatırlatırdı. Annesinin sarı saçlarını babasının yağmur kokusunu, derin düşüncelerinden çıkmasını sağlayan şey bahçe kapısının açılma sesi oldu. Abisinin arabasıydı bu koşarak aşağı indi genç kız abisini bir an önce görüp ona sarılmak istiyordu. Merdivenlerin bitimine geldiğinde dış kapının açılma sesini duydu ve koşarak abisinin boynuna atladı. Abisi hemen onu büyük bir sevgi ve şevkatle kucakladı. Abisinin " meleğim" diyen sesi her zaman ki gibi ona huzur ve sakinlik verdi. Kapının eşiğinden çıkıp koltuğa oturdular behin her zaman yaptığı gibi kafasını abisinin boynuna gömdü ve onun yağmur kokusunu çekti aynı babası gibi kokuyordu abisi yağmur gibi sonbahar gibi tuzlu ama rahatlatıcı haşin ama sakin muhteşem bir karmaşa, abisi ise kardeşinin saçlarını büyük bir özenle okşuyordu. Bu behini mayıştırdı kedi gibi abisine daha çok sokuldu ve bir süre sonra uykuya daldı. Kardeşinin uyuduğunu fark eden Aslan onu dikkatle kulağına aldı ve bembeyaz odasına çıkardı. Bu oda bembeyazdı tıpkı kucağındaki kardeşi ve mezardaki annesi gibi beyaz ve saf aslan kardeşimi büyük bir özenle yatağına yatırdı ve yatağın kenarında diz çöktü. Kızın ipek gibi saçlarını okşarken sessizce fısıldadı.
"sana söz meleğim annemizi babamızı ve sesini alan sana kabuslar gösteren o adam bunun bedelini ödeyecek" dedi ve kararlılıkla odadan çıktı arkasında masumca uyuyan kızı bırakarak.
Genç kız her zamanki gibi güneş ışınlarının gözüne girmesiyle uyandı ama bugün her zamankinden daha mutluydu çünkü aşağıdan gelen sesler abisinin evde mutfakta ona yemek yaptığını gösteriyordu. Büyük bir gülümsemeyle yataktan kalktı hafif gerindi banyoya geçti elini yüzünü yıkadı aynada kendine göz kırptı. Odaya geçti dolaptan sweat ve kot pantolon aldı. Üstünü giydi ve cadı kazanına dönen saçlarını açıp taramaya başladı. Bir yandanda şarkı mırıldanan abisini dinlemeye başladı eskiden olsa oda abisiyle beraber şarkı söylerdi ama o lanet günde babasını ve annesinin öldüğünü gördükten sonra sesi onu bırakmıştı. Ama artık buna alışmıştı abisi sesi geri gelsin diye onu birçok doktora götürmüştü ama hep aynı cevabı almıştı. Herhangi bir sorun yok istediği zaman konuşabilir ama bu doğru değildi genç kız çok denmişti abisi için ama başaramıyordu konuşamıyordu. Saçlarını beline salıp aşağı inmeye başladı. Merdivenlerin sonuna geldiğinde abisinin masayı kurmayı bitirdiğini gördü onu fark eden abisi
"hoş geldin meleğim sofra hazır otur sen ben çayları doldurup geliyorum" dedi. Behin abisine kocaman bir gülümseme bahşetti ve masaya oturdu masada herşey dört dörtlük hazırdı behin buna şaşırmadı. Abisi ona hep yemek yapardı annesi ve babasını kaybettikten sonra kardeşine hep o bakmıştı. Çayı dolduran abisi kardeşinin başına bir öpücük kondurup karşısına oturdu. "meleğim kahvaltımızı yapalım güneş açtı seni salıncakta sağlıyalım olur mu?" genç kız hevesle başını sağladı abisi hala küçük bir çocuk gibi onunla ilgileniyorum koruyordu oynuyordu. Hızla yemeğini yemeye başladı onun bu halini gören aslan gülümseyip yemeğine döndü hızlıca kahvaltısını yapan genç kız masayı abisiyle beraber topladı. Koşarak dışarı çıkıp salıncağa atladı arkasından gelen abisi ise onu sallamaya başladı hava güneşiydi ve güzeldi küçükkende böyle salllanırdı. Ama o zaman onu babası sallardı babasının onu salladığındaki şevkat abisindede vardı. Bu yüzden abisine bu kadar düşkündü genç kız rüzgarda sallanan saçları onu mutlu ediyordu. Aslan ise mesleğinin mutluluğuyla mutlu oluyordu. Bu küçük melek ona annesini hatırlatıyordu onun gibi sırma saçlı yeşil gözlü naif beyaz tenliydi tabi sadece annesine benzemiyor bu ufaklık aynı zamanda babası gibi siyah saçlı ve asiydi. Genç adam ve genç kızın mutluluğu uzaktan bile belli oluyordu. Onların mutluu ise bahçe kapısının sesiyle duruldu genç adam gelenleri tanıyordu ama genç kız tanımıyordu. Gelenler genç adamın kan kardeşleriydi intikam yemini etmişlerdi hepsi kader ortağıydı hepsi aynı adamdan nefret ediyor aynı adama kin besliyorlardı Ateş Karahan'a haksızda değillerdi hepsinin çocukluğunu çalmıştı o adam abilerini almıştı ve onlar yemin etmişlerdi o adamın yanına bırakmıyacaklarına ve sözümü tutacaklar aslan için tek sıkıntı behindi çünkü kan kardeşleri behini bilmiyorlardı bunu onlara güvenmediği için değil behini bu işten uzak tutmak için yapmıştı ama hayat ona oyununu oynamıştı behini öğreneceklerdi ama oda onların neden geldiğini bilmiyordu.behin ise herşeyden habersiz bahçe kapısına bakıyordu abisi gerilmişti bunu alıyordu ama nedenini bilmiyordu üç araba aynı anda durdu. Ve içlerinden 5 tane adam çıktı. Behin hepsine tek tek bakmaya başladı onlarda garip garip behine bakıyorlardı iki tarafa birbirine bakarken aslan husursuz oldu. Son olarak behin beşinci adama bakarken donup kalmıştı bu adam hepsinden farklıydı buz gibi gözleri çok yakışıklı bir yüzü vardı behin bu adamın bakışlarından ve duruşundan sonun başlangıçına geldiğini hissetmişti. Yağız ise karşısındaki masum kıza bakarken onun aslanla bağlantısını düşünüyordu. Onlar 6 kişi bir yemin etmişti ve o zamana kadar hayatlarına kimseyi almıyacaklardı peki o zaman kimdi bu kız o an yağız bir şey fark etti yağız bu kız yağızın sonunun başlangıcıydı ve çark dönmeye başladı sessiz vavelyalar atıldı son çığlık duyuldu ve beklenen son başladı
Merhaba arkadaşlar bu benim ilk denemem o yüzden yorumlarınız çok kıymetli teşekkür ederim.
KAMU SEDANG MEMBACA
VAVELYA
Fiksi UmumKüçüklüğünde yaşadıkları travmalar onları bambaşka kişilere cevirmişti. Farklı farkı yaralar ve korkular hepsinin ortak bi noktası ve nefreti vardı Ateş Karahan çocukluklarını çalan adam onları maffeden adam intikam için yemin ettiler onlar ve bunu...
