Alice in Wonderland'da Absolem'in Oraculum için söylediği bir söz vardı. "It tells of each and every day, since the beginning." Bu demektir ki Oraculum, başlangıçtan bu yana her günü anlatır. Bir nevi kaderin yazıtı. Eğer benim yazgım kendine has bir Oraculum'a sahipse dahi, o yazılanların içinde Jongin yoktu.
Jongin, durup dinlenmem için parkın kenarına konulmuş bir bank gibiydi. Baktığımda cazip gelmezdi ancak geçip oturduğumda bütün yorgunluğum üzerime binerdi, o banktan bir daha kalkmak istemezdim. O banka kıvrılıp uyumak isterdim, harcadığım zamanı hiçbir ana değişmezdim. Ben şimdi de o bankı evim bellemek istedim belki de o zamana kadar çoktan belledim. Jongin benim için bir durak değil koskoca bir yuva olsun istedim. Fakat benim Oraculum'umda Jongin'in bir sonu bir bitişi yoktu.
Oraculum Jongin'i istemedi. Ben Jongin'i gözüm gibi sakladım. Jongin beni istemedi. Saklayacağım bir şey kalmadı, saklamak için uğraşmadım. Olağan yaralarımın üstüne açtığı yaraları sarmadım. Ondan kalacak izleri kusur saymadım.
Jongin beni istemedi. İçki içmekten nefret ederim ve bu sefer ironim beni tersten vurdu. Elimden yüzlerce bardak kayıp geçti, ancak onun elleri ellerime bir kez olsun değmedi. Parmakları parmaklarımı sarmadı.
Onun ellerini bir daha tutamadım.
şu iki satır şimdilik yalnızca profilimde bulunsun istiyorum, kafam bomboş. bir akşam bir şarkı beni buralara getirdi. sevgiyle kalın
YOU ARE READING
bu dünya seni incitir // kaihun
Fanfictionmesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? neden değilim? Biz çürük nektariler için.
