duyulan sesler

27 0 0
                                        

iyi okumalar

Yaklaşık 1.5 ay süren turun sonuna gelmiştik. Çok yorucuydu, çok zorlayıcıydı ama çok da mükemmeldi.

Artık herkes tanıyordu bizi. Yurtdışında yayınlanan programlarda bile "K-Pop'ın Kralları" olarak adlandırılıyorduk. Başta ailelerimiz olmak üzere herkes gurur duyuyordu bizimle. İmkansızı başarmıştık çünkü.

Yeni albümümüz çıktıktan sonra bir dünya turuna çıkmıştık ve bugün turun son günüydü. Neyse ki son konser Seoul'daydı da bir de o yorgunlukla uçak yolculuğu çekmeyecektik.

Sahne arkasında mikrofonumun son kontrollerini yaparken karnımın üzerinde bir çift kol hissettim, ardından da omzuma konan bir kafa.

"Sonunda bitiyor. Ahh çok yoruldum."

"Sonunda!" diyebilmiştim sadece.

Her ne kadar hayranlarımızla buluşmayı çok sevsek de biz de insandık sonuçta. 1.5 ay aralıksız 2 günde bir sahneye çıkıp kalan günlerde de pratik yapıyor olsaydınız inanın bana siz de bittiğine şükrederdiniz.

"Konser çıkışı bir şeyler yapmak ister misin Jungkook-ah?"

"Neden olmasın."

Teklifimi onaylayınca sırıtıp karnımın üzerinde duran ellerini çözmüştüm. Ardından da burnunu sıkıp yanından uzaklaşmıştım.

Tüm üyelerle çok yakındım, hepsiyle kardeşten öteydim ama ne yalan söyleyeyim Jungkook'a diğerlerinden fazla değer veriyordum. Sürekli birlikte vakit geçiriyorduk, aynı odada kalıyorduk, bazen beraber bile uyuduğumuz oluyordu.

Bugün de konser çıkışı onu ramen yemeye götürecektim. Ne kadar sıradan bir aktivite gibi görünse de bayılacağını biliyordum.

Diğer üyelerin yanlarına ulaştığımdaysa herkes son kontrollerini yapıyordu. Bir süre sonra sahneye çıkma zamanımız gelmişti zaten.

Yorucu ama bir o kadar da mükemmel konserimizin sonuna gelmiştik. Army'lerimizi selamlayıp sahneden indiğimizde tüm üyeler boş buldukları bir yere yayılıp kendilerine gelmeye çalışıyorlardı. Jungkook ortalarda görünmüyordu.

Bir süre dinlendikten sonra çıkışta ne yapacaklarını sormuştum. Jimin ve Yoongi hyung dışarı çıkmak için plan yapmışlardı. Namjoon hyung ve Jin hyung eve gideceklerdi. Hoseok hyung ise arkadaşlarıyla buluşacaktı. Anladığımı belirten birkaç mırıltı çıkardıktan sonra ayaklanıp Jungkook'u aramaya koyulmuştum.

Sahne arkası çok büyüktü labirent gibiydi adeta,bu kocaman yerde Jungkook'u nasıl bulacağım konusunda en ufak bir fikrim bile yoktu. Am en sonunda aramayı akıl edebilmiştim.

Bulunduğum koridorun sonundan gelen çok düşük sesli bir zil sesi duyduğumda bu sesi nasıl duyabildiğime şaşırmıştım bir süre. Çok düşük geliyordu çünkü. Sesin geldiği yöne doğru ilerlemeye başladım. Bulunduğum koridorda 4 tane kapı bulunuyordu.

İlk ikisini kontrol edip içerilerinin boş olduğunu görmüştüm. 3. kapıyı açıp o odanın da boş olduğunu görmemle sıkıntılı bir nefes verip son kapıya doğru ilerledim.

Kapıya yaklaştığımda ise olduğum yerde kalmamı sağlayan sesler duymuştum. Umarım yanlış duymuşumdur çünkü içerden inleme sesleri geliyordu.

Cesaretimi toplayıp kapıyı hafifçe araladığımda odanın karanlık olduğunu görmüştüm.

"Ahh J-Jungkook yavaş ol"

Promise ▪ taekookHistórias para pegar e não largar. Descubra agora