Herkese merhabalar öncelikle okuyup olumlu veya olumsuz yorum yapan herkese teşekkür ederim hikayeyi baştan yazıp düzelterek elimden geldiğince hatasız bölümleri atmaya çalışacağım fırsat buldukça her bölümü baştan yazıp atacağım ilk bölümü düzeltip şimdi atıyorum her fırsatta bölümleri düzelteceğim iyi okumalar❤️
.......
Göz kapaklarım benimle olan savaşına yenik düşerek ağırca açıldı. Yerim o kadar rahattı ki bu şekilde iki gün daha uyuyabilirdim. Daha fazla uzatmadan yerimden doğruldum, esneyerek baş ucumdaki telefonuma uzandım. Ekrana bakıp gördüğüm saatle gözlerim fal taşı gibi açıldı. "Geç kaldım." Bağırarak yataktan çıkıp lavaboya koştum, elimi yüzümü yıkarken aynadaki yansımama bakıp sinirle konuştum. "Berk seni mahvedicem ." Hızla lavabodan çıkıp giyinme dolabına ilerledim. "Ben sana yapacağımı bilirim Berk Efendi." Söylenerek dolabın kapağını açtım, elime aldığım siyah mini elbiseyi hızla üzerime geçirdim. Ellerimle karışmış saçlarımı düzeltip, ayakkabılarımı elime alarak hızla merdivenleri inmeye başladım. Alarmımı kapatan Berk'e en ağır küfürlerimi ederken, hızla salona inip çıkış kapısına yöneldim. Kapıyı açıp dışarı çıkarken çantamdaki anahtarı çıkarıp arabama yöneldim. Ayakkabılarım hala elimdeydi. Kapıyı açıp arabaya binerken ayakkabılarımı yan koltuğa bırakıp arabayı çalıştırdım.
Bahçe kapısı açılınca sağı kontrol edip yola girdim. Kulaklığı takıp Zehra'yı arayıp açmasını bekledim. Açar açmaz direk söze girdim. "Zehra sözümü kesmeden beni dinle, berk alarmımı kapatmış haliyle bende uykuda kaldım. Biraz geç geleceğim beni idare edin elimden geldiğince erken geleceğim." Zehra'dan cevap beklerken, beklediğim o cevap gelmedi. Sinyal verip sola kırarken kaşlarımı çattım. Duyduğum gürültüyle irkildim. Ardından Zehra'nın çığlığını duydum. "Ne geç mi kaldık? Kahretsin." Şaşkınca gözlerimi kırpıştırdım. "Hadi ben berk domuzu yüzünden geç kaldım, sen nasıl uykuda kalmayı becerdin." Derken sinyal verip sağa kırdım. Yeni rotam Zehra'nın eviydi. "Aslında ben!" bir süre ses gelmedi. Ardında sinirle konuşmaya başladı. "Ben odamdaki tüm alarmları kapattım. Çok sinirliydim. Neden sinirliydin diye sorma, hatırlayınca yine sinirleniyorum." Sakince nefes verip dudaklarımı araladım. "Neyse bunu daha sonra konuşuruz. Bak ne diyeceğim sen hazırlan ben seni almaya geliyorum." Birkaç gürültüden sonra uzaktan gelen sesini duydum. "Tamamdır sen beni hazır say!" Telefonu kapatıp güldüm. Ben başıma neler geleceğini biliyordum.
Arabada yankılanan sesle gözlerim telefona kaydı sertçe yutkundum. Yeşil ışığın yanmasıyla yoluma devam ederken, kulaklığımı taktım. "Neredesiniz siz ha? Selim hoca delirdi. Senin geç kalma gibi bir lüksün yok! Biliyorsun bu koreografi tamamen senindi. Zaten Zehra'da ortada yok." İç geçirip dudaklarımı araladım. "Bak şu an açıklama yapamayacağım. Zehra'nın yanına gidiyorum onu da alıp geleceğim. Bizi biraz idare edemez misin?" "Tamam elimden geleni yapacağım bir an önce burada olmaya çalışın." Telefonu yan koltuğa bırakıp geriye yaslandım. Derin bir nefes alıp gözlerimi yola dikip biraz geçmişe gittim. Babam dans konusunda ne kadar isteksiz olsa da benim bir o kadar hevesli olduğumu görünce kıramamıştı beni. Sırıttım küçük bir çocuk gibi ağlamıştım istediğim olsun diye, babam daha fazla kıyamamıştı mavişine yani bana. Zaten babamı dolduran Berk domuzuydu. Babam tamam dediğinde sırıtarak Berk'e bakmıştım. Çok keyifli bir andı. Aklıma gelen şeyle gözlerim kısıldı. Zehra'nın son zamanlardaki hali beni endişelendiriyordu. Neşeli içi içine sığmayan kız gitmiş yerine düşünceli isteksiz biri gelmiş gibiydi.
Derin bir nefes alıp gaza yüklendim. Yeterince geç kalmıştım düşüncelerime sonradan kaldığım yerden devam ederdim. Sinyal verip sola kırarken önümdeki arabayı son anda fark ettim. Ani bir gürültüyle geç kaldığımı anladım. Büyük bir hayal kırıklığıyla başımı direksiyona yaslayıp gözlerimi kapattım. "Neden ben Allah'ım oysa bugün benim çok önemli bir provam vardı." Berk bunu çok kötü ödeyeceksin. "Buradan sağ çıkmak için bana tek bir neden söyle!" duyduğum sesle gözlerimi kıstım. "Zararını karşılamam için yaşamam gerek." Başım hala eğikti utancımdan değil şansızlığıma. "Hiç tatmin olmadım." Omuzlarım düştü. Çaresizce dudaklarımı araladım. "Bende hiç tatmin olmadım. Bence sen hiç uzatmadan burada işimi bitir. Sen yapmazsan başkaları yapacak. Yol yakınken bitsin." Dediğimde alaycı ses tonunu duydum. "Hım senin elinden ölmeyi tercih ederim diyorsun. Önce yüzünü görmem lazım bakalım elimden ölmeye değiyor musun." Kendini beğenmiş üstten konuşan tavırları sinirimi gererken doğrulup kapı koluna uzandım. Kapıyı itince geri gitmek zorunda kaldı. Arabadan inip yüzüme düşen saçlarımı kulağımın arakasına sıkıştırdım. Kollarımı göğsümde kavuşturup ağırca başımı kaldırdım. Tam tahmin ettiğim gibi sırıtıyordu. Yakışıklıydı baya iyiydi.
YOU ARE READING
Siyah kuğu (Tamamlandı)
Teen Fiction*********** "Çok mu akıllısın sen. Kitabın özetini okumak kitabı okuduğun anlamına gelmiyor. Seni en son yanıltan kitap hangisiydi?" Dediğin de gözlerimi kısıp Burağ'a döndüm. " En azından kitap da ne olacağına, yada kitabın nasıl biteceğini anlayab...
