Televizyonun ışığı, karanık odayı aydınlatan bir lamga gibiydi. Etrafa loş bir ışık salıyordu. Batı tarafınfa olan küçük dairemiz genelde hep karanlık olurdu. Karanlığı sevdiğimizden değil, sadece batı tarafın, o eşsiz paha biçilmez doğu tarafı kadar pahalı olmamasıydı bu tarafta olmamızın nedeni.
Ben ve erkek arkadaşım Thomas, ayrı eve çıkalı yaklaşık 1 sene oluyordu. Onunla yaşamak gerçekten bir harikaydı ki bundan çok memnundum. Ailemin evinde olduğu gibi kurallara maruz kalmıyorduk. Çünkü bu ev bize aitti. Bu harika!
Tek sorunumuz paraydı. Para kazanmak zordu. Aileden istemekte.. İkimizinde ailelerimizle arası pek iyi sayılmazdı doğrusu. Yani.. ayrı evde olmamızın nedeni de oydu zaten.
İkimizde okuduğumuz üniversiteden yeni mezun olduğumuz için yeni yetişkin sayılırdık. Ben 20 yaşımdaydım, Tom da 22. Evet ne diyeceğinizi biliyorum, 'Ee! madem üniversite mezunusunuz niye bir işte çalışmıyorsunuz?' Bunun cevabı ise aslında benim atanamayan bir öğretmen olmamdı. Küçüklüğümden beri hayalimdi minik çocuklarla zaman geçirmek. Çocuklara karşı bir zaafım vardı ve onlatı çok seviyordum. Hâla da seviyorum!
Tom da ailesinin zoru ile okumuştu aslında. Hukuk bölümü mezunuydu ve o profesyonel bir avukattı. Ama çalışmıyordu. Bir ofisi yoktu. Çünkü onun hayalleri bambaşkaydı..
O bir artist olmak istiyordu. Gitarı ile sahnede showlar yapmak, insanların onu hayranlıkla izlemesini.. Bu hayallerini bana anlatırken hep onu, ilk duymuşcasına heyecanla dinlerdim. Çok havalı görünüyordu ve erkek arkadaşımın isteği benim de isteğim sayılırdı.
Evet ikimizde çalışmayan birer genç olarak neden para sıkıntımız olduğunu anlamışsınızdır. Bu soruna çare olarak genelde yarı zamanlı işlere girerdik. Ama çoğundan da atılırdık çünkü o kadarda iyi olduğumuz söylenemezdi. ehehe...
Sadece televizyonun aydınlattığı karanlık küçük odada, koltukta erkek arkadaşım ile oturuyordum. önümüzdeki küçük sehpa da birsürü yenmiş, yenmeyi bekleyen aburcuburlar, xbox oyun konsolu ve bir de 1 litrelik kola duruyordu. Kısacası çok dağınıktı.
Koltuktaysa biz birbirimize yaslanmış, üzerimize örttüğümüz yorganın altındaydık. Genelde hep böyleydik zaten. Oturup birşeyler izlerdik.
O sırada düşüncelerden kurtulmamı sağlayan, bir anda yerinden doğrulan tom olmuştu. Heyecanla elindeki televizyon kumandasını kavrıyordu. Ne onu bu kadar heyecanlandırmış olabilirdi ki? Bende yavaşça yerimden doğrularak televizyona baktığımda, ünlü gitarist Susan'ı gördüm. Tom onu her gördüğünde çok heyecanlanırdı çünkü en sevdiği artistlerden biriydi. Aynı zamanda benimde!
Gülümsedim ve bende televizyonda showlar sergileyen susanı izlemeye başladım. "yeni şarkı çıkarmış ha?" dedi tom "güzel görünüyor"
"haklısın!" dedim gülümseyerek. O sırada Toma baktım. Yüzündeki heyecan bir anda değişmişti sanki. O..üzgün görünüyordu? Ama neden?.. Ama sormama zaman kalmadan o söylemişti. "Elindeki gitar..çok havalı görünüyor.. keşke benimde bir gitarım olsa."
Üzgün gözlerlle ona baktım. Onunda hayalleri var ve.. onu böyle üzgün görmek beni çok üzüyordu. Elimi elinin üzerine koydum. "Bir gün sen de harika bir gitaris olucaksın, tommie. Biliyorum. Ve şunu bil ki sen herkesden daha iyisi olucaksın. Hep yanında olucam. O gitarı almak için birlikte çalışalım, ne dersin? Birlikte çıkalım bu maceraya." elini tuttum ve biraz sıktım.
Yüzündeki hüzüntü kaybolmuş, yerini şirin bir tebessüm almıştı. Tanrım.. bir erkeğe gülümsemek bu kadar yakışır mı?
Gülümsediğinde ortaya çıkan gamzesi beni öldürmek için güzel bir silahtı. Kızardım ve gamzesine dokundum "Hep gülümse ve o şirin gamzeni göster bana!"
Kıkırdadı ve beni bir anda kollarının arasına aldı "Tori.. sen hayatımda edindiğim en harika insansın. Beni nasıl gülümseteceğini biliyorsun. seni seviyorum"
"aww~ bende seni seviyorum" dedim ve bende sarılışına karşılık verdim.
.
..
...
....
...
..
.
Yeni giriş yaptığım işten yeni gelmiştim yorgun bir şekilde. "Tommie ben geldim!" dedim ayakkabımı çıkarırken. Ama o sırada içeriden ses gelmemişti. İlk başta ne olduğunu anlamamıştım ama sonra aklıma onun da işte olduğu gelmişti. Doğru ya Tori!
Çıkardığım ceketimi koridırdaki askılığa astığım gibi hızla koltuğun yanına koştum. Koltuğun önündeki sehpada bir tane kavanoz duruyordu. Bu gün kazandığım tüm parayı kavonoza attım ve baktım. Şu anlık içinde az para olabilirdi ama o bir gün taşıcak ve o zaman gitar alabilicez! Tomun hayalleri gerçek olucak~! Hepsi o gamzeciği görebilmek için..
♡
Selam! Ben ölen admin.
Çooooooook uzun zamandan sonra tekrardan kitap yazmak iyi geldi diyebilirim. Taze fikirler ve yeni yelkenler gayet iyi geliyor şu sıralar.
İşte burda yeni kitabım onaln "hayaller" var. Bu kitabı kısaca özetlersem birbirini deven iki kişinin hayallerine ulaşmaya çalışmaları. Ama hayallere giden yol dahima engebelidir ve ne olacağını bilemeyiz.
~
Şimdi size neden öldüğümü söyliyim clsöfof kimse merak etmedi sanırım ama ben yinede söyliyicem çünkü neden olmadın:D
Geçen sene lgs denen şu aptal sınava girdim. İşte o zaman ölmüştüm. Ders çalışmak ve daha birçok şey. Beynim bir boş kalamıyordu ve ben eski kitaplara yapacağım o güzel sonları mahvettim. O yüzden artık devam edemiyorum onlara üzgünüm qwq
Ama şu an 9. sınıftayım ve üniversite sınavına daha oohooo
:3
Umarım bu kitabı beğenirsiniz! Yazım yanlışı varsa şimdiden özür dilerim- dicemde aq kitabı okudunuz bile- neyse
Görüşürüz!✨💕
YOU ARE READING
Hayaller [TomTori Fanfiction]
Fanfiction".. yola çıktık biz bu zorlu asfaltta, daima birlikte olmaya. Bir gün gelir ayrılırsak, unutma ki seni daima seviyorum.." ♡
![Hayaller [TomTori Fanfiction]](https://img.wattpad.com/cover/217163273-64-k498099.jpg)