Garsonun bana verdiği kâğıtta yazanlar kaşlarımı çatmama neden oldu,yoksa bizi yine bulmuşlarmıydı?
"Delinin kızı,güzelliğin ve çekiciliğin ayrı ama sesin gerçekten etkiliymiş.Doğru ya Annenin aynısısın ,seni daha çok tanımak eğlenceli olacak. :)"...
Selamlar okurlarım nasılsınız?Umarım kitabımı seversiniz.Hatalarım elbet ki olur özür dilerim şimdiden,ha bide türkçem pek iyi değil ondan da olabilir.
Tam 3kat !Barışı yakalamak için koşmuştum ama salak çocuk burda bile değil.Nereye gidebilir ki kaşla göz arasında! Bu bodrum katında nasıl ışık olmaz bunu da anlamıyorum ya neyse.Telefonun ışığıyla olduğu kadar etrafı incelemeye başladım. "Barışş!Yeminle beni yorduğun için elimden kurtulamayacaksın,şimdi çık ortaya." Etraftan ses gelmezken oflayıp bu karanlıkta daha fazla durmadan acil çıkışa doğru yöneldim. Yazıdan gelen az ışık bana yettiğinde telefonun ışığını kaptarak söylenmeye devam ettim. Kapı kulpunu indirerek açmamla geri kapanması ve duvara sert bi şekilde itilmem çok hızlı gerçekleşti.
Acıdan yüzüm buruşunca bakışlarımı kaldırarak beni kollarımdan sertçe tutan bedene baktım. "Hay ben senin aklına sıçayım,malsın yeminle,böyle sıkıştırmalar karanlıkta korkutmacalar falan ,doğru söyle çok film izliyorsun sen demi?Yoksa bu gereksiz badboy havalarının başk açıklaması olamaz"!sadece bi homutu işşittim ama hala cevap vermemekle kararlıydı.
Hadi iyi eğlendin,bak sana aksiyon da oldu, geri bas şimdi!"sadece bana bakıp biraz uzaklaştı. "Basmassam ne olur ,o küçük savunmasız bedeninle ne yapbilirsin". Yok yok bu insanlık böyle illa bağıracan çağıracan yoksa kafası almıyor abi. "Yok hani diyorum Asya sakin kal, iyi davran ama yok illa içimdeki çirkefliği çıkarmamı istiyorsunuz. "İçinden çıkmasını istediğim tek şey o değildir belkide!" Yüzüne boş boş bakarken "Cin çıkarmamı istermisin?"bana garip baktıktan sonra gülmeye başladı.
Çok bile dayanmıştım hızla kafamı biraz geriye atıp ileriye kafa atınca karnına da dizimle vırduktan sonra üzerine tükürdüm.(kendime çirkef derken ciddiydim ki ben).! "Oh be!yeminle ne diye bukadar süre beklediysem!!sıçmık suratlı it". Kapıyı açarak kantine doğru hızla ilerledim. Hepsi barışın yüzünden.!Karanlık olsada sesinden o kişinin Alper olduğunu anlamıştım.
Hasta gibi davranıyor ,onunla olmak itemediğim için kendine yediremiyordu.Neymiş kimse onu çeviremezmiş.Kantine girince köşede Ulaş ve Gamze yemeklerni tıkınırken ,Barış su içiyordu.Arkası bana dönük olduğu için görüş alanına girmiyordum. Gamze beni ilk farkeden olmuştu ama sadece sırıtıp Barış'a bakmaya başladı.
Yan masadaki tikilerden sularınıalınca bana doğru döndüler,onlara gülümseyip "intikam" dediğimdeyse gülmeye başlamışlardı. Herkes'le anlaşabilme yeteneğim vardı ,tabi istisnalarda olmuyor değildi. Barışa yaklaştığımda,uUlaşta beni farketmiş ama anlamaması için ona bakmaya başlamıştı. Yavaşça yaklaşarak ensesinin açıklığından yararlanıp soğuk suyu sırtından aşağı boşalttım. "Lan kim o anasının evladı"!sinirle arkasına döndüğünde beni görmesi ile çatılmış kaşları düzeldi. "Hani oldu mu bu şimdi böyle intikam mı alınır alt tarafı kilo çekmeni kolaylaştırmak için bi kat koşturdum,sense beni donuma kadar ıslat emi."
Sinirlenerek kafenin ortasında bağırdım. "Tam tamına 3kat Barış 3!hem sen bana şişman'mı demeye çalışıyosun?" "Yok canım,ben demedim öyle birşey, senin neren şişman ,sadece arkadakiler biraz kaba." Ne diyordu bu çocuk hem arkadakilerde ne demek? Bi dakka arka şey yani... "Lan sen benim kalçalarıma mı bakıyosun it?Gay değilmisin lan sen ?"Barış ayıplar gibi elini ağzına atarak"Bak ben demedim,sen dedin!Kalçalarım dedin,benim suçum yok."diyip masumca ellerini teslim olur gibi havaya kaldırarak çıkışa ilerledi.
