~1.BÖLÜM~

148 43 84
                                        

Hayat her daim insanı mutlu etmez, bazen üzer bazen kırar bazen umutsuz bırakır, ama asla bizim peşimizi bırakmaz her daim peşimizde bizi acılarıyla karşılar.

İşte bende bu hayatın acımasız yüzünü görenlerdenim.

Yıkık dökük ama benim huzur bulduğum evimin kapısını açtım.
Gıcırtılı ses evin içini doldururken derince bir nefes aldım.
Yavaş ve yorgun  adımlarla salona ilerledim.
Kapıyı yavaşça açıp,içeriye bir bakış attım.
Kız kardeşim esma, her zaman ki gibi çeyizi için yaptığı  oyalar ile meşguldü.
Hiç rahatsızlık vermeden kapıyı kapatıp banyoya ilerledim önce suyu ısıttım ve güzelce banyomu yaptım.

Ütü yapmaktan ellerim su toplamıştı.
Canım çok yanıyodu ama sesimi çıkarmadan ellerimi sardım.
Bir tekstil firmasında canımız çıkana kadar çalışıyorduk üç kuruş kazanabilmek için.
Banyodan çıkıp üzerime bir şeyler geçirdim ve odadan dışarı çıktım.

Hemen mutfağa geçip yemek hazırlamaya başladım.
Evin en büyük kızıydım ve bütün işler le ben ilgileniyordum biraz yorucu ve çok sorumluluk isteyen bir iş,ama huzurlu olduktan sonra pek bir önemi kalmıyordu.

Sofrayı kurup babamı ve ailemin diğer fertlerini çağırmak için salona ilerlerken aklımda Adnan vardı.
Beni neredeyse beş kez babamdan isteyen fakat babamın beni vermediği Adnan.
Kalbim ısınmıştı ona. Ama babamı bir türlü ikna edemedim.
İçimden bir ses benden gizlenen  bir şeylerin olduğunu söylüyor ama neyse diyorum sonra.

Derince bir iç çekişin ardından salonun kapısını açtım. Babam sedirde oturmuş,esma yine oyalarıyla meşgul erkek kardeşim halil ise salonda yoktu.
Babama seslenerek;
-"sofra hazır." Dedim.

Babam başını sallarken mutfağa geri dönerek yemekleri kaselere boşaltmaya başladım.
Bütün aile sofrada yemek yerken aklıma ünversite sınavım geldi.
O sınava girmeyi çok istiyordum.
Boğazımı temizleyerek;
-baba...şey... ünversite sınavına girmek istiyorum."
Babam sinirle soluyarak ve sert sesiyle;
-"ben demedim mi bir daha bu konu bu evde açılmayacak diye?
Ne zamandan beri benim sözüm bu evde dinlenmez oldu?
Bu konu bir daha açılacak olursa seni bir daha kapı dışarı çıkarmam Fidan ona göre."
Duyduklarım ile hem şok olmuş hem de üzülmüştüm.
Elimdeki kaşığı sertçe sofraya bırakıp ayağa kalktım.
Annemin arkamdan Fidan değişlerine kulak asmadan evden çıktım.

Gözlerim gözyaşlarımın etkisiyle dolarken kendime lanetler ediyordum.
Bu hayatta hiç bir istediğim yolunda gitmiyordu.
Birazcık mutlu olsam iki katı mutsuzdum.
İsyan etmekten nefret ediyorum ama bu yaşadıklarım çok ağır şeyler.
Herkesin imtihanı kendisine çok ağır derdi ninem,
Gerçektende hersinki kendisine ağır.

Koşar adımlarla ilerlediğim parkın,
en uzak ve karanlıkta kalan kısmına ilerledim ve banka oturdum.

Ayaklarımı kendime çekip kafamı ayaklarıma yasladım ve herzamanki gibi sessizce ağladım.

Keşke dedim keşke...
Hiç bir insan üzülmese, kimse ağlamasa, kimsenin kalbi kırılmasa.

Ama bazen hayat bize öyle şeylerle karşı karşıya bırakıyorki insan ne yapacağını bilemiyor
İşte bende şu anda ne yapacağımı bilmiyorum.
Aradan ne kadar süre geçti hiç bir fikrim yok.
Koluma değen soğuk bir el ile irkilip kafamı kaldırdım.
Gelen kişi Esma'ydı.
Ne oldu dercesine baktım.
Bir iç çekişin ardından;
-"abla annem seni çağırıyor."Dedi
Kafamı onaylarcasına sallayıp ayaklarımı aşağı sarkıttım.
Uyuşuk adımlarla geldiğim yolu geri döndüm.
Eve girer girmez hemen odama geçtim ve üzerimi çıkartıp yatağa uzandım ve uykuya daldım.
     
                        ~•○●○•~

TOPRAK'TAN FİDAN'AStories to obsess over. Discover now