Dilediğin hayat, ilk gün sonun olabilir mi?
İsmim Ada. 20 yaşındayım.
Genç bir polis memuruyum. Her zaman polis olmayı istemişimdir. Ve olduğum için de çok mutluyum. Mesleğimle gurur duyuyorum. Daha ilk günüm ve benim Merkez' e gitmem gerekir. Heyecandan geç kaldığımın farkına varınca hemen evden çıktım.
~~~~~~~
Merkez' e varınca etrafın karışık olması dikkatimi çekti. Herkes hararetli ve sert tonlarla birbirlerine tepki veriyordu. Kesin bir olay vardı ve durum vahimdi. Kimsenin beni dikkate almaması da ayrı bir can sıkıntısıydı.
"Hey, Sen! hemen peşimden gel. " diye bir polis bana bakarak söyledi. Kime dedi acaba? Yani bana baktığına göre bana demiştir. Değil mi?
"Ben mi? " dedim kendimi göstererek.
"Yok Hüsnü Komiser' e dedim. "
"Peki. " dedim. Bir oh çektim içimden neyse ki bana demedi.
"Nasıl bir polis bu kadar salak olabilir? Tabi ki sen. " derken gözlerinden ve ağzından ateş püskürtüyordu. Ben de öyle şaşkınca bakakaldım. Nasıl benimle böyle konuşur.
"Başka salak bir polisi rencide etmemek için rol yapanı tebrik etmelisin. " dedim ve arkamı dönüp gidiyorken birisi koluma yapıştı.
"Sen bana salak mı dedin? "
He aynen öyle dedim var mı diyeceğin? Birisi yanımıza geldi ve karşımdaki adama bakarak...
"Amirim hemen gitmemiz gerekir. " dedi.
"Seninle sonra konuşacağım. Şimdi benimle gel. " dedi hem tehdit hem de emir ama bu Amir. Ne halt ettim ben? Bittim. Hemen peşine takıldım. Bir arabaya bindik arkaya oturdum. Arabayı bir polis kullanıyordu. Sürücü koltuğunda da beni bitirecek Amir oturuyordu. Yüzüne bile bakacak durumda değilim. Daha ilk günden böyle bir durum yaşayacağımı nereden bilebilirdim ki? Vay benim bahtsız başım. İçimden ağıt yakarken araba durdu.
"Amirim içeride rehineler var. Suçlunun elinde de silah var. Nasıl girmeliyiz içeriye? " dedi.
"Hemen içeri girip rehineleri zor durumda bırakmayalım. Bir plan yapmalıyız. " dedi Amir olan kişi. Bende onları pür dikkat dinliyordum. Beni unuttular sanırım. Hiç sohbetlerine dahil etmediler. Ya da dönüp bir kere bile bakmadılar.
"Hey çaylak, var mı senin bir planın? " dedi. Acaba içimden konuşmam gereken şeyi dışımdan mı söyledim? Öyle ise cezam iki katına katlanır.
"Şey... "
"Tamam anladım ben. Hadi Arda gidelim. " dedi. Ne anladı ki? Ben bile ne anlatmaya çalıştım anlamadım.
"Ben! " dedim. Tam onlar arabadan inerken. Duraksadı ve bana bakmadan.
"Sen kal. " diye bağırdı ve arabanın kapısını hızlıca kapattı. Ne yani bir olay var ve ben burada mı kalacağım? Bir korkak gibi. Olmaz öyle şey. Ben kalmak için polis olmadım. Onların gittiği yöne baktım. Bir bankaya doğru gidiyorlardı. Kesin soygun var. Hemen arabadan indim. Arkalarından ilerliyordum. İçeri girdiler. Ben onların girdiği kapıdan girmemeliyim. Hemen arka tarafa gittim.
Arka tarafta giriş var mı diye kontrol ettim. Evet bir kapı gördüm. Sevinç çığlığı atmamak için kendimi zor tuttum. Bana çaylak dedi. Görecek ne olduğumu. Umarım açıktır. Hemen gidip kapı kolunu çevirdim. Kapı açıldı.
Kapıyı hafif aralayıp baktım. Görünür de kimse var mı diye. Hiç kimse yoktu. Kendimi içeri attım. Yavaş adımlarla ilerledim. Ne ses vardı ne de biri. Bu beni biraz tedirginleştirdi. Korkmuyordum. Fakat bu sessizliğinden kötü sonuçlanacağı beni endişelendirdi. Ya rehinlere bir şey yaptılarsa. Hemen bir kapı görüp önce etrafa sonra da kapıdan içeri bakıp girdim. Biraz orada bekleyip neler olduğunu anlamam gerekir. Bir anda omzumda hissettiğim elle irkildim. İyi de nasıl olabilir? Ben burayı kontrol ederek girdim. Yoksa suçlu şuan arkamda mı? Eğer öyleyse ki umarım öyledir. İşimi burada hallederim. Sonuçta ben bir polis' im kaçmak ve korkmak bizim kitabımız da yok. Cesur bir şekilde arkamı döndüm. Çatılmış kaş kızgın surat görünce şaşırdım. En çok da karşımdaki kişiyi görünce şaşırdım. Burada ne işi var ya. Suçluyu görsem çok fazla mutlu olurdum. Ama suçludan daha ürkütücü birine rastlamak cidden talihsizlik.
BINABASA MO ANG
İMKÂNSIZ
Mystery / ThrillerHer an her şey olabilir. Peki ne olmuş olabilir? Neden bu gizem? Nasıl bir olay bu? Çözülmesi zaman alacak bir hikayeye var mısınız? İçeriğini okudukça anlayacaksınız. 🖋21.02.2020🖊
