"Kim bu kız?" diye sordum. Sonunda daha fazla dayanamayarak. Son bir haftadır onu her gördüğüm yerde gözlerimi bir türlü alamıyorum ondan, yahu bir insan bu kadar mı güzel olur.
"Hangisi?" diyerek başını kaldırıp benim baktığım yöne doğru bakan Batuhan'a az kalsın küfür edecektim. Onun yerine yüzüne bakıp
"Kardeşim, sen iyi misin? Ne demek hangisi tabi ki de en güzel olan" dediğimde Batuhan önce sırıtıp sonra kızarak konuşmaya başladı.
"Ya abi ne kızıyorsun. Neyse ama uzatmayacağım Hande'yi demiyorsundur inşallah eğer öyleyse hatırlatırım benim o kıza ilgim var" dedi.
"Lan ben niye sana Hande'yi sorayım onu zaten tanıyorum. Yanındaki kızı soruyorum" dedim." Batuhan bakışlarını Hande'ye çevirip oturduğu masaya baktı tabi bende ama yanında hiç kimse yoktu. Hey Allah'ım nereye gitti bu şimdi daha az önce buradaydı. Belki hala buralardadır diye etrafa bakınmaya başladım. Sonunda kantinde beklediğini gördüm. Tam Batuhan'a söyleyecekken eline tost alıp parasını verdi ve arkasını dönüp yürümeye başladı. Nereye doğru gittiğine bakarken her halde çok acıkmış olmalı ki ikinci tostu aldı diye düşünürken masaya geldi ve az önceki yerine tekrar oturdu. Bu sırada önünde zaten daha önceki tostun yarışının durduğunu gördüm sonra da elindeki tostu Hande'ye uzattı. Bu demek oluyor ki ya yine Hande'ye hayır diyemedi ve gidip ona tost aldı. Yada kendisi zorla Handeye tost yedirecek iki gün önce Hande'ye zorla tost yedirmeye çalıştığını görmüştüm. Ama anlaşılan bu defa zorla olan bir şey yok çünkü Hande kız daha oturmadan elinden tostu kaptığı gibi yemeye başladı. Batuhan'a
"Bak işte Hande'nin yanında oturan kızı soruyorum. O kim? Sen tanıyor musun?" diye sorduğumda Batuhan
"Hani şu uzun saçlı olan mı?" dedi.
"Lan oğlum sen salak mısın? Zaten Hande'nin yanında bir tane kız var söyle çabuk kim olduğunu" dedim. Sesimi biraz yükselterek Batuhan hem gülüp hem konuşmaya başladı.
"Yalnız abi o kız olmaz benden söylemesi" dedi.
"Olan bir şey yok ki hem öyle bile olsa niye olmazmış" dedim.
"Basit, çünkü kızın sevgilisi var" dedi. Biran başımdan aşağıya kaynar sular dökülüyor gibi oldu. Allah'ım olmasın ya bir dakika lan ben niye olmasın diyorum ki hem olsa bana ne ben niye şimdi bu kız için böyle düşünmeye başladım ki
"Aslında kızın yanında kimseyi görmedim. Ama kim yanına gitse hep soğuk davranıp uzaklaştırıyor. Ayrıca da telefonda sürek Aras adında biriyle 'aşkım seni çok özledim, akşam olsa da biran önce seni görsem' ve en önemlisi 'seninle uyumak için can atıyorum' dediğini duydum. Üstelik sadece ben değil başka duyanlar da var. Hatta Hande adamı tanıyormuş bile bir keresinde Aras denen herife sarktığını bile duydum. Aslında biliyor musun sen bana yardım etsen bende şu Handenin ağzını bir arasam yandan da kendi işimi halletsem kızla manita olsam ne güzel olur biliyor musun. Hadi be kanka yap kardeşine bir güzellikte şu kızı yengen yapayım. Bende sana yardım ederim sende diğeriyle sevgili olursun hadi be hatta sonra da seninle beraber gider şu Aras denen herifin ensesine çökeriz bir temiz dövüp anasından emdiği sütü burnundan getiririz ne dersin kardeşim ha" dedi.
