~ FIRTINALI BİR GÜN ~

961 32 22
                                        

Tik tak , tik tak.
Yanıbaşındaki saatten gelen düzenli tıkırtıların eşliğinde gözlerini açtı Percy. Normalde ayılmak için yüzüne birkaç kez soğuk su çarpması gerekiyordu ancak o sabah anlamadığı bir şekilde zihni vücudundan önce uyanmıştı. Yatakta doğrularak vücudunu saran titremeyle baş etmeye çalıştığı sırada saatteki tıkırtıya eş bir şekilde çalınan kapıyla yataktan çıkıp kapıyı açmaya gitti. Anormal derecede soğuk hava tüylerini diken diken ederken kapıyı açtı. Annabeth karşısında giydiği kalın montla dururken bu görüntünün sevimliliğiyle gülümsedi.
- Günaydın yosun kafa.
- Günaydın. Bununla ilgili söyleyebileceğin birşey var mı ?
Annabeth üstündeki monta bakıp tedirgin bakışlarını Percy ' nin deniz yeşili gözlerine dikti.
- Aslında büyük bir sorunumuz var. Üstünü kalın giyinip büyük eve gelmen lazım.
- Tamam canım.
Annabeth gidince kapıyı kapatıp hızlıca üstüne kalın birşeyler geçirip kulübeden çıktı. Dikkatini ilk çeken şey kampın üstünde dolaşan kara bulutlardı. Bulutlara o kadar odaklanmıştı ki aniden çakan şimşekle yerinde sıçradı. Omuzuna aniden konan elle ikinci sıçramasını yaşıyordu. Jason önüne geçip güldüğünde ters ters ona bakarak homurdandı.
- Hahahahaa ! Percy yüzündeki ifadeyi görmeliydin ! Hahhaaaha !
- Çok komik. Bakıyorumda fazla şimşek yüzünden beynin kulaklarından akmış Jason.
Jason hala gülmeye devam ederken Percy onu orada bırakıp büyük eve doğru yürümeye koyuldu. Kısa süre sonra Jason gülmeyi bırakmış koşarak ona yetişmişti.
- Şaka bir yana hava oldukça anormal.
Percy ciddileşen havayla gerilerek cevap verdi.
- Haklısın. Üstelik dışarıda hava gayet normal.
- Durduk yere olacak birşey değil bu.
Büyük eve vardıklarında ikiside konuşmayı bırakıp içeriye girdiler. Kheiron sıkıntılı bir ifadeyle elindeki kalın kitabı karıştırıyordu. Annabeth ' te biraz ötede Kheiron ' a benzer bir ifadeyle önündeki kitaplardan birşeyler arıyordu. İkiside o kadar odaklanmışlardı ki Percy ve Jason ' ı farketmediler bile. Percy yapmacık bir öksürükle geldiklerini belli ederken inek ikilinin yüzleri hızla onlara döndü.
- Gelin çocuklar.
- Kheiron neler olduğu hakkında bir fikrin var mı ?
Jason ' ın merakla sorduğu soru Percy ' nin de kafasını kurcalıyordu.
- Henüz birşey bulamadık. Kampın havasının bir anda değişmesi oldukça tuhaf. Üstelik dış dünyada hava gayet normal.
Kheiron duraksayınca Annabeth araya girdi.
- Tarihi ciltlerde de henüz birşey bulamadık. Ve Kheiron bulabileceğimizi düşünmüyorum.
- Aslına bakarsan bende öyle düşünüyorum Annabeth ancak denemekte fayda var. Percy , Jason sizde şu masadaki kitaplara bakın.
Percy artık alışkanlık haline getirdiği homurdanmalarına devam ederken Jason ona göz devirmekle meşguldü.
- Söyler misin Kheiron bu kadar kitabı nerden buldun ?
- Bunlar toplam kitapların sadece bir kısmı Percy. Kalanlarla Athena kulübesi ilgileniyor.
Percy ve Jason oflaya puflaya kitapların başına oturup işe koyuldular. Aradan yarım saat geçmesine rağmen beyinleri iflas bayrağını çekmiş , zavallı gözleri bu kadar okumayı kaldıramayıp ağrımaya başlamıştı. Annabeth onların bu hallerine gülerken dışarıda kopan şiddetli gürültüyle hepsi yerlerinde sıçradılar. Percy hızla dışarıya koşarken Jason ve Annabeth ' te onun peşinden dışarıya gelmişti. Kheiron büyük evin girişinde durmuş kamptaki küçük çaplı kıyameti dehşetle izliyordu. Havadaki şiddetli rüzgar tarlayı , antrenman alanını ve arenayı birbirine katarken bardaktan boşalırcasına yağan yağmur işleri iyice zorlaştırıyordu. Beklenmeyen bu fırtına bütün melezleri korkutmuştu. Kheiron büyük evden aldığı megafonla herkese kulübelere girmelerini söylerken rüzgarın şiddeti iyice artmış ve bunun sonucunda birkaç ağaç devrilmişti. Havada yankılanan birkaç çığlıktan sonra melezler hızlıca kulübelerine girmişlerdi. Annabeth şaşkınlıkla etrafını izleyen Percy ' yi peşinden sürükleyerek büyük eve girdi. Percy ' nin neden aşırı tepki verdiğini biliyordu. Bundan tam bir yıl önce aynı bugünkine benzer bir fırtınayı Percy rüyasında görmüştü. O rüyadan tam bir yıl sonra ise böyle bir fırtına ortaya çıkıyordu. Annabeth Percy ' ye söylemese de aynı rüyayı kendiyle birlikte birkaç melez daha görmüştü. Bütün bunlar tesadüf denilemeyecek kadar tuhaftı. Birşeyler olacaktı , Annabeth bunu hissedebiliyordu.


Flashback
1 Yıl Önce , Bugün

- Ne yapıyorsun ?
- Hiç , sen ?
Annabeth olabildiğince belli etmemeye çalıştı başından geçeni. Percy ' nin azda olsa kuşkulandığının farkındaydı ancak elinden geldiğince normal davranmaya çalışıyordu zaten. Percy birşey bulabilecekmiş gibi onu süzdükten sonra sorun olmadığına karar vermiş olacak ki gülümseyerek yanından uzaklaştı. Annabeth tuttuğu nefesini geri vererek bulduğu şeyi Percy ' nin asla öğrenmemesini diledi. Ve bunu sağlamak için elinden geleni yapacağına da söz verdi.

Flashback Son

Yeni bir kurguyla karşınızdayım. İlk yazdığım hikayem Poseidon ' un ikizleri 10k ' yı geçti ve bu beni çok mutlu etti. Umarım Saklı Mabed ' de aynı ilgiyi görür. Görüşlerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum. İyi okumalar ❤

PERCY JACKSON : SAKLI MABEDCerita yang buat anda obses. Terokai sekarang