"Doğruyu söylemekte suç,gidiyorum ben ve gelme peşimden,kafiye bile yaptım senin yüzünden." Ağzım açık şekilde ona bakarken, Gamzeyle Ulaş gülüyorlardı. Kapıdan tam çıkacakken,kapının ona doğru açılmasıyla kafasını çarpması bir oldu. "Lan hangi anasının evladı açtı la kapıyı!Yoksa sen mi beddua ettin de evren sana olumlu yanıt verdi doğruyu söyle kız"?Bi gözüyle elini tutarken sağlam gözüyle bana cevap beklercesine bakmaya başladı. Elimle gelen kişiyi işaret edip zor tuttuğum gülümsememle gelen kişiye bakmasını sağladım. Gelen tabiki Alper di,muhtemelen pansuman yapıp hemen gelmişti. Burnu baya şişmişti, yanlız bu yüzden de yüzü komik haldeydi.
Herkes gülerek Alpere bakınca laf atarak dalga geçiyorlardı. "Arı mı soktu abi ya?"kahkahalar artarken Alper daha çok sinirlenmişti. "Yok yok tır geçmiş gibi". "Yok be, bence burun ameliyatı olup yamuk burnunu düzeltti".
Herkes gülerken onlarla birlikte bizde gülüyorduk. Sinirle kafasını sallarken görüş alanına ben girince direk hızlı adımlarla bana doğru yaklaştı. "Burnuma ne yaptığına bak Asya, yakışıklılığım gitti senin yüzünden."gerçektenmi ?tek sorun bu mu ?gerçekten komikti.Suratımı buruştururken Ulaş bu ona daha komik gelmiş gibi kahkahasını arttırdı. "Yakışıklımıydın ki"!
İlk kaşlarını çattıktan sonra sırıtmaya başladı. "Bu sert tavırların daha çok ilgimi çeker oldu gülüm."Hadi ama şakayım de. "Yok Ulaş biz bi dizi yönetmenleriyle konuşalım şu ağa filmlerine bi son versinler, malum hâl ortada,a mal'da bu!bi çiçekli gömleği bide tespihi eksik geri zekâlının."Ulaş beni onaylrcasına kafa sallayarak Barışa doğru konuşmaya başladı. "Asya haklı la ,Barış bu tam senin dişine göre oğlum ,o keko sen keko dolaşırsınız ne güzel." Barış yüzünü buruşturduktan sonra gülerek masa üstüne oturdu. "Tamam gay'imde bukadarda zevksiz değilim be abi,bide bişeye benzese hani."
Diğer herkes gülerken Alperin bakışları diğerlernden sonra tekrar bize dönmüştü. Sinirli gözlerle Barış ve Ulaşa baktıktan sonra bana dönüp gülümsedi. "Ama seni ve senin kalçalarını gördükçe tahrik ediyorsun beni varya tam s..." Sinirle bacak arasına tekme atınca gözleri kocaman açıldı küfür edip yere eğilince sağ elimle muhtemelen kırılmış olan burnunu iyice sıktım. "Hassiktir lan acıyor braksana kızım!" Bu seferde daha çok canını acıtrak tüm gücümle sıkmaya başladım. "Ne oldu az önce tahrik olmuyormuydun ne diye sızlanıp duruyorsun ha bide inanırmısın ben başkası acı çekince zevk alıyorum ama öyle böyle değil." "Canım acıyor brak artık."istese kalkardı ama yediği tekmeden kalkamıyordu. Soğuklukla"Özür dile" dedim. "Yok devenin nalı".! Burnuna biraz daha baskı yaptığımda "İnan bana az önce zevk almak konusunda şaka yapmıyordum."Suratı kırmızıya dönerken "Sikeyim! tamam be özür dilerim brak dua et ki Ulaş var yoksa seni bi güzel si.." Ulaş sandelyesini iterek ayağa kalktı "Alper yeter."2saniye bi süre içinde bakıştılar.Yani ne bekliyordunuzki okadar da güçlü değildim şuan sadece kırık burnundan yararlanıyordum okadar.
Braktığımda gözleri ferini kaybedip düştüğü yerde yığıldı. Arkadaşları başına üşüşmüş,Alperi yerden kaldırarak revire yada hastaneye herneyse bi yere götürdüler işte. Ulaş kolunu omuzuma atarak- "Öldürdün öldürdün"diye gülmeye başladı. Suratına boş bakarak sadece başımla onayladım. Barış bize yaklaşarak karşımızda durdu"Bazen beni korkutuyorsun Asya". "Öylemi"? "Kendini karşıdan görsen,gözlerindeki nefret,merhametsizlik, korkutuyor beni." Gülerek konuştum- "Hmm nefretim öldürmesin seni dikkat et, bu arada spiderman li baxırların aklımda yakıcam onları."Barış inanamazmışçasına ellerini yanaklarına atıp Hiiihhh diyerek uzaklaşmaya başladı.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
"Götümde yılan beslemişim a dostlar"Herkes gülerken masada ki çatalı Barışa fırlattım.Gülerek ona isabet etmediği için dilini çıkarınca "Beyinsiz seni,vazgeçtim sadece spidermanli olanlarını değil bütün çizgi karakterli olanlarını yakıcam teker teker." Barış kantinden çıkmak için koşarken "Bu yılan dan sizi kurtarmaya yapar mı yapar amınakoyayım böyle işin geliyorum bekleyin bebeklerim süpergayiniz geliyor." Ah ne yapıcam ben bu sersemle başımı sağa sola sallayarak gülerek arkasından baktım.