Kankamdan ışık'ları açmasını istedim. Benim gözümde sınıfın en yakışıklı çocuğun üstüne düşmüştüm hemen onun üzerinden kalktım. Özür diledim ve ona ışık kapalı olduğu için onu görmediğimi söyledim. Özürümü kabul etti ve bana adımı sordu. Adımın Deniz olduğunu söyledim. Oda bana adının marcus olduğunu söyledi. Birde bana ikizi olduğunu söyledi. Onun adıda Martinus'müş. Martinus ile tanıştıktan sonra onu sevdim ve onunla takılmaya başladım. Okul Bitti. Okulu kuranın ben taa ağzına... Neyse Ces ile eve doğru yürüyorduk. Eve geldik. Eve geldiğimizde ilk yaptığımız şey yatağa atlamak ve pijamalarımızı giyip korku filmi izledik filmin en korkulu sahnesinde zil çaldı. O korku ile ellerim titreyerek kapıyı açtım. Bir erkek vardı ve bana Ces'i sordu. Hemen Ces'i kapıya çağırdım. Ve bana sevgilisi olduğunu söyledi. Şaşkınlıkla içeriye kaçtım. Birincisi bana neden sevgilisisin olduğunu daha yeni söylüyordu. İkincisi ben o kişinin karşısına pijamalar ile çıktım bu da rezil oldum demek. Kapıdan Ces'i gözetliyordum. Çocuğu içeri aldı. Az kalsın burası senin evin mi? Yürü git lan diyecektim ama son anda kendimi tuttum. Yaklaşık iki saat odada kaldım. Kapı kapanması ile hemen Ces'in yanına koştum sert olmasa da onun omzuna vurdu. Bana dedi ki:
-Lağnn neden bana vuruyorsun ellerinde sert zaten
-Sen bana neden sevgilinin olduğunu daha sonra söylüyorsun?! Yoksa ben senin en iyi arkadaşın değil miyim?!
-Canım ne alakası var sevgili olalı 2 gün oldu.
-Heee
-Birdahaki bana lütfen bir olayı bilip bilmeden vurma tamam mı?
-Tamam (kızın yüzüne bakamaz hale gelmiştim ama o benim en iyi arkadaşımda ara sıra böyle hatalar olurdu) Saat 12.45 de yattım. Sabah okul için 07.00'de kalkıyorduk. Yürüyerek gittiğimizden dolayı da biraz geç kalıyorduk. Yolda Marcus ve Martinus'ü gördüm. Sırtına atladım. İki günde sırnaş dolaş olmuştuk bile. Okula kadar beni taşıdı. Normalde Jacob diye biri ile oturuyordum ama çok konuşmuş numarası yaparak Martinus'ün yanına geçtim. Derste sanki FBI ajanı gibiymiş gibi konuşuyorduk. Teneffüs zili çaldı. Ve yine aşağı indik. Martinus'ün sırtında dolaşırken birden birisini çelmesi ile göz göze geldik. Ve dudaklarımız ortada buluştu yaklaşık 10 saniye öpüştük neden böyle birşey yaptım bende bilmiyordum. Ama Martinus'ün beni sevdiğini anlamıştım. Bana diğer teneffüs çıkma teklifi etti bende bu fırsatı kaçıracak kadar mal değildim. Hemen evet dedim. Sonra zil çaldı derse girdik. Ders Türkçe idi. Ve Türkçe dersinin yarısını film izleyerek yarısınıda ders işleyerek geçirirdik. Zil çabucak çaldı. Marcus ben ve Martinus aşağıya indik Martinus beni görsel odasına kapatıp beni kucağına aldı ve beni uzunca öptü. Arkamızda Marcus olduğunu daha sonradan fark ettik ve kapıyı kilitleyip daha fazla öpüştük çıkarken bile öpüşüyorduk. Bugün liselilerin kurs seçme günü idi. Biz Martinus ile hiçbir kurs seçmedik ama hergün kalıyorduk. Sırf Öpüşmek için Evet biraz fazla abarttık ama bu bizim elimizde olan bir şey değildi. Demek ki aşk böyle bir şey. Ces' i aradım...
