mor ve ötesi, Cambaz
"Elyesa, sana bir şey söylemem lazım." diye gelen Alp'e döndüm.
"Söyle... bu kadar heyecanlandıran ne?"
"O gelmiş..."
"Kim?"
"Kim olabilir?"
"O mu?" Gözlerimin dolduğunu hissettim. "Olamaz..."
"O geldi diyorum sana! Tepkin bu mu?"
"Alp. Göbek mi atayım?"
"Bilmediğim bir şey mi var?"
"Hayır. Senden ne saklayabilirim?" Bir geceye sığdırabilecek kadar şey...
"Sana sormak lazım..."
"Alp, şüpheci kanka olma birtanem."
"Tamamdır!" Göz kırptı.
Sınıfa geçtiğimizde çantamdan çikolatalı sütümü çıkardım. Tolga bugün ne yazık ki gelmemişti. Çöpün dibine gittim, sınıftan çıkacakken onunla göz göze geldim. Anında içeri kaçtım. Gittiğinden emin olana kadar bekledim. Sütümü içmeye devam ettim. Sütümü içerken yine onunla göz göze geldim. Pipeti tutan dudaklarıma baktı ve güldü. Hadi ama, ben bununla yaşayamam!
Kafamı sıraya gömdüm. Onu görmek istemiyordum. Alp omzuma dokunduğunda güldüm. Alp olduğunu biliyordum. Alp hep omzuma dokunurdu, masaj yapardı.
"N'aber?"
"İyi."
"Sen iyi olduğunda sıraya yatmazsın hanımefendi."
"Uykum var," Kalktım. "Baksana gözlerime."
"Ay keşke otobüsle eve gitmeseydim, seni götürürdüm."
"Olsun kuzum. Zaten iki ders var, ayılırım ben. Teneffüste yüzümü yıkayayım, gelirim kendime."
"Tamamdır o zaman."
Kapüşonumu taktım. Görünmek istemiyordum. Lavaboya girdim ve yüzümü yıkadım. Gözyaşlarımı kestirip attım. Lavabodan çıktığımda etrafa bakındım, kimse yoktu, şükür. Tam sınıfa gidiyordum ki biri beni tuttu ve götürdü. O birinin kim olduğunu elbette biliyordum, oydu.
Beni arka bahçeye götürdü ve duvara yasladı.
"Beni özledin mi?"
"Hayır."
"Ama ben özledim..."
"Yapma... başlama. Lütfen."
"Tamam. Özür dilerim."
"Gidebilir miyim?"
"Git tabii."
Yanından ayrılırken sesini duydum. "Yandı dertler, bitti tasa. Ben kurbanım bu cambaza..."
Bıyık altından güldüm. Anılar...
"Güldüğünü gördüm Elyesa."
Yüzümü katılaştırdım ve ona döndüm. "Anlaşılan yanlış görmüşsün..."
"Hissettim Elyesa."
"Her neyse ya!"
"Alp demek... Onunla benimle eğlendiğin gibi eğleniyor musun?"
"Seninle eğlenmedim, Göktuğ."
"Sonunda! İsmimi söyledin. Sanki çaba harcıyor gibisin..."
"Sende moralimi bozmaya çaba harcıyor gibisin."
"İki gözüm kadar eminim sen yoksun..."
"Yapma şunu!"
"Neyi?" Sırıttı.
"Göktuğ..."
"Ne?"
"Yapma." Yanıma geldi, omuzlarımdan tuttu ve duvara yasladı. Dudaklarını dudaklarıma sürttü, öpmedi. Her zamanki gibi.
"Dudaklarının hissi. Özlemişim..." Bende, demeyecektim. İstediğini vermeyecektim. "Sen? Özlemedin mi?"
"Be- Ben özlemedim tabii ki."
"Neyse. Benimki nerde?" Yine yaptı. Yine kandım.
"O... gitti."
Kahkaha attı. "Şaka yapıyorsun..!"
"Ciddiyim, Göktuğ."
"Her neyse."
"Göktuğ..."
"Biliyorum, biliyorum."
Gözlerim açıldı. "Nasıl? Tolga söyledi mi?"
"Beni sevdiğini mi?"
"Hayır, tabii ki. Sevgili olduğumuzu."
Gözlerini kırpıştırdı. "N- Ne? Ciddi misin?"
"Evet?"
"Vay be! Kıskandırmak için onu da yaptın demek."
"Saçmalama, Göktuğ. Sen gideli 1,5 yıl oldu ve biz bir yıldır çıkıyoruz."
"Şaka yapıyorsun..!"
"Yapmıyorum..."
"Pekala, sevgiline selam söyle!"
Göz devirdim. "Evet, tabii(!)"
"Elyesa..."
İç çektim. "Efendim..?"
"Onu sevmiyorsun. Dudaklarımız değdiğinde hissettim. Ayrıldığımızda gözlerin parlıyordu."
"Sen herkese bu cümleleri kuruyorsun."
"Sen özelsin."
Orta parmak çektim. "Evet, öyledir(!)"
"Nasılsın güzellik?" Alp'e gülümsedim.
"İyiyim. Sen?"
"Enişteyi özledim," Güldü. "Tolga niye gelmedi?"
"Biraz hasta. Çıkışta ona gideceğim zaten. Gelmek ister misin?"
"Eve geç gitmemem gerek. Biliyorsun..."
"Ah, tabii. Özür dilerim."
"Sorun değil."
"Alp! N'abersin?" Üçüncü ses araya girdiğinde göz devirdim.
"İyidir. Sen? İki yıldır yoksun..."
"İyi bende... Çıkışta ne yapıyorsun?" Söyleme Alp, söyleme Alp...
"Ben eve geçiyorum valla. Elyesa da kumrusuna gidecek." Aman be.
"Anladım. İsterseniz ben bırakayım sizi."
"Gerek y-"
"Çok iyi olur ya!" Alp be... yapma be...
"Peki. Çıkışta görüşürüz!" Çokoşto goroşoroz, salak ya!
YOU ARE READING
DRUNK
Teen Fiction𝘿𝙍𝙐𝙉𝙆 / 𝘚𝘢𝘳𝘩𝘰ş 🐾: Elyesa 1,5 yıl önce bir olay yaşamıştır. Olayın içeriğinde bulunan arkadaşı gitmiştir ve Elyesa olayı unutmaya başlamıştır. 🐾: Ancak olayın içeriğinde bulunan arkadaşı, Göktuğ, geri gelmiştir ve Elyesa'nın yüzüne vurmak...
