1/Final

139 11 23
                                        

Bir sabah Jimin yine herkesten önce uyanıp -ki saat yine de geçti çünkü kocası ve oğlu uykuyu seviyor ve uyandırma çabalarına olumsuz karşılık veriyordu- banyoda işlerini hallettikten sonra Jihoon'un odasına girdi. Üstündeki örtüyle değişik ve karmaşık bir şekilde dolaşmış uyuduğunu görünce haline gülümseyip hafifçe öptükten sonra yaz olduğu için üstünü örtmeye gerek duymadan odadan geri çıktı ve mutfağa indi.

Belli bir sürenin sonunda kahvaltıyı hazırlayıp masada gözlerini gezdirdi ve iç çekti. Jihoon'un, tabağına şekilli şekilde koyduğu şeyleri yemesini umarak mutfaktan çıkıp odasına gitti ama içeri girdiğinde küçük çocuğu görememişti. Kaşlarını çatıp oradan çıktı ve tek tek odaları gezmeye başladı ama hiçbir yerde bulamamıştı.

Hafiften telaşlanmaya başladığını hissederken en son yatak odasına girdi ve küçük çocuğun Yoongi'yle aynı pozisyonda bir ayağı örtünün altında diğeri üstünde şekilde yattığını gördü. Rahatlarken hallerine istemsizce gülüp hemen eliyle ağzını kapattı. Bunun üzerine Jihoon kıpırdanmış ve yan dönüp bir ayağını üstüne atarak Yoongi'ye sarılıp uykusuna devam etmişti.

Jimin bir süre durup onları izledikten ve fotoğraflarını çektikten sonra işin zor kısmına geldiğini fark etti ve uyandırma çabalarına perdeleri ve camları açarak başladı.

"Uyanma vakti uykucular! Hadi kalkın!"

Uyuyan ikilinin ikisi de gözlerine giren ışık ve seslerle yüzlerini buruştururken Jihoon, Yoongi'ye biraz daha sokuldu.

Jimin, Jihoon'u kaldırmanın yolunu bildiğinden onu es geçip uyandırma çalışmalarına ilk Yoongi'yle başladı. Uzun uğraşlar sonucu onu bir şekilde yüzünü yıkamaya gönderince yavaşça Jihoon'un yanına oturdu.

"Jihoonie, uyanma vakti geldi."

Jihoon kıpırdanıp örtüye sıkıca sarıldı.

"Uyanmak istemiyorum. Uyumak istiyorum."

Jimin meydan okurcasına gülümsedi.

"Ama bugün kahvaltıya kim gelecek biliyorsun."

Ona doğru biraz eğildi.

"Soonyoung." diye fısıldadığında Jihoon ilk olarak gözlerini açıp ona baktı ve sonrasında örtüyü bırakıp kalkarak yataktan aşağı atladı. O banyoya giderken Jimin arkasından zaferle gülümseyerek ayağa kalktı. Jihoon'un kilit noktasını biliyordu.

~~~

Jihoon, Soonyoung gelmiş olsa da yine de mutsuz bir şekilde sofraya oturdu. Yemek yemeyi özellikle de her sabah yaptırdıkları gibi süt içmeyi sevmiyordu, hatta süt içmekten nefret ediyordu ve bunun oluşturduğu mutsuzluğu Soonyoung'un burada olması bile yok edemiyordu.

Jimin umutsuz vaka gibi tabağını süzen Jihoon'a bakıp yorgunca bir nefes verdi ve sonra yemeğine çoktan başlamış olan Soonyoung'a baktı.

"Jihoonie hadi sen de ye."

Jihoon, babasına bakıp omuz silkti.

"Yemek istemiyorum."

"Ama yemen gerekiyor. Yoksa büyüyemezsin."

"Hep bunu diyorsunuz. Süt içerken de diyorsunuz ama herkes benden büyük."

"Çünkü hepsini bitirmiyorsun. Bak Soonyoung hepsini yiyor."

Soonyoung doldurduğu yanaklarıyla onlara bakarken Jihoon, babasının cümlesiyle ona dönüp haline görünce o haline rağmen dayanamayıp kıkırdadı ve Soonyoung yuttuktan sonra uzanıp yanaklarını sıktı ama Soonyoung ellerini tutup çekti.

Hatırlayacak Tek Şey//SoonHoonGeschichten, die süchtig machen. Entdecke jetzt