-1-

31 5 19
                                        

Bu nasıl olur diye düşündü Uranüs. Nasıl olur da böyle bir şey olur. Düşünceler beynini kemiriyordu artık. Saatlerdir uykusuzdu belki birazda aç. Beynindeki düşüncelerden kurtulmak için duş almaya karar verdi, belki bu onu biraz rahatlatabilirdi. Düşünmekten yorgun düşmüş bedenini zorda olsa kaldırarak banyoya doğru ilerledi. Soğuk suyu açarak küveti doldurdu. Küvet tamamen dolunca yavaşça içine girdi ve zihnini boşaltmaya çalıştı. Bilerek suyu soğuk doldurmuştu. Onun düşüncesine göre suyun soğukluğuna odaklanacak ve onu düşünmeyi kısa bir süre bile olsa unutacaktı.

Duştan çıktığında tir tir titriyordu. Aptal. Dolabının önüne giderek hızla birkaç parça kıyafet alıp üstüne geçirdi. Aptal.  Saçlarını kurutmaya gerek duymadan aşağıya indi. Dolapta hazır olarak bulunan sandviçlerden birini alarak tekrar yukarı çıktı. Aptal. İçinden sürekli böyle geçiriyordu. Bilgisayarını açtı. En sevdiği youtuber olan Lavinia'nın kanalına girdi. Sanki ruh eşleri gibiydiler. Aynı anda söyledikleri cümleler Uranüs'nün yüzünü güldürüyordu az da olsa. Ama bir sorun vardı o da Lavinia'nın Uranüs'ü tanımamasıydı. Uranüs onun yüzünü çok merak ediyordu. Sesini değiştirdiğini anlıyordu, ancak  bunu neden yaptığını anlamıyordu.

Saate baktığında 03.00 olduğunu gördü. Lavinia 5 dakika sonra canlı açacaktı. Her pazar tam saat 03.05'te canlı açıyordu. Bunun yüzünden pek çok kere derse geç kalmış ve azar yemişti ancak buna değdiğini düşünüyordu. Heyecanla canlı yayın bildirimini bekliyordu ancak gelmedi. Belki bir aksaklık olmuştur diye düşündü Uranüs. Biraz daha bekledi. Bekledi. Ve bekledi.. Saat 05.17 olduğunda vücudu yorgunluktan harap olmuştu. Gözleri uyku için yalvarsa da uyumadı. Eğer uyursa derse geç alacaktı ve bu onun son hakkıydı. Bir daha geç kalırsa dersten kalacaktı ve bu onun istediği son şeydi. 

Sıkıntı ile nefes verdi Uranüs. Aşağı inerek kendine bir kahve hazırladı. Dersine daha çok vardı. O saate kadar oyalanması gerekiyordu. Kahvesini alarak atölyesine doğru ilerledi. Atölyenin karşısına gelince derin bir nefes aldı. Yavaşça kapıyı aralayarak içeri girdi. Karşısında duran tuvale bir müddet baktı. Kahvesini sağında duran üzeri rengarenk boya olan sehpaya bırakarak ona doğru ilerledi. Üstündeki örtüyü kaldırarak karşısında duran sarı saçlı portreye baktı. Bu resme Victor ile tanışmadan önce başlamıştı. Bu resme çok önem veriyordu Uranüs. Nedenini kendisi de bilmiyordu. Daha önce bir arkadaşı yanlışlıkla görmüştü ve onun Victor'a ne kadar benzediğini söylemişti. Belkide farkında olmasa bile bu yüzden önem veriyordu.

Saatini 07.00'a kurdu. Atölyeye girince zaman kavramı niteliğini kaybediyordu Uranüs için. Önlüğünü giyerek eline paletini aldı. Üstüne birkaç boya sıktıktan sonra eline fırçasını aldı. Renk uyumuna göre portrenin eksik uzuvlarını çizmeye başladı. Kendini tamamen resme odaklamıştı Uranüs. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştı bile. Her bir yerini özenle çiziyordu. En ufak düzeltilebilir bir hatada bile ufak çaplı sinir krizi geçirebiliyordu. Alarmın çalması ile odaklandığı resimden bir an ayrılıp gerçek hayata döndü. Saat 07.37 olmuştu. Farkına varmadan alarmı tam 3 kez ertelemişti. Saatin farkına varır varmaz acele ile önlüğünü çıkarıp resimden uzak bir yere fırlattı, paleti sehpaların birinin üzerine bırakarak hızla atölyeden çıktı.

