Siyahı severdi.Ruhunun siyahtan ibaret olduğunu ise kimseler bilmezdi.Aslında ruhunun dışında onun dünyası da sadece 2 renkten ibaretti.Siyah ve beyaz.Kim bilir belki de bu iki zıt rengin birbirine olan tuhaf uyumu ona da yansımıştı.O doğuştan renksizdi.O doğuştan kördü renklere.İçten içe diğer insanları kıskanırdı.Zamanla da sevdiği şeyleri yapmayı bıraktı.Gökyüzünü izlemeyi severdi çocukken ama bıkmıştı mavi rengini görememekten.Gerçi mavinin nasıl bir renk bile olduğunu bilmiyordu. Sessiz sakin yerlerde yürüyüş yapardı genelde.Bundan bile sıkılmıştı yeşili göremediği için.Renkli renkli çiçeklerden mahrum olduğu için.
Dudakları arasındaki sigaradan son bir kez daha dumanı içine çekti.Yakıcı zehir dudaklarına ulaştı.Mırıldandı genç çocuk kendi kendine minik odasının içinde. "Kim bilir belki de tanrının bana bir cezasıdır" gözlerini pencereden gökyüzüne çıkardı tekrardan. Biraz daha grimsi bir hava izlese sorun olmazdı onun için.
Yeni bir hikayeyle karşınızdayım.
Umarım daha fazla ilhamım olur. Hikayemi daha sakin ve yavaş yavaş ilerletmeyi düşünüyorum. Başarırım belki :)
Bu arada 23 Nisan Çocuk Bayramınız kutlu olsun. Bugün harika bir gün ❤
-mavi :))