"Oğlum bir sus lan ne çok konuştun lan hem sen emin misin?" dedim ama içim içimi kemirmeye başlamıştı çoktan gerçi niye şaşırıyorsam kız çok güzel tabi sevgilisi olacak olmasa şaşardım zaten böylesi bir güzellik boş bırakılmaz zaten
"Vallahi ben duyduğunu söylüyorum kardeşim" dediğinde aklıma gelen şeyle konuştum.
"Kardeşim eğer kızın sevgilisi varsa ve Hande de ona asılıyorsa kız bunu bile bile Hande ile arkadaş olmaya devam eder mi lan. Hadi diyelim ki kızın haberi yok. Ulan sen Hande'yi araştırmıştın hani, Hande arkadaşının sevgilisine asılacak kadar ucuz bir kız mı? Eğer öyleyse söyleyeyim siz birlikte olsanız bile o kız senin arkadaşlarına da sarkar. Sen böyle bir durumla nasıl baş etmeyi düşünüyorsun" dedim. Batuhan hemen atılıp
"Sen merak etme ben sordum Hande'ye o asılma mevzusu şakasınaymış senin kızı kızdırmak için yapmışlar" dedi. Onun adına rahatlar gibi olsam da yine de ayar olmuştum bir kere diye dayanamayıp
"Lan oğlum kız benim değil. Hem söylesene bu kız harbiden benim olsa yalnız bırakır mıyım lan aklımı daha peynir ekmekle yemedim ben bu kız yalnız bırakılır mı?" dedim. Harbiden fena halde ayar olmuştum. Her şey bir yana su gibi kız abi ben bu kızı yalnız bırakamam ki aklıma gelen şeyle biranda Batuhan'a dönüp
"Ulan ben sana ne sordum sen bana ne söyledin kızın adı ne çabuk söyle bir daha konuyu kaynatırsan bozuşuruz ona göre" dedim. Batuhan teslim olur gibi ellerini omuzlarının hizasına kadar yukarı kaldırıp konuşmaya başladı.
"Tamam sakin adını bilmiyorum her sorana farklı isim söylüyormuş geçen gün bende sordum adını bana 'sence' dedi bende şakasına Buse dedim hani anlamı öpücük ya komiklik olsun diye o da 'iyi o zaman sen bana Buse de' dedi. Öyle işte kıza Kübra, Buse, Aslı, Zeynep diyenler var gerçek ismi ne bilmiyorum. Hocalarda bu durumu duymuş bir tanesi dün kıza seslenirken 'çoğul isim bir bakar mısın' dedi. Kız da artık ne kadar aşinaysa saniyesinde dönüp hocaya baktı. Bende şaşırdım vallahi" dedi.
"Nasıl ya peki Hande o biliyordur ismini ona sordun mu?" dedim.
"Saçmalama kardeşim tabi ki sormadım hem sorsam da söylemez zaten" dedi.
"Yani biliyor öyle mi?" dedim. Olumlu anlamda başını sağladığında daha fazla beklemenin saçma olduğuna karar verip anlık gelen cesaretle ayağa kalkıp Batuhan'ın omuzuna dokundum.
"Hadi kalk, senin işi yapıyoruz" dedim. Batuhan biran şaşkınlıktan ne söylediğimi kestiremese de benim kızlara doğru yürüdüğümü görünce hemen ayaklanıp peşimden geldi. Hızla bana yetişip yanımda yürürken
"Ciddi misin?" dedi. Ona cevap vermeden yürümeye devam ettim. 'Ne olursa olsun ben bu kızla tanışacağım arkadaş' diye içimden geçirip bir haftadır her gördüğüm yerde gözümü anlamadığım kıza doğru yürümeye devam ettim.
YOU ARE READING
GENÇ BİR KADIN (Askıda)
General FictionErken yaşta evlenip ayrılmış, oğluyla hayatına devam etmeye çalışan genç bir anne düşünün. Karşısına çıkabilecek zorluklar ve güzellikler neler olabilir? Mesela yeniden birisiyle beraber olup, bu defa mutlu bir evlilik sürebilir mi? Hadi gelin, hep...
