Bölüm 1 "Kaçırılma"

3.8K 34 1
                                        

     "Uffff nerde kaldı bu salaklar" kaldırımı izlemeyi kesip yakınan burcuya döndüm. "Ne biliyim ya biraz daha gelmezlerse onları bırakıp giderim." Başını sallayıp arka çıktı burcu bana.

    Ben Ada Özdemir. Doktor baba ve mimar bir annenin tek çocuğuyum. 17 yaşındayım ama 2 ay sonra 18 olucam. Yapı olarak umursamaz bir yapım var. Yani elalem ne der filanlar hiç benlik şeyler değil. Dostlarım için canımı bile veririm. Zaten bu yüzden sadece 3 dostum var. Burcu,ece ve demir. Neşeli kızlarız. O an canımız ne isterse yaparız, çoğu zaman rezil olsakda. Şuan ise kafeye gitmek için salak ece ve  demiri bekliyoruz.

 "Nihayet teşrif edebildiniz" düşüncelerimden sıyrılıp nihayet gelebilen ece ve demire baktım

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

 "Nihayet teşrif edebildiniz" düşüncelerimden sıyrılıp nihayet gelebilen ece ve demire baktım. "Of ne be iki süslenelim dedik." Ecenin kafasına vurup kızgın bir bakış attım. "İki süslenme dediğin şey 25dk mı sürüyor salak." Ayaklarımız kopmuştu burda. "Aman neyse ne geldik işte. Hadi gidelim artık." Ecenin bu sözüyle herkes yürümeye başladı. Tabiki ben bunun intikamını almadan bırakmam. Hemen koşup demirin sırtına atladım. "Beni bekletmenin cezası."  Demir bu dediğime güldükten sonra bir anda koşmaya başladı. Sokakta bizim kahkahalarımız dolduruyordu. Bir süre sonra koşmayı bıraktı ve normal bir şekilde yürümeye başladı. Diğerleri arkada kalmıştı ama ikimizde bunu tınlamadık. Sonuçta hepimiz aynı yere gidicektik.

    Kafede geçirdiğimiz eğelenceli ve rezil dakikalardan sonra sonun da eve gitme kararı aldık. "Gençler siz gidin benim kütüphaneye kitap bırakmam lazım bu gün son günü."  Demir hemen öne atıldı. "Salaklaşma hava karardı bu saatte tek başına nereye gidiyorsun. Ben bırakırım seni." Demire göz devirdim. "Kızlar ne yapsın o zaman. Sen kızları bırak. Hem biliyorsun kütüphane her zaman kalabalıktır." Zar zor ikna ede ede Demir ve diğerlerini kovmuştum. 

    Kütüphane çıkışı tam eve giderken bir anda etrafımı arabalar sardı. Korkuyla gerileyip ertrafıma baktım. BİR SÜRÜLERDİ. Bildiğin arabalarla etrafımda yuvarlak oluşturdular. İçlerinden 20 ye yakın takım elbiseli adam inmesi korkumu kat ve kat arttırırken demirin teklifini kabul etmediğim için kendjmi dövesim geliyordu. "Ada hanım bizle gelmeniz gerekiyor." Sesin geldiği yöne döndüm "s.siz kimsiniz. Ne istiyorsunuz benden" adam yüzünde aynı ifadesizlikle cevap verdi "Ada hanım lütfen zorluk çıkarmayın. Zaten gidince abimiz sizi bilgilendirecektir." 

   Ben bir adım geri gidip tam kaçmaya hazırlanıcakken. Kolumdan tutulmamla hemen çırpınmaya başladım. Hay sikim fazla sıkı tutuyor. Bir anda gelen deli cesareti ile ilk adamın elini ısırıp sonra da kasıklarına tekme atıp kaçmaya başladım. Hemen adamların olmadı yere koşup ara sokaktan girdim derken sert bir vücuda çarpmam ile sendelemem bir oldu. Bir işim ras gitse dişimi kıracam zaten bu kim şimdi ya of. "Zorluk çıkarıcağını biliyordum güzelim bu yüzden bizzat gelip seni zapt etmek istedim." Duyduğum sözlerle hızla başımı kaldırıp karşımdaki adama baktım. Tahmini 1.87 civarı, yapılı vücudu ve sert yüz hatları ile hayli ürkütücü bir adam varfı şuan karşımda. Ama tüm o sert yüz hatlarına rağmen yüzündeki hafif tebessüm ve gözlerindeki anlamlandıramadığım ışıltıyla o kadar da korkutucu gözükmedi gözüme. "S.sen de kimsin" yüzünde koruduğu tebessümle cevap verdi "Geleceğin" ha! Ne dedi be o. Ne geleceği. "HA!?" ben tam dediği şey için hesap sorucakken bir anda burnuma bastırılan şey ile kendimden geçmeye başladım "Karanlığıma hoş geldin yawrum" vee evet bilincim tamamen kapandı.


 Bu bölümü kısa kesmemin sebebi ilk bölüm olması ve biraz heyecan yaratmak istemem. Bir dahaki bölüm çok daha uzun olucak.


Hazarın GölgesindeStories to obsess over. Discover now