Üstünü değiştirerek aşağı kata indi. Anahtarı ve bazı ihtiyaçlarını alıp çantasına attı. Son olarak arabasının anahtarını alıp hızla evden çıktı. Tanrı'ya şükür ki bugün şans ondan yanaydı ve neredeyse hiç trafik yoktu. Kampüse vardığında saat 07.57 olmuştu.Üç dakika içinde sınıfına koşması lazımdı. Beklemeden hemen sınıfına doğru koştu. Tam sınıfın kapısına varacaktı ki kendini yerde buldu. Başını kaldırıp baktığında ona çarpan kişinin Victor olduğu anladı. Victor ona elini uzatarak kalkmasını sağladı. Uranüs kalkar kalkmaz, Victor beklemeden içeri girdi. Uranüs biraz bozulsa da takmadı çünkü karşıdan profesörün geldiğini gördü. Hemen sınıfa girerek Luhan'ın yanına oturdu. Zaten onun ardından hemen profesör de içeri girdi. 'Bugünde kıl payı kurtuldun' dedi Luhan.                                                                                                                                    

 Uranüs'ün geç gelme sebebini biliyordu. Luhan Uranüs'ün çocukluk arkadaşıydı. Ayrıca onun tek dostuydu. 'Bugün yayın yapmadı' dedi Uranüs. 'Tanrım bunun için mi bu kadar üzgün yüzün. O kaçığı izlemeyi bırakmalısın. Bu gidişle dersten kalacaksın.' 'Umurumda  değil onu izlemeyi bırakmayacağım!' Profesörün uyarmasıyla konuşmalarını yarıda bırakıp derse döndüler. Not defterini çıkararak önemli yerleri yazmaya başladı Uranüs. Yorulunca kalemi diğer eline alarak yazmaya devam ediyordu. Luhan onun aksine sadece dinleyerek dersi geçiyordu. Üstün bir hafızaya sahipti Luhan. Bir okuduğunu bir daha unutmazdı ve bu onun sınavlarda çok işine geliyordu. En sonunda dersi bitiren profesör geri kalan süreyi boş bıraktı.

 Asistanını  yanına çağırarak yapması gereken bazı şeyleri anlatmaya koyuldu. Sınıf çokta arı kovanı misali sesler çıkarmaya başlamıştı. Luhan telefonuyla oynuyor Uranüs ise çıkardığı notları düzenliyordu. Çıkardığı notları çantasına koyan Uranüs üzerinde bir bakış hissetti. Kafasını sınıfa çevirdiğinde Victor ile göz göze geldi. Gözlerini ilk çeken kişi Victor olmuştu. Uranüs ise pek umursamayarak Luhan'ın ne yaptığına bakmak için soluna döndü. Her zaman ki gibi oyun oyun oynuyordu. Onun görmeyeceğini bilse bile gözlerini devirdi ve önüne döndü. Telefonunu çıkararak kilidi açtı. Sosyal medya hesaplarını kontrol ederek geri sıraya koydu. Tam o anda bildirim geldi. Tekrardan telefonu açarak bildirime baktı. Tanımadığı birinden bir e-mail gelmişti.

'Selam güzelim, bugün de çok güzelsin.'

'Pardon, yanlış oldu galiba.'

'Uranüs Dearles?'

'Evet benim ama siz kimsiniz?'

'Gizli bir hayran diyelim.'

'Sapık falan mısın? Bugünlerde tüm sapıklar iş başı falan mı yaptı anlamadım.'

'Başka birileri daha mı yazıyor sana?

'Seni ilgilendirdiğini sanmıyorum'

'Soruma cevap ver Uranüs!'

'Evet yahut hayır sanane.'

'Kiminle yazışıyorsun sen?' diye sordu Luhan. 'Boş ver manyağın teki yine beni bulmuş.' diye yanıtladı Uranüs. İki haftadır sürekli anonimden mesajlar alıyordu. Artık sıkılmıştı. 

'Kim o şerefsizler söyle bana'

'Uranüs dedim.'

'Söylemezsen kendi yöntemlerim ile bulacağım ve inan bana piçin sonu hiç iyi olmayacak.'

'Ne yaparsan yap umurumda değil. bir daha beni rahatsız etme.'

Saniyesinde cevap gelmişti.

'Ona söz veremem güzellik.'

Uranüs Tanrı dan sabır dileyerek telefonu uçak moduna aldı. Tekrar sınıfa göz attığında Victor telefonu ile ilgileniyordu. Kendi farkında olmasa da sınıfa değil Victor'a göz atıyordu.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Feb 21, 2020 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

UçurumWhere stories live. Discover now