Chloe'nin Hikâyesi

236 8 0
                                        

Chloe, 14 yaşında, gayet aklı başında ve zeki bir kızdı. Ama çabuk sinirlenen, asi bir yapısı vardı. Babası o daha doğmadan ölmüş, annesinden ise haber alınamıyordu. Bu yüzden babaannesi ve dedesi ile kalıyordu. Soylu bir aileden geldiği için zengindi. Daha 4 yaşında alfabeyi öğrenmeyi başarmıştı! 6 yaşına geldiğinde Çince, Almanca ve Fransızca'yı akıcı konuşabiliyordu bunun ona çok yararı olmuştu. İlkokulu çok rahat geçmişti, hiç düşük bir notu yoktu. Ortaokul da onun için çok kolay geçmişti 100'ün altında hiç not almaması öğretmenlerini bir hayli şaşırtıyordu ve birkaç kez kopya şüphesi çekti. Ancak kopya çekmiyordu ve yeterli kanıt bulunamadı. Arkadaşları daha 4. soruyu okurken sınav kağıdını verebilecek kadar geliştirmişti kendini.

Babaannesi Pacifica, genç ve dinamik görünüyordu, tam 89 yaşında olmasına rağmen saçında tek bir beyazlık dahi yoktu. Hem de saçlarını hiç boyatmamış olmasına rağmen... Dedesi Adrian ise, tam tamına 91 yaşındaydı, baston kullanmıyordu ve yüzünde kırışıklık yoktu! Çok rahat yürüyor ve hatta koşabiliyordu.

Chloe ise, açık kahverengi ve beline kadar uzanan saçları, kahverengi gözleri ve uzun boyu ile çok güzeldi... Ailesindeki bu farklılıklar onu çok şaşırtıyordu. Uzak akrabaları, babaannesi ve dedesi dışında tüm akrabaları ölmüştü. Neden öldüklerini ise hiçbir zaman bilmemişti. Kendisindeki yüksek IQ seviyesini ve ailesindeki gizeme olan merakı gün geçtikçe daha çok artıyordu. Arkadaşları onun babaannesi ve dedesini Chloe'nin anne, babası zannediyorlardı. Chloe ise bu durumdan hiç şikayetçi değildi. Babaannesi ve dedesi de bu duruma ses etmiyor ve Chloe'yi çok iyi anladıkları için annelik ve babalık oyununu devam ettiriyorlardı. O yıl liseye başlayacaktı ve içinden atamadığı bir heyecan vardı. Yeni okulunu, yeni arkadaşlarını ve yeni öğretmenlerini tanımak için sabırsızlanıyordu.

Evleri bir yalıydı ve Chloe'nin odası ikinci kattaydı, en sevdiği renk siyah olduğu için odasında siyah renklere daha çok yer verilmişti. 2 kişilik simsiyah bir yatağı vardı, tam yatağının üzerinde ince halatlarla mandallı fotoğraflar ve led ışıklar vardı. Odasında soyut tablolara daha çok yer veriyordu. Araştırma yapmak, kitap okumak ve müzik dinlemek boş zamanlarında yapmayı en sevdiği şeyler arasındaydı. Çok sosyal bir insan değildi, arkadaşlarını çok zor seçerdi. Arkadaşlarının ona karşı dürüst olmasını ister ve en ufak yalanını sezinlediği anda arkadaşlıklarını tamamen keserdi. Ama şu ana kadar tamamen güvendiği hiç arkadaşı olmamıştı. Bu tutumu babaannesi ve dedesinin dikkatinden kaçmıyor, ona zaman zaman affedici olması için nasihatler veriyorlardı. Ama arada da hoşlarına gitmiyor değildi, çünkü Chloe'nin kötü arkadaşlar edinip yanlış şeyler yapmasından korkmalarına gerek kalmıyordu.

6. Hissi çok kuvvetliydi, çok seyrek rüya görür ve rüyasında gördüğü şeyler çoğunlukla çıkardı. Hafıza oyunlarında kartlar açılmadan bile hissederek hepsini doğru yapabiliyordu. Babaannesi ve dedesindeki farklılıkları düşünmek onu çok yoruyordu. Kendisini ve soylarından gelen herkes için çok meraklanıyordu. Kendisindeki yüksek sezinlemeyi, zekayı ve gücü her zaman merak etmişti. Önceden bunlar kendisine çok normal geliyordu çalışırsan olmayacak şey yok kafasından gidiyordu. Ama uzaktan akrabalarında da kendisinden az miktarda da olsa bu gelişmeleri görüyordu. Özellikle babaannesi ve dedesinin durumu onu çok şaşırtıyordu. Nasıl bu kadar genç kalabildiler ? Neden bu yaşlarına rağmen çok dinamik olabiliyorlar ? Neden sezgileri çok güçlü ve hem fiziksel hem de duygusal anlamda bu kadar güçlü olduklarına akıl sır erdiremiyordu. Kafasına takılan şeyler bununla da sınırlı değildi, peki neden annesinden haber alamıyordu ? Neden uzak akrabaları dışında tüm akrabaları bilmediği bir şekilde ölmüştü ?

Gecenin İntikamıHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora