1

304 28 18
                                        

Bölüm Şarkısı:Hymn For The Weekend-Coldplay

Keyifli Okumalar..

Kulağımda çınlayan şehrin gürültüsü, arabayı dolduran klasik müzik, yan tarafımda müzik eşliğinde kitap okuyan kardeşim Jeongguk ve yılların bekleyişinin sona vurmasıyla içime kadar titreten bir heyecanla okula doğru arabayı süren bir ben. Tabii kafamdaki düşünceleri de geçmemek lazım. Çünkü Tanrı aşkına, evim ve -yeni- okulum arasındaki mesafe tam bir saatti ve okulun ilk günü olması nedeniyle oldukça yoğun bir trafiğin arasında kalmıştık.

En iyisi -yeni- okulumdaki işleri halledip yeni ev aramaya başlamaktı. Yoksa bu hem benim için hem de kardeşim Jeongguk için sıkıntı yaratabilirdi.

"Hyung, çok kaldı mı?"

Sorusuyla beraber evden çıktığımızdan bu yana ilk kez konuşan kardeşime baktım. Üstünde gökkuşağı ve yaprak desenleri olan ayracını kaldığı yere koyup kitabını çantasına yerleştirip bana dönmüştü.

"Az kaldı Jeongguk, heyecanlı mısın?" diye sordum. Kafasını iki yana sallayıp cevap verdi.

"Hayır değilim. Olmamalıyım çünkü senin heyecanını yatıştıracak birileri olmalı." deyip gülmüştü. "Sonunda hyung. Hayallerine yavaş yavaş ulaşıyorsun."

"Sonunda Gguk, sonunda." deyip önüme döndüm. Biz konuştuğumuz sırada zaten okula varmıştık. Geniş okulun kendi gibi geniş bahçesine vardığımzda park alanında kolayca yer bulup arabayı park ettim. Arkadan da çantamı alıp beni çoktan çıkıp bekleyen kardeşimin yanına gidip durdum. Elimi omzuna atınca gözlerime baktı ve ne demek istediğimi anlayıp benimle aynı anda konuştu.

"Görünmese bile yıldızlar gündüz vakti, hep parlar kalbimizde. Şans bizimle olsun."

İşte buydu. Çocukluğumuzdan bu yana, en kötü anımızda bile bizi motive eden, bizi cesaretlendiren buydu. Yalnızca bir cümle.

"Yıldızlar kalbimizde saklı." diye mırıldandım. Jeongguk da gülüp kafasını salladı. Böylece artık okula gitmeye hazırdık.

Ben bugün ilk günüm olduğu için derslere gitmeyecektim. Yalnızca okulu kısa bir gezip öğretmenlerle tanışacaktım. Ama Jeongguk bugün derslere girecekti. Aslında -henüz tanışmadığım- yeni müdür benimle beraber başlamasını söylemişti. Fakat o gelecek sene sınavı olduğunu öne sürüp tek bir gün bile kaçırmak istememişti. Onun için gelmişti fakat sınıfını henüz bilmediğinden dolayı benimle müdür odasına gelecekti.

Zemin kat koridorunda okulun bölümlerinin olduğu küçük tabeladan müdür odasını bulup asansöre doğru ilerledik. Müdür odası dördüncü kattaydı ve ben bu heyecanla merdivenleri çıkabileceğim konusunda şüpheliydim.

Asansöre binip dördüncü katı tuşladığımda Jeongguk ile beklemeye başlamıştık. Kısa sürede kata çıkmış ve adımlarımızı koridorun sonuna doğru yönlendirmiştik. Gözlerim kapıların üst köşelerinde müdürün adını ararken en kenardaki kapıda aradığım yazıyı bulmuştum.

Kim Namjoon
Okul Müdürü

Kardeşim odanın önünde durduğumuzda elini uzatıp kapıyı çalacakken onu durdurdum. Üstüme başıma son kez bakıp kıyafetlerimi hafifçe üstünde toz varmış gibi silkeledim.

İlk izlenim önemliydi.

"Tamam, şimdi hazırız." deyip bu sefer kapıyı ben çaldım. Bir iki saniye sonrasında içeriden güçlü ve tok bir sesten içeriye girmemiz için onay gelmiş ve Jeongguk'a bakıp kapıyı yavaşça açmıştım.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jun 22, 2019 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Kims' Family | NAMJINStories to obsess over. Discover now