Depaysement 🥀

54 15 86
                                        

Şarkı ismi: Billie Eilish ' Six feet under

*
*
*
" Yorulduğunu hissetmek, yaşadığının en büyük kanıtıdır. "

Bilinmezlikleri insanları yutan bu ülkede kalabalıkların içindeki yalnızlaşan bireylerdik ve bu insanların kendileriyle yüzleşebilmeleri kimi zaman hayal kırıklığına yol açabiliyordu. Çünkü hayal ettikleri insan kalıplarından çok daha farklı olduklarını görüyorlardı. Çoğu zaman kendini dinlemek ve ne istediğini algılayabilmek yerine insanların onlardan ne istediklerini sorguluyorlardı ve bunu benimsiyorlardı.

İnsanlar tarafından kendilerine mecbur edildikleri hayattan bir süre sonra bunalanlar ise çareyi ilk başta yapması gereken kendisini dinlemekte buluyordu. Bazıları bunu başındayken farkediyor ve hayatını kurtarmaya çalışıyordu, bazıları ise o kadar şanslı olamayabiliyordu. İnsanları bu basit teoriyle gözlemleyebildiğim güzel bir meslek edinmiştim aslında kendime,

odamda evrakları toplarken her bir hastamın hayatıma yeni kattığı bilgilerdi bunlar. Üniversitede psikoloji bölümünü bitirdikten kısa bir süre sonra Frane' de başlamıştım çalışmaya. Mesken nezih bir ildi ama bu ilçesi turistler tarafından ve mesken halkı tarafından pek tercih edilen bir yer değildi. Kliniğin hemen yanından geçen sahilde bile tek tük insanlar olurdu. Pek bir insanın olmaması bizim için iyi bir şeydi aslında, düşüncelerle boğuşurken kapının çaldığını bile fark etmemiştim. Merve hemşire içeri girerek;

" Günaydın levla hanım, kapıyı çaldım ama duymadınız galiba, bugün 14 numaralı odadaki hastadan başlayacaktınız hatırlatmak istedim. "

Merve hemşire daha 30' lu yaşlarının başında gerek giydiği kıyafetlerle gerek hareketleriyle güzelliğini cüretkâr bir şekilde belli eden bir kadındı,

" Tamam merve, ben vakanın belgesini gözden geçirip geliyorum. "

Dosyaların arasında 14 numaralı dosyayı bulduktan sonra yazdığım en son ki gelişmeye baktım

- Mehmet ÖDEN 40' lı yaşlarda sıkça görülen tipik bir demans vakasıydı. Günlük ihtiyaçlarını karşılaması için seanslar düzenliyorduk ama mehmet beyin aksi harekleri yüzünden olabildiğince yavaş hareket ediyorduk. Dosyayı yanıma alıp koridorda ilerlemeye başladım, 11 numaralı odanın hala boş olduğunu gördüm.

En son 22 yaşında Melike diye bir kız gelmişti, annesi ve babasının şiddetlerine dayanamadığı için deli rölüne bürünmüş buraya geldikten 2 gün sonra ise kafasını duvara vurarak beyin kanamasından ölmüştü. Aklıma geldikçe bile ürperdiğim bu olayın üstünden 1 yıl geçmesine rağmen hala unutamıyordum. Ne acı diye düşündüm insanın yaşamayı değilde ölmeyi seçmesi, derin bir nefes alarak Mehmet beyin odasına girdim. Büyük ama demirli pencereden sızan ışıktan Mehmet beyin yatağının kenarında oturduğunu güçlükle görebildim. Usulca yanına yaklaşıp

" Merhaba Mehmet bey "

Kafasını kaldırıp kısaca bir bakış attıktan sonra kafasını geri indirdi.

" Canınız bir şeylere mi sıkıldı, bana anlatabilirsiniz. "

Mehmet bey,

" Hepiniz aklınızı kaçırmışsınız, aynı cümleleri tekrar edip duruyorsunuz, bana anlatabilirsiniz, bana anlatabilirsiniz bla bla bla "

Kısaca bir nefes vererek,

" Tamam o zaman birlikte dışarı çıkmaya ne dersiniz ? "

Başını usulca kaldırarak sanki ilk defa görüyormuş gibi odasını inceledi, pencerede takılı kaldı birkaç dakika, sonra bana kısa bir bakış atıp ayağa kalktı. Önümden yavaşça geçti biraz ilerledikten sonra arkasını dönüp

" Ee gelmeyecek misiniz? "

" t-tabi geliyorum "

Silkelenip adımlarımı ona uydurdum.
Kiliniğin arka tarafında hastalarımızın belli saatler içerisinde gezebilmesi için patika yolları olan küçük bir orman vardı. Temiz havayı burnuma doldurup mehmet bey' e baktım, kilinikte en çok rahatladığı yer bu ormanlık alandı, sanki evini bulmuş gibi hissediyor çoğunlukla gerçek hisslerini burda belirtiyordu.

İlerdeki bankı işaret edip oraya yöneldim Mehmet bey de oturunca

" Bu aralar içinize kapanmaya başladınız yine, neler oluyor ? "

Mehmet bey uzunca bir etrafa baktıktan sonra;

" Kendimi iyi hissetmiyorum. " dedi.

Önceden birkaç kez daha böyle şeyler söylüyordu, bu durumlarda hep karısı aklına geliyor sanki onunla konuşuyormuş gibi konuşuyordu benimle.

" Kaç gündür seni arıyordum Ela, nerdeydin ? "

6 yıl önce vefat eden eşinden sonra kendisine hiç gelememişti. İnsanın hayatından en yakınının bir anda yok olması acı verici olmalıydı,

" Neden beni bırakıp gittin ela, neden neden ha "

Hiddetlenmeye başlayan mehmet bey bir hışımla ayağa kalktı ellerini saçlarına götürüp bağırmaya başladı. Etrafıma baktım hemişe görebilmek için ama göremedim yavaşça yaklaşıp sakinleştirmeye çalıştım.

" Yaklaşma, hayır dur orda, gelme yanıma beni aldattın biliyorum, 2 gün önce sizi gördüm o adamla
Hayır ela beni hiç sevmedin m-mi hiç mi neden yaptın bana bunu " aklını yitirmiş gibiydi bir anda ne olduğunu anlıyamadım güvenlik diye bağırmaya başladım, onu ilk defa böyle görüyordum. Devamlı sakinleştirmeye çalışırken yerden taş aldı ve bir anda bana döndü

" Bırakma beni ela, l-lütfen, lütfen lütfen " sakinleştirmeye çalışıp,

" Tamam bırakmıcam seni tamam mı lütfen sakinleş artık " dedim.

Mehmet bey sakinleşsede kısa bir süre sonra bir anda üzerime koşmaya başladı ve elindeki taşla ne olduğunu anlamadan ben kafama vurdu.

Başıma aldığım darbeyle önce bir yalpalandım sonra ise her yer bulanık gelmeye başladı ve yavaşça kapkaranlık, en son hatırladığım tek şey buydu.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
☁️ Evet arkadaşlar benim dünyama hepiniz hoşgeldiniz, küçüklükten beri içimdekileri bir yere taşırma isteği burada anlamlaşacak, ilk defa yazıyorum ve çok heycanlıyım açıkçası ve bu yolda desteğinize gerçekten ihtiyacım var. Beni kırmayıp ve hatta bunu okuduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Sizi seviyorum 🌹

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jul 12, 2020 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Ben' LevlaStories to obsess over. Discover now