Arkadaş ortamımda dışlanmaya başladığım andan itibaren ciddi anlamda ters giden bir şeyler olduğunu fark ettim.
Bu herhangi birinin suçu veya benim herhangi bir kötü davranışım değildi fakat bugün gerçekten ölüyormuşum gibi hissettim.
Yemekler, kitaplar, hoşlandığım türlü aktiviteler...
Beni yüzüstü bıraktılar, hiçbiri ile ilgilenmek istemedim.
Kafamı dağıtmak için belki internet ortamında kendimi hipnoz edebilirim diye düşündüm ancak orada tavırlarımdan rahatsız olan insanların ne kadar fazla olduğunu gördüm.
İşte o an gözlerimin dolduğunu, boğazımda yutkunduğum hâlde geçmeyen - geçmeyecek olan - yumruyu ve hüznü iliklerime kadar hissettim.
Aynanın karşısına geçip inceledim suratımı,
'Neydi bu hâlim?
- Bunların hepsi şanssızlıktı.'
Tanrı bana yaşayamayacağım bir ömür ve sayılamayacak kadar çok mesele vermişti.
